Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Murat Arısoy

Bazı Notlarım Var

Kurban Bayramı öncesinde ve sonrasında dikkatimi çeken bazı cümleleri ve hareketleri not aldım. Sözü çok uzatmadan paylaşmak isterim:
-Bu dava öyle sanıldığı gibi 2002’de değil, 1400 yıl önce başlayan bir davadır: Çok iddialı bir cümle. Tam 1400 yıl önce, Müslümanların zaferi ile sonuçlanan Bedir Muharebesi yapılmıştı. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, “Çanakkale Şehitleri’ne” isimli şiirinde “Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i…/Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi” mısralarıyla Bedir Muharebesi’ne atıf yapmıştı.
Bir seçmen olarak hoşuma gitti; ancak şunu belirtmeden geçemem: Vatandaşımız 1400 yıl öncesinin ruhunu gördüğünde zaten yanınızda olur, merak etmeyin. Ama varın bir kendinize sorun… Gerçekten 1400 yıl öncesinin adanmışlığı, ruhu, hak gözetmesi var mıdır teşkilatta?
-(İsrail’in Filistin’de yaptığı soykırım kastedilerek) Bugün herhalde maalesef en acısı budur ki sadece kalbimizde buğzetmekten öteye gidemiyoruz: Tam bir dava adamı olarak gördüğüm, sevdiğim ve saydığım bir Milletvekilimiz bu cümleyi kurmuş. Ben de Filistin için dua ediyorum, İsrail’e buğzediyorum; benim seçtiğim kişi de… O zaman ne farkımız var? Oysa hükümetin yaptığı girişimler, Meclis’te bu konuda yazılan bildiriler, tarihe not düşülen kayıtlar ortada. Acizliği ifade etmek yerine yapılanların anlatılması doğru değil mi?
-Bayram ziyaretinde küçük çocuğa ‘çak’ yapılması: Bizim kültürümüzde çocukların başı okşanır, alnı öpülür. Hatta sevgi işareti olarak çocuğun eli de öpülür ama alnı götürülmez; ana şefkatiyle çocuğa sarılmak da yine kültürümüzde yer alır. Fakat Amerikanvari bir şekilde, iki elin karşılıklı çarpıştırılması, bilinen ismiyle “çak” işareti bizim kültürümüzde yer almaz. Milletvekillerimizin poz verirken dikkatli olması, seçmen kitlesini daha çok etkiler.
-Pankartla tasarruf: Ramazan Bayramı’nda kullanılan bir pankart, Kurban Bayramı’nda da birkaç küçük değişiklikle kullanılınca takdir görmüş, taltif görmüş. Çok güzel. Bu tasarrufun daha da yaygınlaşmasını gönülden dilerim.
-Bilinmesini isteriz ki, meydana gelen büyük çaplı bu arıza, söz konusu bölgedeki içme suyu hattının geçmişten günümüze değiştirilmemesinden kaynaklıdır: Kurban Bayramı’nda su kesilmiş, bir taraftan et telaşı var; diğer taraftan misafir ağırlanıyor. Su kesintisi ile ilgili önce bilgi veriliyor; ardından yazdığım ifadeler kullanılıyor. Tamam o zaman, önce bir açık oturum yapalım. Eski yöneticilerimiz de bu açık oturuma katılsın; onların yaptıklarını, yapamadıklarını şöyle bir ortaya çıkaralım…
Kurban Bayramı’nda su kesintisine karşı yükselen tepkiyi bu tür açıklamalarla dindirmek mümkün değil. Burada yöntem şu olmalıdır: Sorunu çözersiniz; sonra öyle açıklama olarak da değil; bir basın toplantısıyla tek tek anlatırsınız. Biz de öğreniriz nerede ne yapılması gerekirken, ne yapılmamış…
-Zafer Meydanı’nda protokol sırasında şortla maç izlenilmesi: Türkiye Futbol A Milli Takımımız Avrupa Şampiyonası (EURO 2024) programında ilk maçını Gürcistan ile yaptı. Afyonkarahisar’da Zafer Meydanı’nda kurulan dev ekranda vatandaşlar maçı izledi. Bir gazeteci büyüğüm de en ön sıradan makam sahibi eşiyle maçı izlemiş. Fakat şortla… “Maçın kravatla izlenmesi gerekir” demiyorum elbette, ama başka makam mevki sahibi kişiler kılık kıyafetine dikkat ederken şortla protokolde yer almak, “Buraların sahibi benim” görüntüsü veriyor.
-Voltran’ı oluşturmak: Afyonkarahisar’ın birlik ve beraberliğini vurgularken “Voltran’ı oluşturalım” denilmesi hem tarihi olarak, hem teknolojik olarak, hem de esas olarak yanlış geliyor bana.
Tarihi olarak yanlış, çünkü Voltran 1984’te ilk gösterimi yapılmış bir çizgi film. Bu çizgi filmi hatırlayanların emekliliği geldi. Voltran mesajının özellikle 40 yaşın altındakiler için herhangi bir anlam ifade ettiğini söyleyemeyiz.
Bu söylem teknolojik olarak yanlış, çünkü 40 yılda dış müdahale ile birleşebilen 5 ayrı parça robot yerine birbirileriyle iletişim kurabilen robotlar (kobot) üretildi. Esas olarak yanlış; çünkü Voltran, bir tehlike anında kendi başına değil dış müdahale ile birleşebiliyor. Güçbirliğini başka kelimelerle ifade etmek gerekir.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER