AFYONKARAHİSAR’DA ABD’Lİ BİR PROFESÖR VE HİNT ASKERLERİ-1919

AFYONKARAHİSAR’DA ABD’Lİ BİR PROFESÖR VE HİNT ASKERLERİ-1919

Geçtiğimiz günlerde (1 Şubat 2021) bundan tam 101 yıl önce işgal altındaki ilimizde Kuvayı Milliye mensuplarının gerçekleştirdiği bir cephanelik baskınından bahsetmiştik. Yazımızda yer verdiğimiz belge ilimizdeki İngiliz işgal birliğinin bu olaya dair tuttuğu rapordu. Bu işgal birliğinin o dönem İngiliz sömürgesi olan Hindistan’dan getirilen ve çoğunluğunun Hint Müslümanlarından oluştuğunu belirtmiştik.
Eylül 1919’da İstanbul’dan trenle Afyonkarahisar’a gelen 25.Penjap Taburu’nun ana vazifesi Osmanlı ordusundan kalan cephanelerin toplanması, İstanbul’a nakli ve elbette ki işgali hissettirmekti. Bu tabur 1920 yılı ortalarına kadar ilimizde kaldıktan sonra ayrıldı.
Bu kısa bilgiyi verdikten sonra asıl konumuza gelelim.
1.Dünya Savaşı’nın devam ettiği sıralarda 27 Mayıs 1915 tarihinde Osmanlı ordusunun cephe gerisinin güvence altına alınması sebebiyle Tehcir Kanunu çıkarıldı. Bu kararla Anadolu’da bulunan Ermenilerin büyük çoğunluğu tehcire tabi tutuldu. Tehcir edilen Ermenilerin büyük bir kısmı gene Osmanlı ülkesi sınırlarındaki Suriye’ye gönderilmişti. Gidenler Halep, Der Zor, Rakka gibi vilayetlere yerleştirilmişler, savaş boyunca yaşamlarını burada sürdürmüşlerdi.
30 Ekim 1918’de Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Mütarekesi sonucu ordu silah bırakmış, payitaht İstanbul resmi olmasa da işgale uğramıştı.
Bu dönemde İngiltere, Fransa ve özellikle Amerika gibi ülkeler tehcir edilen Ermenilerin geri dönüşlerine yeşil ışık yakmışlardı. Bunun üzerine Suriye’deki binlerce Ermeni önce Antep, Adana gibi şehirlere dönmüş buradan da ayrıldıkları Anadolu şehirlerine gitmeye çalışıyorlardı.
Gerek bu göçmenlerin gerekse tehcir ve sonrasında ana-babasını kaybetmiş Ermeni yetimlerin durumu Batı basınında ve özellikle Amerikan gazetelerinde sıkça yer buluyordu. Bu yayınlar sonrasında ABD merkezli Genç Hristiyanlar Derneği ve Yakın Doğu Yardım Cemiyeti gibi kuruluşlar hükümetlerinin desteğiyle insiyatif aldılar. Anadolu’nun farklı yerlerinde oluşturdukları kamplar, yetimhaneler, hastanelerle savaş mağduru Ermenilerle ilgilenmeye başladılar. Bu konuda misyoner teşkilatları vasıtasıyla zaten çok önceden hazırdılar.
Adı geçen yardım cemiyetleri yaptıkları çalışmaları göstermek amacıyla zaman zaman gazeteci, bilim adamı, hükümet üyesi kişileri Türkiye’ye davet ettiler. Bunlardan birisi de ABD’li arkelog F.Wılley Kelsey’di.
Kelsey 1858’de ABD’de doğdu.1889’dan itibaren 1927’de ölümüne kadar Michigan Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde dersler verdi. Papirüs bulguları ve üniversite için edindiği eski eserlerin toplanması, ona sadece Michigan Üniversitesi’nde değil tüm dünyada ün kazandırdı.
Birinci Dünya Savaşı sırasında yardım çalışmalarıyla öne çıktı. Savaştan sonra da yardım çalışmalarıyla ilgilenmeye devam etti. Dikkatini Yakın Doğu’ya çevirdi. Eski arkeolojiye ve insani kaygıya olan ilgisini birleştiren Kelsey, kendisini ve ailesini İstanbul’a götüren bir keşif gezisi düzenledi. Seyahatleri sırasında Genç Hristiyanlar, Kızıl Haç ve Yakın Doğu Yardım kamplarını, yetimhaneleri ve başta çocuklar olmak üzere Ermeni mültecilere bakan kurtarma evlerini ziyaret etti. Bu ziyaretleri dâhilinde Aralık 1919 başlarında Avrupa’dan trenle İstanbul’a geldi. Burada 2 haftalık bir çalışmanın ardından aralarında ABD’li subay, Kızılhaç, misyoner teşkilatı görevlileriyle birlikte yardım malzemelerinin bulunduğu 4 vagondan oluşan bir trenle yola çıktılar.
28 Aralık 1919 günü geldiği Afyonkarahisar’dan “İzmir demiryolunun kavşak noktası, kayalık bir şehir’’ diye bahseder. Bu ziyareti sırasında istasyondan insan manzaraları ve özellikle şehirde bulunan işgalci Hint askerlerini görüntüler.
Sonrasında yoluna devam eder ve Konya üzerinden Adana’ya giderek burada Ermenilere yardım çalışmalarını koordine ederler.
Yazımızın başında da belirttiğimiz ve pek çok kişinin merak ettiği işgalci Hint askerlerinin fotoğrafına da burada yer vermiş olalım.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi