ABARTI BİRŞEY KAZANDIRMAZ!

ABARTI BİRŞEY KAZANDIRMAZ!

Olduğundan fazla göstermek yani abartmak geçici tatmin sağlayabilir. Gerçekten onun öyle olmadığını öğrenmek ise bize üzüntü verir. Bize, insanlığa ve tarihe örneklik teşkil edebilecek Hz. Peygamber’in hayatı siyercilerin konusu olmuştur. Denilebilir ki; hakkında en çok konuşulan, yazılan insanlığın önderi Hz. Muhammed S.A.V olmuştur ve onbeş asırdır olduğu gibi bundan sonra da anlatılmaya, yazılmaya devam olunacaktır.
Onu doğru anlama konusundaki arzumuz ona olan sevgimizdeki samimiyeti arka plana götürmemelidir. Avrupalı Yazar August Bebel “Asya’nın o güne kadar çıkardığı en büyük sima ve dünyanın gördüğü en büyük adamlardan biriydi.” dediği Peygamber, aslında, daha çok onun getirdiği din üzerine araştırmalar yapan Batılıların ilgi alanındadır.
Bizde ise Hz. Peygamber’in hayatının yanlış anlaşılması veya abartılı anlatımı hep gündemde olmuştur. Böylece Hz. Peygamber insanlığa ÖRNEK olma özelliğinden çıkarılarak, örnek olamayacağı, insanüstü noktalara taşınmıştır. Daha doğmadan mucizeleri başlayan, peygamber olmadan da mucizelerle bezenen bir peygamber tasavvuru bizlere aktarıla gelmiştir. Bir örnek verelim: Peygamberimizin amcası Ebu Talip, Şam seyahatinde Rahip Bahira ile Hz. Muhammed’in görüştüğünü, Bahira’nın onun peygamber olacağını söylediğini aktarır. Bu sebeple Ebu Talip yeğenini Hz. Ebubekir ve Hz. Bilal’le geri gönderir. Hadis tahlilcilerine göre bu tarihte Hz. Bilal henüz doğmamıştır. Bir başka anlatımda; “Bulutların gölgelediği bu şahsa doğru ağaçların gölgeleri sünmüştür.” deniyor. Bulutun gölgesinde ağacın gölgesi olamayacağı gibi sünmesi de olamaz.
Rivayetlerin çoğunda da Ehli kitap peygamberleriyle Hz. Musa, Hz. Yahya ve Hz. İsa’nın hayatlarında yaşadıkları olaylara karşı kendi peygamberimizi savunma içgüdüsüyle olağanüstülükler monte edilmeye çalışılmış adeta peygamberler yarıştırılmak istenmiştir. Hz. Muhammed mucizeler yağdıran biri değildir. Müşriklerin mucize istekleri Kuran tarafından devamlı reddedilmiştir. Zaten Kuran başlı başına ve yegâne MUCİZE’dir. Kendisini övgüyle bahsedenlere karşı “Hıristiyanların Meryem oğlu İsa’ya yaptıkları gibi, siz de bana mübalağalı medihlerde bulunmayın” diyerek etrafındakileri uyarmıştır. Mucize heveslilerinin en az ilgilendikleri mucize Kuran’dır. Hz. Peygamber’in hayatını yazanlar genelde onu öven ve yücelten rivayetleri tercih etmişlerdir.
“Medine yılları çok detaylı olarak bilinebilen bu örnek insanın tarihsel olmuş ve kılık kıyafeti gibi örnek almamızı gerektirmeyen yönlerinin yerine, mazluma yardım etmesi, açların doyurması, af, hoşgörü, misafirperverlik, yemek adabı, evliliği, savaş ve barış ilişkileri, zahitçe bir yaşamı tercih etmemesi bizim için daha önemlidir.” Siyerciler bunun yerine abartılı, zayıf rivayetleri tercih ederek popüler heyecanlı, maceralı anlatımları tercih etmekle sınavı geçemezler. Selam ona ve onun yolundan gidenlere olsun.
1 Süleyman Nedvi, Çev. Osman Keskioğlu, Ankara trz si.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi