AFYONKARAHİSAR’A İNEN AMERİKAN UÇAĞI

AFYONKARAHİSAR’A İNEN AMERİKAN UÇAĞI

Birkaç gündür ABD’nin haksız bir şekilde CATSA yaptırımlarını gündeme almasıyla ilgili gelişmeleri izliyoruz. TV’lerde her akşam onlarca yorumcu bu konudaki görüşlerini belirtiyorlar.
Aslına bakılırsa bu durum beklenen bir gelişmeydi. Trump ya da Biden bu yaptırımları ellerinde bir koz olarak tutarak kendileri için uygun bir zamanda yürürlüğe koymayı her daim düşünüyorlardı. Gerekçelerinin elbette elle tutulur tarafı yok, haksız bir yaptırım olduğu aşikar. ABD tıpkı Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında yaptığı gibi Türkiye’yi yeni bir yaptırım-ambargo ile karşı karşıya bırakıyor. Bu gelişme bir taraftan da hayırlara vesile oluyor. Atasözünde dediği gibi “Kötü komşu insanı mal sahibi yapar” Türkiye’de bu gelişmeler karşısında kendi silah-savunma sanayisini güçlendiriyor, bu konuda epey yol aldı.
1940’ların sonunda Rus tehlikesine karşı ABD yanında saf tutmakla başlayan dostluk sonrasında Marshall yardımları ile, Kore Savaşı’na asker göndermekle devam etti.1952 yılında nihayet NATO üyesi olan Türkiye, aradan geçen 70 yılda ABD ile işbirliğini geliştirdi, başta İncirlik olmak üzere ülkenin pek çok yerinde ABD’ye üsler tahsis edildi.
Bugünkü yazımızda NATO’ya yeni girdiğimiz yıllarda yaşanan bir olaydan bahsedeceğiz. Türk askerinin, milletinin yardımseverliğini aktaracağız. Her zaman olduğu gibi olay Afyonkarahisar’da geçmekte.
1953 yılının Kasım ayı’nda İzmir’in güney kısımlarında büyük bir NATO tatbikatı düzenlenmektedir.10 gün sürecek bu tatbikatta soğuk savaş dönemi olması sebebiyle muhtemel bir Sovyet saldırısına karşı Türkiye ve Yunanistan’ın müttefik kuvvetler tarafından nasıl savunulacağı gösterilmek istenir.
Türk, Amerikan, İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan kuvvetlerinden toplam 3000 askerin katıldığı bu tatbikatta 170 gemi,300 uçağın yanı sıra ABD’nin ünlü uçak gemisi F.D.Roosewelt’te görev almaktadır.
Soğuk bir Kasım sabahı günün ilk ışıklarının yükseldiği saat 08.00 sıralarında Afyon-Sandıklı yolunda bir deve kervanı ilerlemektedir. Henüz motorlu araçların parmakla sayılacak kadar az olduğu bu yıllarda yolları araçlar kadar kervanlar da kullanmaktadır. Sakin bir şekilde yoluna devam eden develer birden başlarının üzerinden alçak uçuşla geçen önlerine inen bir uçaktan ürkerek sağa sola kaçışırlar. Yolda araç görmeye alışkın hayvanlar uçağın sesinden gürültüsünden oldukça korkmuşlardır.
Ege Denizi’nde ki Roosewelt Uçak Gemisi’nden sabah 06.00 sıralarında havalanan VA-15 Filosu’na bağlı Douglas Sky Raider A-1 savaş uçağının pilotu teğmen Charles MacDowell’in görevi Ege Bölgesi üzerinde rutin bir uçuştur. NATO’nun yeni üyesi Türk Hava sahasında yapacağı bu uçuş tatbikat kapsamında olup resmi makamların izni vardır.
Uçağın kalkışının üzerinden 2 saat geçmiş, pilot Ege’nin iç kısımlarına doğru kıyıdan iyice açılmıştır. Belkide ilk kez geldiği bu toprakları etraflıca görmek istemiştir. Sandıklı üzerine geldiği sırada uçağın motorları susmuş pilot uçağı az hasarla indirebileceği düz bir zemin aramaya başlamıştır. 900 metre (3000 feet) irtifaya düştüğü ve iyice umudunu kestiği sırada nihayet gözüne Sandıklı-Afyon karayolu takılır. Pilot MacDowell zorlanarak ta olsa uçağı karayoluna indirmeyi başarır. Görünüşe göre az bir hasar vardır fakat motoru çalışmayan ve hasarlı bir uçağın buradan kaldırılması önemli bir problemdir.
Uçağın büyük bir gürültüyle karayoluna indiğini gören civar köylerden vatandaşlar, bir grup asker süratle olay yerine gelir.Uçak askerimizin korumasında bırakılarak pilot Sandıklı ilçesi’ne götürülür. Burada Belediye Başkanı pilota yemek ikram eder, korkmuş olan pilotu sakinleştirir ve aynı gün Afyonkarahisar merkeze gönderir. Burada birliğiyle irtibat kuran pilot başına gelen kazayı anlatır ve yardım ister.
Ertesi gün Ege Denizi’deki Roosewelt uçak gemisinden havalanan bir bakım uçağı ile Harrell ve Kress isminde 2 uçak teknisyeni Afyon Hava Meydanı’na inerler ve buradan da 60 km. uzaklıktaki Sandıklı’ya giderek neler yapabileceklerini gözden geçirirler.
3. gün Afyon Hava Meydan Komutanlığı’nca temin edilen 2 vinç, 10 teker kamyon,2 jip ve 20 askerden oluşan bir ekip olay yerine ulaşır. Ekibin işi zorunlu iniş yapan ve hasara uğrayan uçağı karayolundan 60 km. taşıyarak Afyon’a nakletmektir. Zor bir görevdir zira soğuk ve yağışlı havanın yanı sıra başka doğal güçlüklerle de karşı karşıya kalırlar. Tarlaya giren uçağı yola çıkarmak, yüklemek, taşımak başlı başına bir problemdir. Zira yol üstündeki ağaçlar, dar köprüler, tren yolları, meşhur Başağaç ve Damlalı Rampaları aşılmaz bir engel gibi durmaktadırlar. Velhasıl doğa ve insan yapısı pek çok engel bu büyük taşınmasını zorlaştırmaktadır.
5. günün sonunda nihayet uçak sökülmüş, işlerin bir kısmı yoluna girmiştir. Geriye bir tek Afyon’a taşımak kalmıştır. Nihayet bu zor işte birkaç gün sonra tamamlanır. Amerikan uçağı Afyon Hava Meydanı’na ulaşmış olmakla birlikte daha yapacak çok iş vardır. Ertesi gün
İtalya Napoli’deki Capodichino Havaalanında bulunan NATO Güney Avrupa Müttefik Karargahı’ndan gelen Fasron-77 donanma uçakları tamir destek ekibi yeni bir motor getirerek 4 gün içerisinde uçağa monte ederler. Afyonkarahisar’da geçen 23 günün sonunda nihayet pilot Charles Mc Dovell tamir edilmiş uçağıyla havalanarak Yunanistan ve İtalya üzerinden tekrar ana karargahına, Rosewelt uçak gemisine döner.
Pilotun ifadelerine bakılırsa Afyonkarahisar’da kaldığı dönemde şehrin meşhur hamamlarından faydalanır, sivil-askeri Türk makamları onu çok güzel ağırlar, Türk milletinin misafirperver, cömert yanını görür. Nato’nun bu yeni üyesi, müttefiki Türkiye görevini layıkıyla yerine getirmiştir.1
1831 yılında ABD’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’a bir temsilci göndermekle başlayan iki ülke ilişkilerinin tarihinde bir olay da böyle yaşandı.

DİP NOT:
1 Naval Avıatıon News January 1954 s.26

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi