ACİZLİK

ACİZLİK

Bu salgın bilmediğimiz bir çok olayları hatırlamak ve öğrenmek zorunda olduğumuzu bizlere hatırlattı. En başta kendini güçlü sanan insan gözle göremediğimiz kadar küçük bir canlı karşısında yenilgisini ilan etti. Bu salgın insanoğluna egemenlik sınırlarının nereye kadar olduğunu hatırlattı.
Çevreyi ve doğayı acımasızca katledenlere kuvvetli bir tokat attı. Acaba bu insanlara bir ders olabilecek mi?
Covid-19 adını verdiğimiz bu virüs insan yaşamını hızlı bir şekilde ele geçiriyor. Çünkü insanların yaşamı giderek doğadan kopuyor. Suni yaşam alanlarına doğru hızlı adımlarla koşuyoruz. İnsan ve bilim de boş durmuyor, Covid-19’a karşı koyacak aşılar üretmeye çalışıyor. Bu salgın insanın kendine bir çeki-düzen vermesi gerektiğini bize anlatıyor. Birey olarak nasıl yaşamalıyız? Toplum olarak nasıl yaşamalıyız? Bu sorulara ciddi cevaplar bulmak zorundayız. Eğlenceli ve israf üreten bir hayattan sağlıklı, dinç ölçülü bir hayat tarafını benimsemek zorundayız.
İnsan mutlu olmak ister, yaşamanın anlamını da mutluluk olarak gösterir. İnsan yapısı olarak acılardan, üzüntülerden yoksulluktan, kaygılardan uzak durmak ister. Bu olumsuz durumlara düşmemek için dengeli ve ölçülü yaşamalıyız. Bu kutsal kitabımızda sıkça tekrarlanır. İnsan sosyal bir varlıktır. Topluluk içinde yaşanır. Bunun için bireysel değil toplum kurallarına da gözeterek yaşamalıyız. Eğer toplumda bir hastalık varsa bireyin bundan etkilenmesi çok doğaldır. İnsanlar sorumluluklarını yerine getirmede pek rahattırlar. Bu sorumsuzluk bireyin ve toplumun sağlığına zarar vermektedir. Düğünler ziyafetler, törenler, siyasi etkinlikler toplum sağlığımızı tehlikeye atan davranışlardır. Bilimsel bir makale okuduğum şu sözler çok önemlidir. Bireyin kendisi için istediği bütün insanlar için gerekli olmalıdır. Birey bütün insanlar için istediği kendisi için de gerekli olduğunu bilmelidir.
Bu sözler bize Peygamberimizin “Kendisi için istediği bir şeyi diğer mümin kardeşi için de istemiyorsa bu kişi gerçek Müslüman olamaz” sözlerini hatırlatıyor. Kur’an bize 1400 yıl önceden toplumsal kurallara uymanın insanlara saygılı olmanın önemini vurgulamıştır.
Bu kurallara Müslümanlar ne kadar uygun davranmışlardır?
Olgun insan varlıkta, yoklukta, sağlıkta hastalıkta erdemli davranan insandır. Unutmayalım doğa insansız yaşayabilir ama insan doğasız yaşayamaz.
Her koyun kendi bacağından asılır sözü olgun insana erdemli insanlara uymayan uydurulmuş bir sözdür. Aynı zamanda yalan bir sözdür.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi