AFYONKARAHİSAR’DA  İNGİLİZ İŞGALİ

AFYONKARAHİSAR’DA İNGİLİZ İŞGALİ

1071 yılında Malazgirt zaferinin kazanılmasıyla Anadolu’nun kapıları Türklere açılmış ve Afyonkarahisar’da 12.yy sonlarına doğru Türk egemenliğine girmiştir.Aradan geçen yüzlerce yıldansonra1918 yılında imzalanan Mondros Mütarekesiyle birlikte Afyonkarahisar ilk defa düşman işgaline uğramıştır. İngilizlerle başlayan bu işgali Fransız, İtalyan ve Yunan işgalleri takip etmiştir.Bu işgallerden pek çok vahşet, zulüm ve eziyete sahne olan Yunan işgali Afyonkarahisar’da yaşanan işgaller arasında daha çok ön plana çıkanı ve bilineni olmuştur. Yunan işgaline ilişkin yıllar boyu çok sayıda araştırmalar ve çalışmalar yapılmış ve halen yapılmaktadır. Yunan işgaline ilişkin ne kadar çok araştırma ve çalışma yapılırsa yapılsın gene de araştırılması gereken daha birçok alan ve konu vardır. Her araştırma ve çalışma sonunda yeni bilgi ve belgelere ulaşılmaktadır.
Burada özellikle değinmek istediğimiz husus, Afyonkarahisar’ınfethedilmesininüzerinden geçen yaklaşık yedi asırlık bir zamandan sonra Sultan Divani’nin, âlim ve mutasavvıf Abdurrahim Karahisari’nin, mutasavvıf ve divan şairi Gülaboğlu Muhammed Askeri gibi ilim ve manevi dünyamızın önde gelen nice büyük şahsiyetlerinin yaşadıkları Afyonkarahisar’ın ilk defa düşman işgaline uğramış olması ve bu işgale ilişkin epey bilgi ve kaynak olmasına rağmen 1921-1922 yılları arasında yaşanan Yunan işgali kadar bilinmemesi ve yeterince üzerinde durulmamasıdır.Bu işgal, Afyonkarahisar’ın 1918 yılı sonunda uğradığı İngiliz işgalidir.
İngilizler hiçte azımsanmayacak bir süre olan Kasım 1918-Mart 1920 arasında Afyonkarahisar’da kalmışlardır. 1915 yılında Afyonkarahisar’dan gönderilen bir kısım ermeninin İngiliz işgaliyle birlikte geri dönmeleri ve İngilizlerin ermenilerle işbirliği yaparak beraberce şehirdeki Türklere eziyet etmeleri hafızalarda yer etmiştir. Halkın milli mücadeleye bağlılığı, işgale karşı gösterdiği tepkiler, şehirdeki gazetelerde sürekli olarak işgalciler aleyhine çıkan yazılar, 23. Fırka Kumandanı Ömer Lütfi Bey ve Bayatlı Arif Beylerin varlıkları ve halk üzerindeki etkileri İngilizler üzerinde sürekli bir baskı unsuru oluşturmuştur.
İngiliz İşgalinin Nedenleri
İngilizlerin kendi iddialarına göre Anadolu’da demiryollarının yenidentrafiğe açılması ve çoğu Hıristiyan olan ve gelecek kaygısı taşıyan demiryolu personeline koruma sağlamak için birliklerini ana istasyonlara gönderme kararı alırlar. Bu çerçevede İngiliz birlikleri Ankara, Konya, Afyonkarahisar, Eskişehir, İzmit, Bursa ve Mudanya’yı işgal etmeye karar verirler.1 Bir diğer maksatta buralarda bulunan önemli askeri cephanelikleri kontrolleri altına almaktır.
İngiliz İşgali Nasıl Başladı?
İngiliz İşgali 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesini takiben 17 Kasım 1918 tarihinde ilk İngiliz birliğinin Afyonkarahisar’a ulaşmasıyla başlar.2 Bu işgaller esnasında Afyonkarahisar’da sırasıyla Mutasarrıflar Anastas ve Mahmut Mahir görev yapmışlardır.
İstasyon Binalarına yerleşmeleri
Afyonkarahisar’a ulaşan İngiliz kuvvetleri ağırlıkla İskoç Alayına bağlı askerlerden oluşmaktaydı. İngiliz işgal gücü öncelikle halk arasında İstanbul İstasyonu olarak bilinen istasyon binalarını ele geçirerek yerleşmiş ve tren trafiğini kontrol etmeye başlamıştı.
İngilizler Afyonkarahisar’a geldikten sonra, istasyon komutanı tarafından 20 Ocak 1919 tarihinde Anadolu Hat Komiserliğine çekilen telgrafta; iki İngiliz subayın isteği üzerine istasyondaki odalardan bazılarını karakol olarak kullanmaları için boşalttıklarını, odalara İngiliz askerlerinin yerleşeceğinin söylendiğini, üst makamlardan bir emir almadıkları için nasıl hareket edeceklerini bilemediklerini, göreve devam edip edilmeyeceğinin, edilecekse yetki ve sorumluluklarının bildirilmesi istenilmekteydi.3
Yine Afyonkarahisar Levazım Kurulu başkanınca çıkarılan 1 Mart 1919 tarihli bir yazıda; Afyonkarahisar istasyonunun işgal edildiği, resmî mühürün işgalciler tarafından alınarak (mühür ve müdürlüğün fiilen) sevk görevlisine verildiği, müdüre yolcu salonunda ufak ve karanlık bir oda verildiği bildirilmektedir.4 İşgal süresince bu gibi birçok el koyma hadisesi yaşanmıştır.
Okul Binalarına
El Konulması
İşgalin ilk zamanlarında İngiliz karargâhının ibtida mektebi olduğu anlaşılmaktadır. Zira,15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’in Yunanlılarca işgali üzerine Afyonkarahisar’da 16 Mayıs 1919 günü şehirdeki işgal kuvvetleri temsilciliklerine halk adına şehrin ileri gelenlerinden seçilen bir heyet tarafından birer protestoname verilmesi kararı alınmıştır. İngiliz temsilcisine verilecek protestoname için karargâh olarak kullandığı ibtida mektebine gidilerek görüşülmüştür.5
İngilizler şehre yerleşme çabalarını sürdürürlerken kamu binaları dışında şahıslara ait bina ve emlaka da el koyarlar. Örneğin İngiliz temsilcinin ikametine,liva Müdde-i Umumisi Elmas Efendi ailesinin ikamet ettiği hane tahsis olunur.6 Yine, ilerleyenzamandaİstanbul İstasyonu Caddesi’nde bulunan ve Hacı Abdullah’a ait ikametlerİngilizler tarafından işgal edilir.7
İngiliz işgal temsilciliği Mart 1919 tarihinden itibaren İngiliz birliklerinin kullanımı için bazı okulların boşaltılmasını isterler.8
Bu arada sırasıyla Nisan ve Mayıs 1919 tarihlerinde Fransız ve İtalyan işgal kuvvetleri Afyonkarahisar’a gelerek yerleşirler.
İngilizler 1919 yılı Mayıs ayı ile birlikte yeni gelen İngiliz subay ve askerleri için Darülmuallimin ve idadi ile ibtidai mektebinin tahliyesini ısrarla talep etmeye başlarlar.9
Daha sonra, Milne Hattı’nın tespiti çalışmaları kapsamında Afyonkarahisar’a gelen General Milne’in Erkân-ı Harbiye Kaymakamı (Kurmay Yarbay), Darülmuallimin ve Mekteb-i İdadi vesair İbtidai mektepleri ihtiva eden binanın, Eylül ayı başlarında tamamen tahliye edilerek İngiliz kumandanının emrine teslim edilmesini talep eder.10
Buna mukabil, Karahisar-ı Sahip Mutasarrıfı ve Belediye Reisi çektikleri telgraflarla bu durumun halkı elim bir yeis ve hayal kırıklığına düşüreceği sebebiyle şehir içinde münasip başka bir yer gösterilmek üzere Darülmuallimin, Mekteb-i İdadi vesair ibtidai mekteplerin bulunduğu binanın işgalinden sarf-ı nazar ettirilmesi için siyasî teşebbüste bulunulmasını Dâhiliye Nezareti’nden isterler.11
İstanbul’daki Hükümet merkezinden henüz işgal edilmeyen Karahisar-ı Sahib Darülmuallimin ve Mekteb-i İdadi binasının İngilizlere teslim edilip edilmeyeceğine Mutasarrıflık makamının karar vereceği bildirilirken. 12
Daha önce Karahisar-ı Sahip Mutasarrıfı ve Belediye Reisinin Dâhiliye Nezaretine çektikleri telgrafa 14 Eylül 1919 tarihli gelen cevapta ise“Afyonkarahisar’daki mekteb binalarının İngilizler tarafından işgal edilmesine mani olunamayacağı” bildirilir.” 13
Böylece 1919 Eylül ayı sonlarına doğru Karahisar-ı Sahib Darülmuallimin ve Mekteb-i İdadi binaları İngilizlerce işgal edilir. Binaların işgal edilmesinde İngiliz ordusunda görevli Hampartzumian (Hem) adındaki ermeni tercümanınyaptığı kışkırtmalarında büyük rolü vardır.
İngiliz İşgalcilerin Halka Yaklaşımları
Yaşanan hadiselere bakılınca şehri işgale gelen İngiliz kuvvetlerinin başında bulunanların, kendilerinden sonra gelen Fransız ve İtalyan işgalcilere nazaran Türklere karşı pekiyi yaklaşım sergiledikleri söylenemez. Örneğin; “İzmir’in 15 Mayıs 1919 tarihinde işgal edilmesi üzerine 16 Mayıs günü şehrin ileri gelenleri tarafından bir heyet oluşturulmuş ve halk bir araya getirilerek durum anlatılmış ve işgale karşı çıkılmıştı. Yine aynı heyet tarafından şehirdeki işgal kuvvetleri temsilcilerine verilmek üzere üç adet protestoname hazırlanarak ilk önce ibtida karargâhı bulunan İngiliz temsilcisine gidilmiş ve protestoname masasının üzerine konulmuştu. Burada İngiliz temsilci protestonameyi eline dahi almadığı gibi “Siz Ermenilere nasıl hakaret ettiniz?” Deyince, heyette bulunanlardan biri “Biz Ermenilerle ilgili konuşmaya gelmedik. Şu protestonamemizin hükümetinize ulaştırılmasını sizden istiyoruz.” Şeklinde cevap verir. İngiliz temsilci sorusunu tekrarlayarak ve elindeki bıçağını da ara sıra oynayarak, “Ermenilere neler yaptınız? Şimdi bu kadarcık şeye tahammül edemeyecek misiniz?” sorusunu yöneltir.14 Bunun üzerine İngiliz temsilciliğinden bir sonuç alamayacağını gören heyet oradan ayrılır.
Esarette iken daha sonra serbest kalarak Afyonkarahisar’a dönen Salih Kesri ise İngiliz işgalinin acı günlerini1935 yılında yayınlanan Taşpınar Dergisindeki yazısında şu cümlelerle ifade ediyordu:
“335 yılı başında esaretten dönüşte Afyon’a geldim. Birde ne göreyim? Bu doğum yerimin İngiliz, Fransız ve İtalyanlar tarafından işgal edilmiş ve herkesin eli böğründe, boyunlar bükük, istiklalinden, istikbalinden ümitleri kesik ve tam bir ümitsizlik içinde sanki can çekişiyor, elim bir vaziyet… Kimi görsen ve kiminle dertleşsen alacağın karşılık bu gidişle bu sahipsizlikle bittik, mahvolduk, bu badireden silkinip kurtulmak bir çıkar yol bulmak için çareler araştırmaktan ibaretti. Bu acılar sanki yetmiyormuş gibi birde Ermenilerin o yüzlerce yıldır koyunlarımızda beslediğimiz yılanların sağa sola sarkıntılıkları ve yanlarına aldıkları bir Fransız, bir İngiliz ve bir İtalyan neferleriyle güya silah aramak bahanesiyle Türk evlerine girmeleri ve ticarethaneleri basmaları vetürlü hakaret ve milli onuru kırmakta devamları sona varmıyordu.”15 Mütarekeden sonra şehre geri dönen bir kısım ermeninin de kışkırtmalarıyla İngiliz işgalcilerin halka karşı olan olumsuz yaklaşımları böylece artarak devam eder.
Azılı Türk Düşmanı Tercüman
Hampartzumian “Hem”in Kışkırtmaları
Hem, Afyonkarahisar’da İngiliz ordusunda görevliyken çok iyi bildiği üç dilde (Ermenice, Türkçe ve İngilizce) kendi başına bir otorite olur. İşgal kuvvetlerini Türkler üzerine kışkırtır. Afyonkarahisar’da bulunduğu süre içerisinde sürekli kendi milletinden olan insanlara ayrıcalık tanınmasını sağlar. Casusluk faaliyetlerinde bulunur. Şehirdeki halk adına şehrin ileri gelenleri tarafından, Ermeni tercüman Hem hakkında gerek hükümete ve gerekse İngiliz temsilciliğine dilekçe ve telgraflarla şikâyetlerde bulunularak buradaki görevinden alınması istenilir.16
İngilizler Tarafından Cephane ve Silahların Toplanıp
Mühürlenerek Kontrollerine Alınması
İngiliz işgal kuvvetleri Afyonkarahisar’a geldikten sonra halkın ve askeri birliklerin elindeki silahları toplayarak kendilerince muhafaza altına almayı hedeflemişlerdi. İşgalin başlamasıyla birlikte ele geçirdikleri silahları Gazhane binasında depolayarak başında nöbet tutmaya başlamışlardı. Ancak Afyonkarahisar Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından binanın penceresinden girilerek içeride bulunan silahların bir kısmı geri alınmış ve Erkmen tepelerine götürülmüştü. 17
Bunun üzerine bir İngiliz yüzbaşı komutasındaki elli kişilik bir kuvvetErkmen Köyünde saklanan cephaneleri alıp kamyonla şehre getirmek için Kızılburun mevkiine geldiklerinde, bir manga Türk eri ile (kendilerine yetişen 23. Tümen komutanı Ömer Lütfi Bey) bu elli kişilik İngiliz kuvvetine karşı koyarak kendileri sağ oldukça cephaneyi bırakmayacakları üzerindeki şiddetli ısrar ve icbarları karşısında boyun eğmeye mecbur olan İngiliz müfrezesine cephaneleri kendi elleriyle ve taşıdıkları kamyonla eski yerlerine koydurmuştur. 18
İngiliz İşgali Sırasında Halkın
Tepkisi ve Yaşanan Bazı Hadiseler
Ömrünü Afyonkarahisar’a vakfetmiş bir gazeteci olan merhum Abdullah Mahir Erkmen, Taşpınar Dergisinde yayınlanan“Büyük İstiklal Savaşında Afyon” başlıklı yazısındaİngiliz işgal günlerine dair bazı tespitlerinden,anılarından, halkın milli mücadeleye verdiği destektenbahseder. Merhum Erkmen o günlere dair şunları söylüyor:
İstiklal savaşının ilk safhalarında Afyon’da azimkâr bir Kuvayi Milliye hareketi görüyoruz. Başında Afyonkarahisarlı bir kumandan merhum kaymakam Arif Bey bulunan ve efradının hemen hemen hepsi Afyon ve mülhakakatından olan bu milis kuvvet millisavaşın başlangıcında çok mühim rol oynamıştır. İstanbul’daki vatansızların ve ecnebilerin tahrikiyle yurdun birkaç yerinde milli hükümete karşı patlak verenisyanları bastırmış, Afyon’un merkezi vaziyetinden istifade ederek, nerede ihtiyaç olursa yetişmiş ve vazifesini yapmıştır. Bu teşekkülün ilk vücut bulduğu günlerde Afyon’un İngiliz, Fransız ve İtalyanlardan mürekkep mühim bir kuvvetin işgal ve tazyiki altında bulunduğu ve İstanbul’un bilhassa seçip gönderdiği mutasarrıfın şiddetle kuvayı milliye aleyhtarı olduğu hatıra getirilmelidir.
Boynundan beline kadar bütün göğsü fişenklerle kaplı ve mavzerinin namlusuna küçük bir Türk bayrağı iliştirmiş bir tek kuvayi milliye süvarisinin istasyon caddesinde “Lise” ve “Dumlupınar” mektebi binalarında oturan işgal kıtaları önünden meydan okuyarak geçişi, o zaman görülmüş şeylerin unutulamayacak olanlarındandır. Bu kuvvetin bütün masrafını ödemek suretiyle maddeten milli hareketi besleyen Afyon, bir “Ay Tutulması”ndan istifade ederek işgal kuvvetlerine mükemmel bir “İhtar” daha yapmıştı. Ay tutulduğu zaman beş on el silah atmak gibi şimdi terk edilmiş bir âdeti olan Afyon halkı o zaman ani ve tertipsiz olarak orijinal bir tezahüre girişmiş, saatlerce silah atmak suretiyle davetsiz misafirleri telaşa düşürmüştü. İşgal kuvvetleri ertesi günlerde bir mukabele yapmak ve kendi kuvvetlerini göstermek lüzumunu duydular. Talim bahanesiyle bir gece de onlar tüfenk ve mitralyözlerini saatlerce takırdattılar.19
Yine merhum Erkmen, Afyonkarahisar’dan gönderilen mutasarrıfın yerine görevlendirilen Etem Bey’le İngilizler arasında geçen bir hadiseden de bahseder. Merhum Erkmen’in naklettiğine göre hadise şöyle cereyan etmiştir:
“Ertesi gün Kadı Mustafa Hulusi Efendi mutasarrıf vekili sıfatıyla işe başladı.Bir süre sonra Afyon’a mutasarrıf olarak Etem Bey geldi. (Esbak Valimiz, Samsun mebusu Etem Bey). Etem Bey bir gün dairesinde otururken kapıdan İngiliz tercüman girer, der ki:
“-Şimdi İngiliz mümessili cenapları seni istiyor, yanına gideceksin!
Fakat bu seferki mutasarrıf başka türlü bir mutasarrıftı, tercüman hiç beklemediği şu cevabı aldı:
-O buraya gelsin!”20
İngilizlerin Anadolu işgallerindeki stratejilerinde 1919 yılı ortalarında değişikliğe gidilmeye başlanmış ve kuvvet personelinde kademeli olarak iki kez değişiklik yapılmıştı. Yeni oluşturulan ordu birimleri, düzenli ordu birimleriyle değiştirilmiş, aynı zamanda birliklerdeki Hint Ordusu birimlerinin oranı her piyade tugayı bir İngiliz ve üç Hint taburundan oluşacak şekilde büyük ölçüde arttırılmıştı.21
Aynı şekilde Afyonkarahisar’da 1918 yılı sonunda başlayan İngiliz işgalinin kuvvet dağılımında 1919 yılı ortalarından sonra yapılan değişiklik ile İngiliz ordusundaki İskoç v.s. askerlerin bir kısmı geri çekilmiş ve yerlerine sömürge kuvvetlerini teşkil eden unsurlardan olan Hint 25. Pencap Piyade Alayının 1. Taburu şehre yerleştirilmişti.Bu şekilde işgal 19 Mart 1920 tarihine kadar sürmüş ve bu tarihten sonra İngilizler Afyonkarahisar’ı terk ederek ayrılmak zorunda kalmışlardır.
Dip Not:
1General G. F. Milne, Events İn Turkey, The London Gazette, Friday, 7 January 1921, s. 162
2Doç. Dr. Ahmet Altıntaş, Milli Mücadele’de Afyonkarahisar 1919-1922, Afyonkarahisar 2011, s.30
3Dr.Mehmet Özdemir, Mütareke Ve Kurtuluş Savaşı’nın Başlangıç Döneminde Türk Demir Yolları: Yapısal Ve Ekonomik Sorunları, 1918-1920. 1. baskı. Ankara: TC Kültür Bakanlığı, 2001., s.40
4M. Özdemir, a.g.e,s. 42
5Ömer Fevzi Atabek, Ömer Fevzi Atabek ve Afyon Vilayeti Tarihçesi, Yayına Hazırlayan; Turan Akkoyun, Afyon Kocatepe Üniversitesi Yayın No: 8, Afyon 1997, s.335
6BOA, DH.ŞFR.,652/103, R-30-11-1335
7BOA, DH.İ.UM.EK.,118/92,H-10-06-1338
8BOA, DH.ŞFR.,97/176, H-15-06-1337
9BOA, DH.ŞFR.,620/70, R-14-03-1335
10 Doç.Dr. Mustafa Turan, Karahisar-ı Sahip’te İngiliz Siyasi Temsilciliği Tercümanı Ermeni Hem’e Tepkiler ve Ermeni Meselesine Politik Yaklaşım, Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: III, Sayı:1, Haziran 2001, s.18
11M.Turan, a.g.m., s.19
12BOA, MF.MKT.,1239/78, H-14-12-1337
13 BOA,DH.KMS.,55/ 45, Tarih: H-18-12-1337
14Atabek, a.g.e, s.335-336; Keza,A. Altıntaş, a.g.e, s.34
15Salih Kesri Acı Günlerimizden, Taşpınar Dergisi, 9 Mayıs 1935, Cilt:3, Sayı:31, s.122
16Bknz: Yazımız,Ermeni Tercüman “Hem” Hampartzumian, Kocatepe Gazetesi, 13 Ağustos 2020, s.5
17A. Altıntaş, a.g.e, s.49
18S. Kesri, a.g.m., s.122
19A. Mahir, Büyük İstiklal Savaşında Afyon, Taşpınar Dergisi, Cilt:2, Sayı:22, 19 Ağustos 1934, s.176-177
20A. Mahir, a.g.m.,s.178
21General G. F. Milne, Events İn Turkey, The London Gazette, Friday, 7 January 1921, s.162

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi