“Belge ücreti alınmaması  servisçiyi memnun etti”

“Belge ücreti alınmaması servisçiyi memnun etti”

SP Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan, Ekim ayı Belediye Meclis toplantısında servis taşımacılığı yapan araçlardan Güzergâh İzin Belgesi ücreti alınmaması kararını memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti. Arslan, “Belediye Başkanı Mehmet Zeybek başta olmak üzere kararda emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi

 

Saadet Partisi (SP) Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan yaptığı yazılı basın açıklaması ile yerel ve genel gündeme yönelik değerlendirmemler de bulundu.
ARSLAN BELGE ÜCRETİ ALINMAMASI NEDENİYLE TEŞEKKÜR ETTİ
“Bu hafta basın açıklamamıza bir teşekkür ile başlamak istiyorum.” diyen Arslan, “24 Ağustos 2020 ve 14 Eylül 2020 tarihilerinde yaptığımız basın açıklamalarında, öğrenci servisi esnafının sıkıntılarını dile getirerek desteklenmesi gerektiğini bildirmiştik. Bu kapsamda devletin prim ödemelerini karşılaması, MTV vergilerini almaması, faizsiz ve uzun vadeli kredi vermesi ve bir miktar nakdi destek vermesi gerektiğini belirtmiştik. Şöförler ve Otomobilciler Federasyonu’nun aidat ücretlerinden feragat etmesini ve belediyenin de ‘S’ plakalı araçlar için güzergâh izin belgesi ücretini almamasının uygun olacağını bildirmiştik. Ekim ayı Belediye Meclis toplantısında servis taşımacılığı yapan araçlardan Güzergâh İzin Belgesi ücreti alınmamasına karar verilmiştir. Bu kararı memnuniyetle karşıladığımızı belirterek, başta Belediye Başkanı Mehmet Zeybek olmak üzere kararda emeği geçen herkese teşekkür ederim.”ifadelerini kullandı.
“DEVLET HERKESE UZAKTAN
EĞİTİM ALABİLMEYİ SAĞLAMALI”
Koronavirüs salgını sonrası uzaktan eğitime geçilmesinin ardından yaşanan sorunların artarak sürdüğünü belirten Arslan, “Tablete, bilgisayara, internete ve hatta televizyona erişemeyen, bunları karşılayabilecek maddi güçleri olmayan yüzbinlerce aile var. Devletin burada yapması gereken bu ailelere tablet, bilgisayar, internet ve televizyon ulaştırmaktır. Herkesin eğitim alabilme imkânını sağlamaktır. Bunun yanında internet için ödenecek faturalar can yakıcı hale gelmektedir. Öğretim için kullanılan internet ücretsiz olmalıdır. Devlet bunu bir an önce sağlamalıdır. Ancak ne bu imkânları sağlıyor ne de okulları açıyor. Şunu anlamakta güçlük çekiyorum; devlet okullarında virüs var da özel okullarda ve kurs merkezlerinde yok mu? Devlet okulları kapalı ama kurs merkezleri ve özel okullar açık. Etüd adı altında hizmet vermeye devam ediyor. Bu da özel okullara- kurs merkezlerine aileleri yönlendiriyor. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sormak istiyorum; eğitim ‘yükünü’ özel okullar sayesinde mi azaltıcaksınız? Amacınız özel okulların karlarını artırmak mı? İngiltere’de günlük vaka sayıları onbinler seviyelerinde iken okulları nasıl açıyor? Biz neden açamıyoruz? Zengin aile çocukları eğitimine devam ederken, ekonomik durumu iyi olmayan ailelerin çocukları eğitimden mahrum kalıyor. Gereken tedbirleri alarak yüz yüze eğitime derhal geçilmelidir.” dedi.
“EKONOMİYİ KURTARAMAYANLAR
ALGI OLUŞTURUYOR”
Son bir yılda 1 milyon 981 bin kişinin işini kaybettiğini, dış borçlar için ödenen faizin 178 milyar dolara çıktığını belirten Arslan şu ifadelere yer verdi: “ Dolar 8 liraya yaklaştı. İktidar bunları görerek tedbir almak yerine, algı oyunları ile üzerini örtmeye çalışıyor. Bunun son örneği Gaziantep’te gerçekleşen fabrika açılışlarıdır. İktidar Gaziantep’te 300 fabrika açılışı tertip ediyor. Fakat işin ilginç yanı şu ki; açıyoruz dedikleri fabrikaların çoğu yıllardır zaten faaliyet gösteren fabrikalar. Daha önce kendilerinden önce kurulan üniversiteleri biz kurduk diyen bu iktidar şimdi de faaliyette olan işletmeleri yeni açtık diyor. İşin özeti ekonomiyi kurtaramadığı için algı oluşturmanın peşine düşüyorlar. Hazine ve Maliye Bakanı, ‘Döviz kuru benim için önemli değil, oraya hiç bakmıyorum’ diyor. Doların önemsiz olduğu algısını oluşturmaya çalışıyor. Ülkenin her kaleminde dışa bağımlı halde iken ve her ithalat dolar üzerinden yapılıyorken nasıl ilgilendirmez? Geçiş garantisi verdiğiniz yollar, köprüler bile dolar üzerinden iken nasıl ilgilendirmez? Dış borçları büyük bir bölümü dolar üzerinden iken nasıl ilgilendirmez? ‘Beni ilgilendirmiyor.’ demek algının bir parçası. Ama milletimiz bunları görüyor.”
“İŞSİZLİK VE GEÇİM
SIKINTISI TOPLUMUN
BİR NUMARALI PROBLEMİ”
Ekonomik olarak son derece sıkıntılı bir dönemden geçildiğini altını çizen Arslan, işsizlik ve geçim sıkıntısının toplumun bir numaralı problemi olduğunu ifade ederek şöyle devam etti: “Böyle bir dönemde iktidarın vatandaşların derdine derman olması gerekirken, yaşadığı sıkıntıları artırıcı kararlar almaktadır. Resmi Gazete’de yayınlanan ve 1 Ekim’den itibaren geçerli olmak üzere elektriğe yüzde 5,75 zam yapılmıştır. Kayıp-kaçak bedeli, KDV ve TRT payı gibi fazladan alınan ücretlerin kaldırılması gerekirken, elektrik faturasından alınan TRT payı da yüzde 7,7 zamlanmıştır. Şimdilik ‘ Elektriğe gelen zam beni ilgilendirmiyor, ona hiç bakmıyorum.’ diyorsak bile faturayı öderken ilgilendirecek.”
“EKONOMİ GİBİ
AHLAKTA DA KRİZ VAR”
Türkiye de ekonomide yaşanan krizlerin yanında ahlak krizlerinin de yaşandığından yakınan Arslan, “Ülkede ekonomide ve adalette yaşanan krizlerin yanı sıra bir de ahlak krizi yaşanmaktadır. İktidar mensuplarının kontrolünde olan bir televizyon kanalında ortaya saçılan görüntüler hepimizin malumu. Ahlaksızlık, televizyon ekranları ile propaganda ediliyor ve yayılması teşvik ediliyor. Daha önceden de her türlü ahlaksızlık bu televizyon kanalından yayınlanmasına karşılık iktidarın hiçbir şey söylemiyor. Çünkü kendi gruplarındaki bir televizyon olduğu için. Ama eğer iktidar kontrolünde bir kanal değilse, iktidarın yanlış politikalarını eleştiriyorsa, mahkeme kararı bile beklenmeden kanala cezalar yağdırılıyor, ekranlar karartılıyor.” ifadelerini kullandı.
“İKİ TÜRLÜ ÖZGÜRLÜK
ANLAYIŞI VAR”
Türkiye de iki türlü özgürlük anlayışı olduğunu belirten Arslan şunları kaydetti: “Bu ülkede iki özgürlük anlayışı var; iktidara, destekçilerine verilen özgürlük, muhalefet edenlere verilmeyen özgürlük. Bu ülkede iki hukuk anlayışı var; iktidar yanlıları her türlü ifade, iftira ve hakaret hakkına sahipken, muhalefet edenlerin neredeyse ağzını açması bile yasak. Bu ülkede iki ekonomi anlayışı var; biri sarayın ekonomisi, diğeri ise vatandaşın ekonomisi. Elbette sarayda ejder meyveli kokteyl içenler elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın halini anlayamazlar. Bu çifte standartlı zihniyet ile de bu ülkenin sorunlarının çözülmesi mümkün değildir. Ülkemizin sorunlarını gören ve bu sorunları çözmeye gayret eden iktidara ulaşmak ümit ediyorum.” >> Kocatepe Haber Merkezi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi