AFYON İÇİN DÜŞÜNÜLEN VAGON FABRİKASI, ÜNİVERSİTE VE TEKSTİL FABRİKASI

AFYON İÇİN DÜŞÜNÜLEN VAGON FABRİKASI, ÜNİVERSİTE VE TEKSTİL FABRİKASI

üzerine rahmetli sayın Turgut Özal ve rahmetli sayın Yıldırım Akbulut ile tartışmam.

Yıl 1989-1990 iktidarda Anavatan Partisi var, Başbakan da Turgut Özal. İktidar ve muhalefet arasında bir -VAGON FB.- sı tartışması var. Ben de ANAP Afyon Merkez İlçe başkanıyım. Bizler Afyon Anap teşkilâtı olarak Genel Merkez ve parlementerlerimizin ağzıyla –Vagon Fabrikası- Afyonumuza yapılacaktır savunurken, muhalefet de yapmayacaksınız diyor. Bu münakaşalı tartışma yıllar boyu devam etmekte.
Bir “Üniversite Kurma” meselesi de hep gündemde tartışılıyor; ama ileriye dönük bir türlü çalışma yapılamıyor, bizse teşkilat olarak söz verilen bu kuruluşların yapılamamasının ezikliği içerisindeyiz. Afyonumuzda oy kaybına uğradığımızın da farkındayız. Bu konuları tartışmak üzere heyet halinde genel Merkeze giderek ilk elden görüşlerini almak için karar aldık ve genel merkeze vardık. Birkaç ille birlikte bizi salona aldılar. Basın da oradaydı.
Nihayet Başbakanımız Turgut Özal salona teşrif ettiler. İlk olarak da isteklerin belirlenmesi için il başkanımıza söz hakkı verdiler. İl başkanımız: -“Değerli Başbakanımız. Sizleri saygı ile selamlar ve sizleri Cumhurbaşkanı olarak görmek istediğimizi belirtmek isterim, saygılarımı sunarım.” Dedi ve konuşmasını bitirdi. Sayın Özal da teşekkür ederek diğer illere söz hakkı verecekken hemen elimi kaldırarak Başbakanımızı tekrar Afyon gündemine taşıdım ve ayağa kalkarak: -“Sayın Başbakanım, bi dakka Afyonumuzun sorunları bitmedi ki. Bizim yıllardır üzerinde durduğumuz ve bir türlü çözüme kavuşmayan bir sürü sorunlarımız var. En başta da Vagon Fabrikası. Bizi tamamen yıpratmış vaziyette. Büyük sorunlardan birisi de Üniversite kurulması.
Bunların halli için sizlerden kesin emirlerinizi bekliyoruz.” Dedim.
Sayın Özal tekrar bize dönerek: -“Bakınız arkadaşlar. Türkiye için iki adet vagon fabrikası düşünülüyordu. Birisi Afyon’a diğeri de kendi memleketim olan Malatya’ya; ama şu anda vagon fabrikasına ihtiyacımız yok. Hangisini tamamlarsak tamamlayalım şu anda ben o fabrikalara iş veremem. Geliniz onun yerine Afyonumuz için bir –Tekstil Fabrikası- düşünelim. İhracat için tamamen önü açık, istihdam için de son derece elverişli bir yatırım. Ben bu işte varım. İkinci olarak –Üniversite- meselesi. Şu an Afyon ilimiz sosyal açıdan daha sağlıklı bir üniversitenin verimli çalışmasına müsait değil. Üniversiteyi açsak da değerli hocalarımızı devamlı ne Afyon’da tutabiliriz, ne de kaliteli talebeleri yetiştirebiliriz. Yerleşim olarak büyük şehirleri tercih eden hocalarımız da gel gitle bu işi sağlıklı yürütemezler. Üniversite için Afyon’un biraz daha zamana ihtiyacı var.” Dedi ve diğer illerin sorularını dinlemeye geçti. O gün biz de sadece bir Tekstil Fabrikası sözü ile çıktık geldik. Benimle tartışmasını bir nebze görsel basın tespit etmiş. İzleyenler tebrik ettiler.
Sayın Başbakanımız kısa bir zaman sonra Cumhurbaşkanımız oldu. Onun yerine de Başbakanlığa sayın Yıldırım Akbulut getirildi. Parti olarak Sayın Özal’ın bize verdiği Tekstil Fabrikası sözünü sayın Başbakan Yıldırım Akbulut’a hatırlatmak üzere heyet olarak tekrar Ankara’ya gittik. Kararlıydık ve mutlak Tekstil Fabrikası için söz alacaktık. Konuşmacı olarak arkadaşlar beni seçtiler. Ben de Afyonumuzun o anki halini anlatan bir metni, Vagon Fabrikası hadisesinden büyük yara aldığımızı, parti olarak güvenimizin yitirilmeye başladığımızı uzun uzun anlatan bir metin hazırlamıştım. Bu metni parlementer ve genel başkan yardımcılarının ikazlarına rağmen okuyup diye dile gelecektik. Afyon heyeti olarak yalnız bizi bir salona aldılar. Özellikle bizi tembihleri şuydu:
-“Aman münakaşaya meydan vermeyin. Bir Cumhurbaşkanının, hele hele Özal gibi bir kimsenin verdiği söz gerçekleştirilir ve asla yerde kalmaz.”, ama biz kararlıydık.
Nihayet Sayın Başbakanımız Yıldırım Akbulut salona teşrif ettiler ve: “-Buyrun sizi dinliyorum.” dediler. Ben de Vagon Fabrikası ile ne kadar aldatıldığımızı, parti olarak ne denli yıprandığımızı dile getiren metni okudum ve konuşmamı şu şekilde tamamladım:
-“Sayın Başbakanım. Dile getirmiş olduğum Vagon Fabrikası yerine Afyonumuza bir tekstil fabrikası kurmaya Sayın Cumhurbaşkanımız bize söz vermiş bulunmakta. Bizler de siz sayın Başbakanımızdan bu Tekstil Fabrikasının gerçekleşmesi için havası sert, insanı mert bir Erzincanlı sözü vermenizi istiyoruz. Lütfen bu konudaki isteğimiz olumlu bir cevap veriniz.”
Sayın Başbakanımız notunu aldı ve bize hitap ederek: “Değerli Afyonlu kardeşlerim. Bakınız yeterince düşünülmeden verilen bir Vagon Fabrikası hadisesi sizleri ne kadar zor durumda bırakmış. Şu anda ben de size üzerinde hiç çalışma yapmadan siyaseten bir söz verirsem hem ben, hem siz gene müşkül vaziyette kalırız. Onun için bu Tekstil Fabrikası konusunu uzmanlarımla etraflıca konuşalım, bir karara varıp size öyle cevap verelim. Afyon’a selamlar.” dedi. Bizler de fazlaca bir şey diyemeden bu söz üzerine Afyon’a çıktık geldik.
Nihayet: Sayın Akbulut yerine az sonra Mesut Yılmaz geldi. ANAP artık baş aşağı gitti ve bizim Tekstil Fabrikası da yok oldu gitti. Sayın Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı 28. ölüm yıldönümünde yakın zamanda kaybettiğimiz Yıldırım Akbulut ve Mesut Yılmaz’ı şükran, saygı ve rahmetle anıyorum. Mekânları cennet olsun.
Saygılarımla. 18 Nisan 2021

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi