BİZ ZENGİN  BİR ÜLKEYİZ!

BİZ ZENGİN BİR ÜLKEYİZ!

Millet düşmanlarının her daim iştahını kabartan, türlü komplolarla daima karşılaşan, insanî değerlerini korudukça daha da yükselmeye mukdedir güçlü bir ülkeyiz. Bağımsızlık ve istiklaline düşkünlüğümüz başka ülkelerinkinden kat be kat fazladır.
Bizi biz yapan değerlerimize, gelenek ve törelerimize sahip çıktıkça daha ileri, daha güçlü olacağımızı bilen şer güçler, bundan rahatsız olarak, ihanet alanlarını hazırlıyorlar. Uyanık olmak ve bu ihanetlere karşı benliğimize daha da sıkıca sarılmak zorundayız.
“Türk toplumunda geleneğin belirleyici rolünü yitirmesiyle, kabul gören birçok insanî değer-yardımlaşma, hayırseverlik, birlik beraberlik-yok olmakta ve ilişkiler işler ve çıkar üzerine inşa edilmektedir.
Ahilik, İslam dini ve ona bağlı olan geleneğin etkisi altında gelişip işlerlik kazanan sosyal yönü ağır basan bir ekonomik sistemdir.
Kapitalizm ise hız ve rekabet mottosuyla, geleneksel değerlerin içini boşaltarak değişim değerini biricik kılan bir sistemdir”(1)
Ahiliğin, hayat bulduğu ve toplumumuza hayat buldurduğu dönemlerde, Türklere EMEK VERMEDEN PARA kazanılamayacağını öğreten, üretici-tüketici, Devlet-Millet toplumdaki tüm fertlerin barış içerisinde yaşamasını öğütleyerek, bölge halkının hem sosyal, hem de ekonomik anlamda bilinçlenmesini sağladığını görüyoruz.
KURALLARA BAK! SANA YAKIŞANI YAP!
İnsanların hırsızlık yapmaması, başkasının malına el uzatmaması kuralına ELİNİ TUTMAK,
Dedikodu, iftira yalan ve kötü sözlerden uzak durması kuralını DİLİNİ TUTMAK,
Kimsenin namusuna, şeref ve haysiyetine göz dikmemesi kuralı BELİNİ TUTMAK,
İnsanlara cömert davranmak, düşkünlere yardım için keseyi açmak ELİ AÇIK OLMAYI,
İnsanlara misafirperver olmaları için kapılarını açık tutması KAPININ AÇIK OLMASI, kuralları manzumesidir.
Günümüz Anadolu’sunda az da olsa yaşamasına rağmen büyük şehirlerde yok olmaya başlayan bu değerleri yaşamak ve yaşatmak herkesin menfaati; millî devletin görevidir.
“Ahilik anlayışında din, dil, ırk fark gözetmeden herkese eşit davranılmaktadır.
İnsan zengin ya da fakir olabilir; ahilikte vurgu yapılan durum, ikisi arasındaki farkın fazla olmamasıdır. Ahilik, çalışmayı, üretmeyi, alınteri ile kazanmayı kural kabul ederek tembelliğe, adaletsizliğe karşıdır”(2) Oturduğu yerden para kazanılmasına karşıdır.
Yer altı ve yerüstü doğal zenginliklerimiz, aynı anda dört mevsimi yaşayabildiğimiz cennet vatanımızla biz gerçekten zengin bir ülkeyiz. Taşına, toprağına, havasına, suyuna, buram buram tarih kokan, medeniyetleri barındıran Anadolumuz yeni medeniyetlerin kurulacağı Muhteşem Türkiye’yi bekliyor.
Tarihine, gelenek ve törene sahip çıkarak ve bunu gelecek nesillere aktararak hem Allah’a, hem tarihe hem de kendine düşen sorumluluğu yerine getirmiş ol.
(1) İbrahim Ayan, özelleştirme Shf. 68 Akıl-Fikir Yayınları
(2) A.g.e. Shf. 71

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi