Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Murat Arısoy

Bir Haftada 3 Başkan Belirlendi

Afyonkarahisar’da bir hafta içinde 3 kurum ve kuruluşun Başkanlıkları belirlendi. Kamuoyunun tanıdığı 3 yeni başkanı değerlendirmeye çalışalım.

İlk olarak Afyon Gazeteciler Cemiyeti’nin Genel Kurulu yapıldı. Tek liste ile girilen seçimde iş insanı M. Önder Artuk, Cemiyet Yönetim Kurulu Başkanı oldu. Artuk’a, listesinde nüfus kâğıdı eskimeye başlasa da ruhu genç olan bizlere yer verdiği için teşekkür ediyorum.

Artuk’u 2012-2013’ten bu yana tanıyorum. Sahibi olduğu Rahmiye Sare Palalı Teknik Koleji’nde o dönem proje olarak gündeme gelen “yerli ve milli otomobil”e tam destek vermiş, öğretmen ve öğrenci kalitesi ile üretimin her alanı için hazır olduklarını belirtmişti.

Bir toplantı sırasında “Basına destek olmayı düşünüyor musunuz” diye sorduğum Artuk, bugün basının yaşadığı sorunları görecek, çözüm önerilerini üretecek bir konumda.

Gazetemiz Kocatepe’nin sahibi, değerli büyüğümüz Sezer Küçükkurt’tan sonra bu göreve gelen Artuk’un “Şampiyonlar Ligi” gibi olan Yönetim Kurulu ile Afyonkarahisar için iz bırakacak işlere imza atacağını düşünüyorum.

Bu arada 2022 yılının Ekim ayında ATSO seçimlerinde Başkan adayı olan Artuk’un AGC Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada gazeteci derneklerinin birleşmesi konusunda Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser’e teşekkür etmesi; Serteser’in de Artuk’a AGC Yönetim Kurulu Başkanlığı dolayısıyla tebrik yazısı göndermesi nezaket örnekleri olarak kayıtlara geçti.

3 Başkan konusuna dönersek…

İki gün önce AK Parti İl Başkanlığı için atama yapıldı; Afyonkarahisar Baro Başkanı Av. Turgay Şahin AK Parti İl Başkanı oldu. Şahin, 2010 yılında Baro Başkanı Av. Celal Mümtaz Akıncı’nın Anayasa Mahkemesi Üyeliği’ne seçilmesi sonrasında yapılan genel kurulda Baro Başkanı olmuştu. Aralıksız 14 yıl boyunca Baro Başkanlığı görevini yerine getiren Şahin’in bana göre en önemli özelliği, adaleti hem meslek olarak hem de karakter olarak temsil etmesi. Şahin, Yönetim Kurulu Üyeleri’ni seçerken de gündemdeki konuları değerlendirirken de alışılmışın dışında, farklı boyutlarla düşünür; ancak söylenmesi gerekeni net bir şekilde söyler.

Şahin’in herkesi kucaklayan tavrının AK Parti İl Başkanlığı vazifesinde de devam edeceğini düşünüyorum. Hatta benim iddiam şu: Şahin’in AK Parti İl Başkanı olması, genel siyasetteki yumuşama ve iletişim kurma sürecinin bir sonucudur. Afyonkarahisar’da doğruya doğru, yanlışa yanlış diyecek; hatalı icraatı farklı partilere oy veren vatandaşları küstürmeden eleştirebilecek bir isim Şahin.

Daha yakın bir tarihte Sultandağları’ndaki maden çalışması ile ilgili köylülerin açtığı davada “Afyonkarahisar’da İliç manzaraları yaşamayalım” diyen bir avukat aynı zamanda…

Gelelim 3’üncü Başkan’a…

Kelime oyunlarını seven bir gazeteci olarak “AkKENT Konseyi” diye başlık atmak isterdim; ama başlık içeriğin esasını anlatmalı. İş insanı, ATSO Meclis Üyesi ve Belediye Meclis Üyesi Ahmet Akkent, Afyonkarahisar Kent Konseyi Başkanı oldu. Akkent, sektöründe kaliteli üretim yapan başarılı bir iş insanı. Eşi Melike Akkent ile bundan yıllar önce köy okullarını ziyaret ederek fen bilimlerini anlatırdı. Ben de bir ziyarete katılmıştım. Öğrencilere bilim sevgisini aşılıyorlardı.

Kent Konseyi Genel Kurulu’na katılan sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin Akkent’i oybirliğiyle seçmesi önemli bir başarıdır. “Akkent ne yapacak” sorusunun cevabını ilerleyen günlerde bulacağız, ama en azından “Atatürk fotoğrafını kaldıralım” gibi gereksiz bir tartışma çıkmayacağını biliyoruz.

Her 3 Başkan’a başarılar diliyorum; siyasetteki yumuşama ve iletişim kurma çalışmalarından ülke olarak kazançlı çıkacağımızı düşünüyorum.

 

 

GAZETECİLİK YEMİNİ

Gazeteci büyüğümüz Mehmet Abdioğulları ile 2013 yılında Ordu’da Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu toplantısına gitmiştik. Toplantı dönüşünde yaptığımız bir sohbet sonucu Gazetecilik Yemini’nin yazılması ve bu yemine sadık gazetecilerin yetişmesi ile mesleğin saygınlığının artacağı kanısına varmıştık. Abdioğulları ile istişaremizden sonra, Gazetemiz Kocatepe’nin sahibi, büyüğümüz Sezer Küçükkurt’a ve görüşlerine değer verdiğim Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Türker Göksel’e danıştım.

Şu an Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Bursa Bölge Müdürü olan Ali Fuad Gölbaşı, Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun, iletişim uzmanı Eren Gökyer, o dönem gazeteci olan İsmail Çavdar ile de görüşerek yeminin ana hatlarını oluşturduk.

Gazetecilik Yemini’nin kurumsallaşması ile hem bir çerçeve çizilecek; hem de gazeteciliğin “yemin edilerek başlanan meslekler” kategorisine alınması sağlanacaktır.

Benim talebim, Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın katıldığı bir toplantıda bu yeminin Afyonkarahisar’daki gazeteciler tarafından topluca okunmasıdır. Böylece Afyon, iletişim alanında da kendinden bahsettirecektir.

Merak eden olursa, Gazetecilik Yemini metnini paylaşıyorum:

Gazeteciliği doğru bilgiyle yapacağıma; şantaj, kişisel menfaat sağlama, ihaleyi kazanma gibi saiklerden uzak duracağıma, maddi çıkarlara tamah etmeyeceğime, yazdıklarımı itibar ve nüfuz için değil, toplumun yararlanması için kamuoyuyla paylaşacağıma, haber yaparken ırk, dil, din ayrımı gözetmeyeceğime, toplumun faydasını, mağdurun sesini gündeme getirmek hevesiyle hareket edeceğime, güçlünün değil, haklının yanında yer alacağıma; kalemimi asla amacı ve işlevi dışında kullanmayacağıma, yayıncılıkla ilgili mahkeme kararlarına uyacağıma, teyit ve tekzip unsurlarını gözardı etmeyeceğime, etik ilkesini etiketle sınırlı bırakmayacağıma, çocukların ruh sağlıklarını olumsuz etkileyecek haberler yapmayacağıma, mesleğimi icra ederken dezavantajlı gruplara pozitif ayrımcılık yapacağıma; bilgi, başka bir meslektaşımın veya basın kuruluşunun ise o kaynağı haberde belirteceğime, haberin namusuna halel getirmeyeceğime, herkesin cevap hakkının bulunduğunu bilerek cevap hakkı kullanmak isteyen tarafların bu hakkı kullanmasını sağlayacağıma, makam sahipleriyle belirli bir seviye ile iletişim kuracağıma, kayıt dışı olarak söylenmiş bilgileri, haber kaynağının ismiyle ya da haber kaynağını belli edecek şekilde yazmayacağıma, haber kaynağımı her ne şart olursa olsun açıklamayacağıma, meslektaşlarımla dayanışma halinde olacağıma, meslektaşıma nezaket çerçevesinde davranacağıma, meslekte öğrendiklerimi benden sonra bu mesleği yapacak arkadaşlarıma öğreteceğime şerefim, haysiyetim ve kutsal bildiğim değerlerim üzerine yemin ederim.”

 

 

MÜMİN SEKMAN’DAN GAZETECİLERE TAVSİYE

Türkiye’de yazdığı kitaplarla yeni bir çığır açan Mümin Sekman, “Her Şey Seninle Başlar” isimli kitabında başarıya ulaşmak isteyen bir gazeteciye, hepimizin uygulayabileceği planlamayı tavsiye ediyor.

Verdiği seminerden sonra bir gazetecinin kendisini tanıttığını ve çalıştığı kurumdaki çekişmeler sebebiyle bir türlü istediği atılımı yapamadığını söylediğini belirten Sekman, gazeteciye “Gazetede yayınlanmayacağını bile bile günde kaç haber yazıyorsun?” diye soruyor.

Gazetecinin konuyu merak etmesi üzerine Sekman şöyle diyor:

Her gün, en az bir saat, gazetene haber olarak girmeyeceğini bile bile, sırf antrenman olsun diye bazı haberler üzerinde çalışmalısın. İşini yaptığın sürenin en az yüzde 10’u kadar vakit ayırıp işini iyi yapma antrenmanı yapmalısın. Bu zeki insanların gizli başarı mesaisidir. Harcanan değil, başarıya yatırım yapılan bir zamandır.

Bir haber seç ve onu sürekli; daha farklı, daha ilginç ve daha iyi yazmaya çalış. Haberi yapışkan hâle getir, okuyanın beynine saplanıp kalsın! Rastgele bir haber olabilir. Üzerinde oynayacağın hamur haberini seçtikten sonra, o haberi kafanda çevirerek farklı şekillerde yazmaya çalış…

Sekman, tavsiyesinin devamında “dünyaca ünlü bir yazar olsan, bu haberi nasıl yazardın” diye soruyor, dünyanın farklı yayın kuruluşlarına göre haber dilinin geliştirilmesini öneriyor.

Sekman, “Araştırmalara göre birinci sınıf yetenek istiyorsan en az on bin saat zaman harcamalısın! Haber yazma becerisi kas hafızana kaydedilmeli. Birinci sınıf mesleki beceri böyle oluşur” diyor.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER