Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Sezer Küçükkurt

55’İNCİ YIL

“Gazeteniz Kocatepe”…
Bu ifadeye yabancı değilsiniz siz Kocatepe okurları. Kendimizle ilgili hemen hemen her haberimizde, “Kocatepe Gazetesi” ya da “Gazetemiz” sözünden çok “Gazeteniz Kocatepe” ifadesini kullanmaya dikkat ederiz.
Bu bir Kocatepe geleneğidir. Kurucularımız rahmetli İbrahim Küçükkurt ile Şükrü Küçükkurt’un üzerinde titizlikle durdukları prensiplerden birisidir “Gazeteniz Kocatepe” ifadesi.
Çünkü bu gazeteyi bugünlere ulaştıran siz değerli okurlarımızdır. İlk günden bu yana bu bilinçle hareket etmiştir Kocatepe ailesi.
***
Siz değerli okurlarımızın destekleri ve ilgisi, dostlarımızın katkısı, çalışanlarımızın emeği ve ailemizin fedakarlıkları ile şükürler olsun ki Kocatepe Gazetesi’nin 55’inci yılına ulaştık. Mutluyuz, gururluyuz, umutluyuz…
Malumunuz olduğu üzere Kocatepe Gazetesi 1937’den bu yana Afyonkarahisar basın hayatının içerisindedir. 1937’de merhum Faruk Yersel tarafından yayınlanıp kapanan, Kocatepe Gazetesi 1948’de merhum Rüştü Kutman tarafından yayın hayatına geri kazandırılarak 1953’e kadar hayatta kalmıştır.
Ve 30 Ağustos 1965… Ailemiz tarafından bu tarihten beri, tamı tamına 55 yıldır kesintisiz, Pazar hariç her gün, el değiştirmeden, yayın politikasını değiştirmeden, ilk günkü çizgilerinde, zamanın ve teknolojinin şartlarına uyarak yayın hayatını sürdürmektedir.
55 yıl, herhangi bir ticari işletme için bile gerçekten “zor”dur.
Hele ki bu 55 yıl, yerel gazete gibi, siyasetin odağında, ekonomik şartları belli, emek ve bilgi tecrübesi olmadan yapılamayacak, 24 saatlik bir mesaiyi kapsayan; neredeyse “kendine düşman peydah etme” sanatı gibi bir meslekte, eğriye eğri, doğruya doğru diyerek, alnının akıyla yapılmaya çalışılıyorsa…
Ekmeğinizi bu meslekten çıkartıyor, başka hiçbir ticari alanda “mesleğe ve itibara toz kondurmamak için” faaliyet göstermiyorsanız…
Şahsi ikbal için kaleminizi silah gibi kullanmıyor, gazete sütunlarını gayrimenkul sütunlarına tevdi edemiyorsanız…
Çok daha zordur.
***
Rahmetli babam Şükrü Küçükkurt, “Çobanımızın çobanları bu memlekette ağa olmuşken, biz memlekete hizmet yolunu seçtik. Bitmeyen servet itibardır” derdi.
55 yıl içerisinde emekli ettiği onlarca personelini hala gazete binasında ağız tadıyla ağırlayıp, kişilerin hakkına tecavüz etmemenin mutluluğunu yaşıyorsanız…
Şehrin hangi köşesine, memleketin hangi konusuna bakarsanız bakın “olumlu bir katkınızı” görüyorsanız…
Çarşıya çıktığınızda verdiğiniz selamın gülen gözlerle kabul edildiğine tanık oluyorsanız…
“Köroğlu’nun selamı” Bolu Beyi’nin namından daha büyük işler görüyorsa…
Devlet’in de, milletin de gönül sayfasında “iyilerden” olarak yer bulabiliyorsanız…
İnsanların üzerinde iyilikle birleşebildiği birileri olabiliyorsanız…
“Dile kolay” dediğiniz 55 yıla “Elhamdülillah” diyorsunuz… Elhamdülillah.

 

ZAFER HAFTASI GERİDE KALIRKEN

 

Zafer Haftası’nın sonuna doğru ilerliyoruz. Bu Zafer Haftası etkinlikleri de her yıl olduğu gibi bazı eleştirilerle birlikte hitama eriyor.
Eleştirilerin başında “Kutlamalara gereken önemin gösterilmediği, katılımın son derece yetersiz olduğu” fikri var. Oysa her yıl toplantılar yapılıyor, plan-program hazırlanıyor, ekipler oluşuyor, çalışmalar yapılıyor vs…
Sonuçta İlber Ortaylı konferansı gibi yapılması elzem ama sonucunda kimseyi memnun etmeyen bir organizasyon da çıkabiliyor ortaya… Mehteran Bölüğü’nün konseri gibi herkesin beğenisini kazanan etkinlikler de…
Beğenilerin fazla olduğu Zafer Haftaları’na ulaşmak için bir süre daha bekleyeceğiz gibi görünüyor.

 

MALAZGİRT’TEN KOCATEPE’YE

 

Zafer Haftası kutlamalarına devletimizin üst kademelerinden yeterince ilgi gösterilmiyor olması Afyonluların boynunu bükük bırakan en baştaki konulardan birisi. Hepsi de tarihimizin altın yaprakları olan Malazgirt, Sakarya, Çanakkale Zaferlerimiz gibi Kocatepe’ye, Büyük Taarruz’a, Afyonkarahisar’a sahip çıkılmaması biz Afyonluları incitiyor açıkçası.
Oysa dün bir kardeşimizin dediği gibi; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 26 Ağustos’ta Malazgirt Ovası’ndaki Zafer kutlamalarına katılsa, Cumhurbaşkanı Yardımcımız ya da Milli Savunma Bakanımız Kocatepe sırtlarında Büyük Taarruz’un yıldönümü kutlamalarına katılsa. Video Konferansla Malazgirt’ten Kocatepe’ye bağlanan Cumhurbaşkanı, “Malazgirt’ten Kocatepe’ye kurulan gönül bağı” üzerinden dünyaya mesajlarını verse…
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin imkanları ve disiplini eskiden olduğu gibi yeniden Kocatepe ve Zafer Haftamız için daha çok seferber edilse.
Zafer Haftalarımız bambaşka olacak, özlenen yolda ilerleyecek ama… İşte “ama”sı var.

 

BİR HİZMET ADAMI: HASAN ÖZPUNAR

 

Zafer Haftası etkinliklerinin içerisinde en çok göze çarpanlardan birisi de “İşgal Günlerinde Afyonkarahisar” Fotoğraf Sergisi.
Araştırmacı-yazar Hasan Özpunar’ın 11 yıldır bıkmadan, usanmadan açtığı sergi vatandaşlarında büyük ilgisini çekiyor. Öyle ki Zafer Haftalarında serginin açılmasını merakla bekleyenlerin olduğunu biliyoruz. Bu serginin kalıcı bir sergi haline getirilmesini, her Türk’ün mutlaka görmesi ve ibret alması gerektiğini dile getirenler var.
Aynı zamanda Afyonkarahisar Mevlevihane Müzesi’nin idareciliği görevini de başarıyla yürüten Hasan Özpunar, görevinin dışında yaptığı araştırmalarla, Taşpınar Dergisi ile, hazırladığı kitaplarla da halkı şehir tarihi konusunda aydınlatıyor. Müzeye, şehre gelenlere yardımcı oluyor, Afyonkarahisar’ın tarihini, kültürünü aktarmakla, tanıtmakla da uğraşıyor.
Gazetemizin de yazarı olması sebebiyle resmi görevinin çok öncesinden bugüne tanıdığımız Özpunar çizgisini bozmadan çalışmalarını sürdürüyor. Ailesine ayıracağı zamandan feragat ederek, çoluk çocuğunun rızkından ayırdıkları ve kendi çabası ile uzun yıllar içerisinde oluşturduğu koleksiyonunu bu memleket için kullandığını bizler biliyoruz. Kendisinden yeni kitaplar, yeni araştırmalar bekliyoruz.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER