AYRIK OTLARI

AYRIK OTLARI

Şu sokağa çıkma yasağı, evde kal işi.
Bana yaradı, bağa doğru kırıverdim kirişi.

Bağ mezarlığın arkası, tek başa kalıyorum.
Robenson’u yaşayarak, kafamı dinliyorum.

Gündüzün iş çok, geceleri de bayılıp kalıyorum.
Budama, çapa, işler gani, çoğunu yapamıyorum.

Serde yılların özlemi var. Organik şeyler üretmek.
Münasip yer bulup, oraya istiyor emek vermek .

Bağda buldum öyle yer, tam da aradığım gibi.
Her şeyiyle mükemmel, hem de havuzun dibi.

Her nasılsa orayı da ayrık otları kaplanmış.
Yıllar yılı bakılan yere dersin: “kimse bakmamış”.

Yakınımdan biri bağ almıştı, ayrıklıydı tamamen.
Yetmiş santim ayıklattı hiçbir şeyler dikmeden.

Gene de ayrık kökünü hiç mi hiç kesemedi.
Keseyim diyerek de pek çok şeyler denedi.

Şimdi ben ne etsem de yok etsem bu ayrıkları?
Bilenlerden öğrenip aldım, bir sürü ilaçları.

Dedi bilenin biri: “Azalır da temellice kaybolmaz
Bu ilâhi bir düzendir ve kolay, kolay bozulmaz.

Bizim içimizde de var bir sürü ayrık otları.
Zararları bilindiği halde, halen var varlıkları.

Dünyanın kuruluşu öyle sen yok edemezsin tümden.
Ancak azaltabilirsin, vazgeçme mücadelenden.”

Ayrık otunun faydaları da var, söktürür idrarları.
Kuvvelice bir yem olur ve doyurur hayvanları.

Ayrık otları bende siyasi çağrışımlar da yaptı.
Mücadele yapmayanları hepten ayrık otları kaptı!…
09-11-2020

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi