BİLİMLE YAŞAMAK

BİLİMLE YAŞAMAK

Geçtiğimiz günlerde dünyanın gündemi Mars gezegeni oldu. NASA’dan kalkarak 6 ay sonra Mars’a inen uzay aracı Perseverance (Azim) dünyamızı çok heyecanlandırdı – Adını Mars’a Gönder – yarışmasına 2.5 milyonu Türkiye’den olmak üzere yaklaşık 11 milyon kişi katıldı. Yarışmayı Perseverance (Azim) adını gönderen 11 yaşındaki Virginia Ortaokulu öğrencisi Alexsander Mather kazandı. Perseverance 3.5 milyon yıl önce göl olduğu düşünülen bizim Salda gölüne benzeyen Jezoro krateri bölgesine inerek, buradan yaşam örneklerini toplayarak dünyaya gönderecek. Bütün bu çalışmalar bilimsel düşünme ve araştırmalarla ortaya çıkıyor. Bilimsel düşünceye ve bilimsel çalışmalara önem vermeyen doğu toplumlarında bilim ve teknoloji bu yüzden gelişemiyor. Örneğin matbaa ülkemize bulunuşundan 300 yıl sonra gelmiştir. Bu yüzden yurdumuzun aydınlanması geç ve güç olmuştur. Avrupa’da en çok basılan kitap İncil olmuştur. Bizim ülkemizde ise kutsal kitabımız Kuran’ın basılması günah sayılarak hem yurdumuzun aydınlanması hem de İslam’ın daha çok yayılması önlenmiştir. Kutsal kitabımız ancak Cumhuriyet döneminde basıldı ve Türkçe anlamı verilerek dinimiz doğru bir şekilde öğrenildi. Yurdumuz insanı hurafelerden arınmış gerçek İslam’ı Cumhuriyet sayesinde öğrenmiştir. Ne yazık ki din tüccarları Kuran’ın Türkçe Mealinin okunmasının önemini örtmeye çalıştılar.
Biz asıl konumuz olan NASA bilgilerine geri dönelim. Jüpiter’e 1400 tane dünyayı doldurabiliyoruz. Uzaya gönderilen araçların yeri ve hızları sesle saptanıyormuş. Buna – doppler efekti- deniyormuş. İstasyonda uzaktan gelen trenin sesini duyarsın, tren sana yaklaştıkça sesin frekansı değişir. İşte uzaydaki araçların ses frekansları dinlenerek yeri ve hızı anlaşılıyor. Californiya, Canberra ve Madrid’deki dinleme istasyonlarıyla bu dinlemeler yapılıyor. Mars’ın bir günü 24 saat 37 dakikadır. Mars’ın bir günü yani kendi çevresindeki turu 243 gün sürüyor. Yani tembel gezegen Venüs oluyor.
Venüs gezegeni diğer gezegenler gibi sağdan sola değil soldan sağa dönüyor.
Yüzeyindeki ısı 700 derece. Bazı gezegenlerde ısınma sonucu okyanusları buharlaşmış gezegende kalın bulut katmanları oluşarak yaşam imkanı kalmamıştır. NASA yetkilileri dünyamızdaki ısınmaya dikkat çekerek küresel ısınmanın yaşamın sonu olabileceğini belirtiyorlar. Ekonomik ve siyasi çıkarlar ısınma önlemlerini aksatıyor. Dünya hızla dönülmez bir noktaya doğru gittiğini belirterek dünya devletlerini sivil toplum kuruluşlarını uyarıyor.
NASA yetkilileri bize kim olduğumuzu hatırlatıyorlar. Evrendeki minik yaratıklar olarak en önemli şey dostluk, sevecenlik dünyayı yaşanır kılmak, kısacık ömrümüzü hoş görülü geçirmek. Kendilerine dünyayı zehir eden dertlerin ne kadar küçük olduğunu hatırlatıyor. Amerika Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) 29 Temmuz 1958 yılında ABD Başkanı Dwingh Eisenhower tarafından kurulmuştur.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi