ANTRENÖR  DAYANMIYOR…

ANTRENÖR DAYANMIYOR…

Futbol, dünyada olduğu gibi ülkemizde de her statüden milyonların ilgi duyduğu, izlediği, oynadığı, konuştuğu neredeyse her evde bir “antrenörün” bulunduğu çekici spor dalı… Evrensel bir dil… Yaklaşık yüz yirmi yıldır kuşaktan kuşağa hiç eksilmeyen bu ilgi, bugün özellikle profesyonel futbolda, borsaların, bankaların gelir giderlerini etkileyen bir endüstriye dönüştü… Profesyonel futbol deyince, akla ilk önce profesyonel takımlar, profesyonel futbolcular ve antrenörlerdir… Profesyonel takımların baş rolünde takımını başarıya ulaştırmak için her türlü stratejik planlar ve programlar yapan, takımını teknik-taktik-psikolojik yönlerden maçlara hazırlayan teknik direktörler vardır; onlardadır yetki ve sorumluluk… Her yerde olduğu gibi ülkemizde de böyledir bu iş..
Önceki hafta yazdığımız “Çok İlginç Bir Futbol Sezonu “ başlıklı köşe yazımızda pandemi sürecine rağmen maçların kıran kıran geçtiğini, Ankaragücü’nün GS’yi, Gençlerbirliği’nin FB’yi yendiğini, bunlara benzer sonuçların alt liglerde de yaşandığını “Süper Lig”de 7 takımın antrenör değiştirdiğini vurgulamıştık.. Bu hafta sonu da Hatay, GS’yi, Kasımpaşa, BJK’yı yendi. Ankaragücü sahasında Antalya’yı, Gençlerbirliği de deplasmanda Alanya’yı yendiler ve puan cetvelinin üstlerine tırmanmaya çalışıyorlar.. Bu arada FB. antrenörü Erol Bulut gitti onun yerine gelen Emre Belözoğlu sevk ve idaresindeki FB. Denizli’yi 1-0 yendi ve FB. yeniden ortak oldu şampiyonluğa.. Erzurum’da Mesut Bakkal gitti, İsmail Kartal geldi; fakat takım Antalya’da kamptayken İsmail Kartal istifa etti yerine deneyimli hocamız Yılmaz Vural oturdu ve “Konyaspor değil Real Madrid gelse yeneceğiz” dedi ama “kem âlât ile kemâlât olma“ demişler atalarımız; 2-1 yenildi Erzurum ve ağır bir darbe aldı.. Kasımpaşa’dan Fuat Çapa ayrıldı; yerine Fatih Karagümrük’ten ayrılan Şenol Can geldi.. Malatya’dan ayrılan Hamza Hamzaoğlu şimdi Kayseri’de, Malatya’ya İrfan Buz gitti.. …Demem o ki bu sezonun 30.-31 haftalarında “Süper Lig’de antrenör değiştirmeyen BJK,GS ve Hatayspor kaldı. Alt liglerde de kimi hocalar gitti Örn. Tuzlaspor’un antrenörü Suat Kaya oldu.. Yıllardır yaşanmayan sürpriz ve hayret verici antrenör değişiklikleri. “Antrenör dayanmıyor” diyor futbol sevdalıları..
Burada hocalara da bir parantez açalım.. Antrenörlük sürekli gelişen ve değişen bilim ve teknik karşısında durağan kalamaz, bilgili hocalar çoğaldı ülkemizde: ancak bilgi geliştirilebilir bir kavram.. Kendiliğinden artmaz bilgi ve donanım; kendiliğinden gelmez sen ulaşacaksın gideceksin ona.. Bireysel eğitim ve gelişim şart.. “Aynı şeyleri tekrar ederek farklı sonuçlara ulaşmak“ gibi anlayışla ne tecrübe artar ne de donanım… Bilimsel ve teknolojik gelişmeler baş döndürücü bir hızla değiştiriyor dünyayı. Toplumsal, ekonomik, kültürel talepler hızla ve çok yönlü bir şekilde artıyor. Futbolun da antrenörlerin de bu değişme gelişmelerin dışında kalmaları beklenemez; unutmayalım ki değişmeyen tek şey değişimdir.. Geleneksel yöntemlerle futbolda ve futbol antrenörlüğünde başarıyı yakalamak mümkün değildir artık.. Bilimden ve bilimsel verilerden yararlanarak, bilgi ve düşünce ufuklarını genişletmek bir antrenörü başarıya götüren en önemli faktörlerdir.. Takımını rastgele bir kalabalık olmaktan çıkarıp bir takım hâline getirmek için antrenörler kendilerini güncelleyip yenilemek, geliştirmek zorundadırlar… Kurslar, seminerler ve bilimsel toplantılar, tartışmalar, okumalar antrenörler için başlıca yollardır.. Antrenmanları, maçları, birer laboratuvar gibi kullanıp gözlem ve deneylerle kendini geliştirmek de bir antrenör için önemli fırsatlardır.. Yüzeysel bilgilerle derin yorumlar yapılamaz çünkü.. Sorunların üstesinden gelebilme becerisi ve gelişme, nitelikli insanlarla mümkündür sonuçta…
Futbol, kondisyon-teknik–taktik ve psikolojik özelliklerin sentezi olan bir etkinliktir; ancak bu özelliklerin maç boyunca sürekli düzenli bir akış halinde uygulanması gerekir.. Futbolda uzun vadeli ve kısa vadeli gelişme eğilimlerinin yanı sıra ve halihazır performans faktörlerini bilmek, yüksek performans isteyen bir spor dalında geleceği planlamak temel bir önkoşuldur…
Bütün bu yapıp etmelerin mimârı ve miyârı antrenördür.. Nedenleri değiştirerek sonuçları değiştiremeyen bir antrenörlerin başında birer “Demokles’in kılıcıdır“ sadece tirübünlerde değil sosyal medyada da etkili olan taraftar, TV’ler gazeteler… Birkaç saniye süren pozisyonların TV kanallarında defalarca tekrarı, sabahlara kadar tartışılması olağan hâle geldi artık.. Zorlu, çok katmanlı ve delirtici böyle bir ortamda futbol antrenörlüğü hiç de kolay olmasa gerek..

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi