Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Sezer Küçükkurt

Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde Yeni Dönem Ve Yaşananlar

Yanda görmüş olduğunuz fotoğraf 1985 tarihli… 39 yıl öncesine ait.
Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nin 1983 yılındaki kuruluşundan sonra gerçekleştirdiği ilk faaliyetlerinden birisine ait bir kare. Meydanoğlu Zafer İşhanı’nın 5. Katındaki Afyon Gazeteciler Cemiyeti bu fotoğraftaki meslek büyüklerimiz tarafından kurulmuştu. Soldan sağa ayaktakiler: Arif Yağcı, Fatih Gümüş (merhum), Hakkı Merdivenci (merhum), Agah Bıyıkoğlu, Şükrü Küçükkurt (merhum babam), Ali Türk Keskin (merhum), Recep Yaşayacak (merhum, ilk AGC Başkanı, Kocatepe başyazarı), Veli Gürsoy (merhum), İsmail Hızal (merhum)
Oturanlar soldan sağa Kudret Duyurucu (merhum), Mehmet Sarlık, İbrahim Yüksel, Nihat Türker (merhum Miletvekili), Muzaffer Nal ve Salih Özkılınç…
O günlerden bu günlere geldik. Diğer fotoğraf karesinde de cumartesi günü yapılan Cemiyet Kongresi’ne katılan meslektaşlarımızı görüyorsunuz.
1983’den bugünlere, zaman içerisinde Afyonkarahisar’daki basın mensupları guruplara ayrıldı. Gruplaşmalar zaman zaman sert çatışmalara dönüştü. Sert derken, öyle böyle değil, gerçekten sert… Aslında hiç olmaması gereken olaylar yaşandı. Tabiri caizse kavganın, tartışmanın her rengini tattık hep birlikte basın camiası olarak. Fıstıki yeşil dahil…
Bu çatışmalardan hem şehir zarar gördü, hem gazetecilik camiası.
Siyaset rahat edemedi, bürokrasi huzursuz oldu. Meslektaşlar sıkıntılar yaşadı.
Neler yaşanmadı ki bu süreç içerisinde? 15 Temmuz badiresi ile pandemi süreci artık işin son raddesi oldu.
***
Edinilen tüm tecrübelerin ışığında, “Enerjimizi şehrin ve mesleğin menfaatleri doğrultusunda birleştirmek” ana fikri güç kazandı.
“Ayrılıkta azap vardır, birlikte rahmet” hadis-i şerifini düstur edinerek basın camiası olarak, ilimiz yöneticilerinin, siyasetçilerinin de desteği ile biraraya geldik. Tek çatı altında toplanılmasının hem şehre hem de camiaya faydalı olacağına karar verildi.
Dönemin Valisi Mustafa Tutulmaz, Belediye Başkanı Burhanettin Çoban birleştirici oldular, manevi destek verdiler. Merhum Hacı Hakkı Özsoy, ATSO Başkanı ve Megabirlik A.Ş. sahiplerinden Hüsnü Serteser, OSB Başkanı ve Karahisar Medya sahiplerinden Bekir Yeşilay, merhum Muammer Türker başta olmak üzere herkes sorumluluk aldı. O zamanki Afyon Gazeteciler Derneği Başkanı Mehmet Abdioğulları ile Afyonkarahisar Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Emin Güzbey bulundukları konumlardan feragat ederek başkanı oldukları her iki derneği kapattılar. Bu çalışmaların diplomasi ve sekreterya işlemlerini tamamlamak da aralarındaki genç isim olarak bana kaldı.
Yeni derneğimizin sekreteryasını hazırlama görevi bana verildiği gibi üzerinde uzlaşılan isim olarak başkanlık görevi de bana tevdi edilmişti. Yeni derneğin kuruluş dilekçelerini hazırlayıp, Dernekler Müdürlüğü’ne vermeden önce merhum Hacı Hakkı Özsoy’a evrakları götürdüm; “İmzanız lazım” dedim.
“Başkan sen olacaktın, neden başkan olarak benim ismimi yazdın? İsmini yazıp, imzalayıp evrakları teslim edecektin ya” dedi.
“Bu kuruluşun başında sektörün akil insanı olarak sizin bulunmanız lazım, yakışanı budur” diyerek evrakları Hakkı Özsoy’a imzalattım ve ilgili makamlara teslim ettim. Yeni Derneğimizi merhum Hacı Hakkı Özsoy’un başkanlığında kurduktan sonra sağolsunlar tüm yönetim kurulu üyelerimiz görevi yeniden bana tevdi ettiler.
***
2018’de başlayan Afyon Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı görevimi 3 dönem ve 6 yıl sürdürerek, 6 ay önce tamamladım.
Siyasetle ilgili bir planımız bulunmazken, ben ve ailem için bir gurur vesilesi olarak Milliyetçi Hareket Partisi’nin Afyonkarahisar Belediye Başkan adaylığı görevi bana tevdi edildi.
Cemiyet tüzüğümüzde herhangi bir mecburiyet bulunmamasına rağmen, hep birlikte emek emek büyüttüğümüz, toplum nezdinde önemli bir seviyeye getirdiğimiz Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nin siyasi mülahazalara konu olmaması amacıyla Cemiyet Başkanlığı’ndan istifa etme kararı aldım. Yine sağolsunlar, Cemiyet’teki arkadaşların hepsi buna itiraz ettiler. “Gerek yok” dediler.
İzah edince hak verdiler, kabul ettiler. Afyon Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı görevinden istifa ettim. “İnşallah seçilirsin, ama Belediye Başkanı olamazsan Cemiyet Başkanlığı’nı yeniden devralmalısın” dedi arkadaşlarımız ittifak halinde.
Nasip değilmiş, Belediye Başkanlığı seçimi sona erdi. Ve biz; MHP tarafından tevdi edilen görevi hakkıyla yerine getirmenin huzuru içerisinde, fikrimiz ve yüreğimiz Milliyetçi Hareket Partisi’nde olmak koşuluyla yeniden mesleğimizin içinde, görevimizin başındayız.
***
Benim Cemiyet Başkanlığı görevinden ayrılmamın ardından AGC olağan kongre sürecine doğru ilerlerken olmaması gereken, istemediğimiz bazı gelişmeler yaşandı. Dostlarımızın hepsi yine ittifakla benim Cemiyet Başkanlığı’nı devralmam konusunda ısrarcı oldular. Ben de “Bugüne kadar insanların koltuklara yapışıp kalmaması gerektiğini savunduk hep. Ben sıramı savdım. İçimizde bu işi yapacak bir çok arkadaşımız var. Biz yine Cemiyetimizin içinde, meslektaşlarımızla beraberiz ama başkanlık gö-revini başka arkadaşımıza verelim” dedim. Mehmet Emin Güzbey “Ben aday değilim” dedi. Mehmet Abdioğulları “Ben aday değilim” dedi.
Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nde geçmişten bu yana olduğu gibi yine, yeni yönetim ve başkan istişare ile, akıl birliği, fikir birliği ile belirlendi. Türkeli Gazetesi’nin genç ve başarılı sahibi Mahmut Önder Artuk’un yeni dönemin başkanı olması, bizlerin de yönetimde yer alması için görüş birliğine vardık. Önder Artuk’a görevi hep birlikte tevdi ettik, ısrar ettik, ikna ettik.
Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nin yeni yönetimi ve yeni başkanı hafta sonu yapılan kongre ile görevine başladı. Cemiyet yönetiminde her siyasi görüşten, toplumun hemen her kesiminden temsilciler yer alıyor. Burada bizleri biraraya getirenin siyasi görüşler ya da menfaatler değil, mesleki dayanışma olduğunu herkesin kabul etmesi gerekiyor.
Nasıl ki Tabipler Odası’nda her görüşten hekim görev alıyorsa, nasıl ki Mali Müşavirler Odası ya da Baro’da her görüşten meslektaşlar görev alıyorsa… Afyon Gazeteciler Cemiyeti yönetiminde de her görüşten isimlerin yer alması en doğrusu ve en doğalıdır.
Bu noktada derin hesaplar içerisine girmeye gerek yok bence. Afyon basınındaki her yayın organı kendi yayın politikasında hür ve serbesttir. Afyon Gazeteciler Cemiyeti bünyesindeki her gazeteci meslektaşımız görüşlerinde ve faaliyetlerinde özgürdür. Cemiyet burada mesleki kurallar ve dayanışma noktasında buluşma noktasıdır. Önemli olan insani, ahlaki ve mesleki kuralları göz ardı etmemek, ayaklar altına almamaktır.
Duyuyoruz; “Vay şu da varmış”, “Vay bu da oradaymış” tarzı yaklaşımlarla Cemiyet’in yeni yönetim kurulu üzerine komplo teorileri üretenlerin olduğunu…
Korkmayın yahu! Kendimiz adına konuşalım önce, Kocatepe Gazetesi bugüne kadar ne idiyse, yarın yine o olacak. Sezer Küçükkurt bugüne kadar ne idiyse, yarın yine o olacak. Eğriye eğire, doğruya doğru diyeceğiz.
Hatta eskisinden daha bir elimiz kolumuz serbest olacak belki. Cemiyet Başkanı iken mecburen meslektaşlarımızın hatırına bazı konularda biraz daha nazik ve dikkatli davranmaya çalışıyorduk. Şimdi üzerimizde böyle bir temsil görevi yok. Gazetemizden ve kendimizden sorumluyuz. O nedenle belki daha rahat hareket edebiliriz.
***
Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nin yeni Başkanı Mahmut Önder Artuk’u yakından tanıyanlardanız. Genç yaşına rağmen bir çok başarıya imza atmış, toplumda ve çevresinde kendisini sevdirip saydırmış bir isim. Ticari başarılarının yanı sıra kişilik olarak da bulunduğu yerlerin hakkını veriyor Önder Artuk.
Şu an kendisine yöneltilebilen tek eleştiri “Basın camiasına yeni girdi, gazeteci değil” tarzındaki eleştiriler. Ne diyelim, Allah başka dert vermesin.
Bu noktada kendisine haksızlık ediliyor bence. Türkeli Gazetesi gibi Afyonkarahisar’ın en köklü gazetelerinden birisini devralan ve yayınını başarıyla sürdüren Önder Artuk’u Cemiyet Başkanlığı’na yakıştıramayanlar, kimleri kimleri “gazeteci” diye sindirdiklerini bir hatırlasalar iyi olur.
Bu memlekette sermayenin basın ile olan ilişkisi, iş dünyasının gazetecilik mesleği ile olan birlikteliği artık inkar edilemeyen bir gerçektir.
Kenara çekilip “Eskiden şöyle yapardık, böyle güzeldik” diyebilecek kişilerden birisiyim. Aynı zamanda eskinin hatalarını, kusurlarını, yanlışlarını da bilenlerdeniz.
Gönül eski günlerin hatıralarının yeniden gerçek olmasını istiyor elbette… Ama geçmişin pembe dünyasında yaşayıp, gazetecilik mesleği adına ahkam kesmek bugünlerde yapılabilecek en kolay işlerden birisidir. Bugün yaşanan onca zorluğa, atlatılan onca badireye rağmen gazeteleri ayakta tutmak, gazetecilik mesleğini “toz kondurmadan” imkanlar dahilinde sürdürmek daha önemlidir.
Basın-yayın camiasından ekmek yiyen, evini geçindiren yüzlerce kişinin maaşları düzgün ödeniyor mu, SGK’ları yatıyor mu, gibi soruların cevabını düşünmek gerekir. Tuzu kurular için bu soruların bir hükmü olmayabilir belki. “Yiyen mi bilir, doğrayan mı bilir” demiş atalarımız.
Basın-yayın camiasında rüşvete, şantaja bulaşmadan, ticari sicilini bozmadan, ahlaki siciline leke getirmeden var olabilmek her babayiğidin harcı değildir. Açılan-kapanan, tarihe gömülen yüzlerce yayın organı bu söylediklerimizin ispatıdır.
Basın tarihi kişisel egolar yüzünden tarihe karışmış bir çok basın kuruluşu ile doludur. Bir işe başlamak zordur ama o işi ya da işletmeyi sürdürmek başlamaktan daha zordur. Bugüne kadar bir çalışanın maaşını ödeme derdinde olmamış, bir işletmeyi 6 ay çalıştırmayı başaramamış ya da memleket hayrına bir habere imza atmamış kişilerin seslendirdiği eleştirileri gördükçe üzülerek gülümsüyoruz sadece.
Bir de işin siyaset ve bürokrasi kısmından gelen “ses”ler var. Duyuyoruz.
Kaos ortamının kendilerine olumlu yansıyacağını düşünenler yanılıyorlar. Bunu anlamak pahalıya mal olabilir. Sayın ilgililer! Siz eğer basın camiasına, düzgün insanlara, doğrunun yanında olmaya çalışanlara ilgisiz kalırsanız, destek vermezseniz… Ya da ikilik yaratarak oradan paye kapmaya çalışırsanız… Bu kötü niyetiniz önce sizi vurur.
Samimi olun. İyi ve doğru gördüklerinize destek verin. Yanlış gördüklerinize “yanlışsın” deyin. Aslında iş bu kadar kolay. Uzun uzadıya planlar yapmaya, kafa yormaya gerek yok.
***
Şimdi yeni dönemde Afyon Gazeteciler Cemiyeti yapısında önemli değişiklikler de olacak inşaAllah. Aslında bu dönem Cemiyet yönetimi yepyeni, genç isimlerden oluşacaktı. Niyetimiz o yöndeydi. Ama yaşananlar buna izin vermedi. Yine de genç meslektaşlarımız şimdi daha çok yük alacak. Cemiyet 3-5 kişi ile değil, hep birlikte yön bulacak ve daha güçlü olacak. Niyet hayır, akıbet de hayr olacak inşaAllah.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER