BİZE ÇOK UZAK – ÇOK YAKIN ÜLKE Ç İ N (VI)

BİZE ÇOK UZAK – ÇOK YAKIN ÜLKE Ç İ N (VI)

WU WEİ
SALAR TÜRKLERİ VE ÇİN’DEKİ MEKKE
Kubilay Han’ın doğduğu kentten ayrıldıktan sonra, uzunca bir yol katederek akşam saatlerinde Wu Vei kentine gelmiştik. Kente girişti bizi Dostluk Kurumu görevlileri karşılamışlardı. Bu kentin Liang Zhou oteline götürüp, beni kral dairesine yerleştirmişlerdi!… Esasen Çin’de nereye gidersek gidelim, en iyi otelin, en iyi odasında konuk ediliyordum.
Wu Wei merkezinde 860 bin kişi yaşıyordu. Vilayetin toplam nüfusu ise 1 milyon 860 bin kişi idi. Buraya tahıl üssü diyorlar; buğday, mısır, patates, darı gibi ürünlerin yetiştirildiğini söylüyorlardı. Tibet Özerk İlçesi de bu vilayete bağlıydı. Buraya gelirken 3000 metre rakımlı dağlardan geçmiştik. Tibetliler bu dağları teraslayıp ekip biçiyor ve harmanlıyorlardı. Arı gibi çalışan insanlar görmüştük; kimileri tarlada ekin biçiyor, kimileri hayvan otlatıyordu. Bu özerk içlenin merkezi Tien Cu’da son model japon, Amerikan arabaları görülüyordu.
Otele yerleştikten sonra, M.S.180 yılına ve Han Hanedanı’na ait bir mezara götürmüşlerdi. Burası 1969 yılında bir sığına açarken bulunmuştu. Yıldırım Tapınağı denilen bu mezardan çıkarılan tarihi eserler, Gansu müzesine götürülmüştü. Daoizm Manastırının altındaki bu mezardan savaş düzeninde 99 asker heykeli, arabalar, 99 adet bronz eser çıkarılmıştı. Mezardaki bir odada karı-koca, oğul-kız olmak üzere 4 kişilik bir aile iskeleti vardı. 19,34 metre uzunluğu olan mezarda bulunan bir mühürden anlaşıldığına göre, mezar bir generale aitti.
LAN COU
19 Ağustos 1997 sabahı kahvaltıdan sonra Wu Wei’den ayrılıp, yola çıkmıştık. Yol çok bozuktu ve 280 km. yolu 5 saatte katedebilmiştik. Zira yol trafiği yoğundu… Nihayet batının en büyük kenti Urumçi’den, kuzeyin en büyük kenti olan Lan Cou’ya gelmiştik. Burada bize rehberlik ve ev sahipliği edecek kişi ÇHC Siyasi Danışma Komitesi Gansu temsilcisi, Milletler Din ve Yurt Dışındaki Vatandaşlar, Denizaşırı Göçmenler Komitesi Başkanı Ma Dı Şiang adlı, ama kendisine Musa denilmesini isteyen bir Müslümandı. Musa 2 kez Hacca gittiğini söylemişti. Yardımcısı Cang Çang da bizimle ilgilenecekti.
Lan Cou, Gansu Eyaleti’nin başkenti idi. Burada ilk olarak, Müslüman bir Huey’in işlettiği lokantada karnımızı doyurmuş, sonra aslında Devlet Konuk Evi olan Ning Wozhuang adlı otele gitmiş ve ben VİP bölümündeki 8421 no.lu kral dairesine yerleşmiştim.
Biz gelmeden bir gün önce burada 7.Ulusal Lian Cou Ticaret Fuarı açılmıştı. Kent baştan başa bayram yerini andırıyordu. 400 yabancı tüccarın davet edildiğini, 10 bin dolayın irili ufaklı firmanın fuarda yer aldığını söylemişlerdi.
Benim Lan Cou’ya ikinci gelişimdi. Ama itiraf etmeliyim ki, burada muazzam bir gelişme kaydedilmiş ve tanınmayacak hale gelmiş, büyümüştü. Kent merkezinde 1 milyon, tüm vilayette 3 milyon insan yaşadığını söylemişlerdi.
Lan Cou’ya bağlı 3 ilçe, 6 belde olup, nüfusu 2 milyon 800 bindir. Merkez nüfus ise 1 milyon dolayındadır.
Lan Cou’da demir-çelik, petrol ürünleri, tekstil ile ilgili sanayi tesisleri bulunmaktadır. Bir anlamda iki dağ arasında bulunan kentin ortasından Sarı Nehir akıp gidiyor. Halk bu nehiri ana olarak görmekte olup, 1988 yılında görkemli bir Sarı Nehir Anası Heykeli dikmiş. İnançlarına göre bu nehir olmasaymış Çin olmazmış!… Oysa bu nehir zaman zaman taşarak, halka büyük sıkıntılar yaratmıştı. Tarih içerisinde batıya geçiş bu nehir üzerinden yapılırmış ve bu yüzden burada bir gümrük kontrol noktası varmış. O tarihte koyun tuluklarıyla oluşturulan sal ile yolculuk edilirmiş.
Lan Cou’da dağlar teraslanarak, tarım alanları açılmış ve meyva ağaçları dikilmiş. Bu dağlardan birisine, Bay Taşan (Beyaz Pagodalı Dağ)’a çıkıp, Moğol Yüen imparatorunun yaptırdığı görkemli pagodayı görmüştüm.
Kent içinde gezerken. çok sayıda cami gördüm. Başlarında beyaz namaz takkeleri bulunan çok sayıda Huey vardı. Gansu Eyaletinde 3400 cami, 300 den fazla Buda Mabedi olduğunu söylemişlerdi.
Gansu Eyaletinde 44 azınlık millet olduğunu söylemişlerdi. Eyalet nüfusu 24 milyon olup, azınlıklar yüzde onunu oluşturuyordu. Bunlar arasında, İslâm dinine inanan Huey, Dun Şian (Dungan), Bauan, Salar, Kazak, Uygur toplulukları var. Güneybatı Gansu’da Ti Şı Şa Özerk İlçesi’nde Salar’lar ile Bauan ve Dunşian’lar yaşamaktadır, ki sayıları 30 bin dolayındadır. Salar’ların sayıları 10 bindir. Rehberlerin bana söylediklerine göre, Müslümanların 3 mezhebi ve 24 fraksiyonu bulunmaktadır!… Nin Na Özerk Bölgesi’ndeki bir camiye “Çin’deki Mekke” diyorlardı.
***
Daha önce de geldiğim Lan Cou kenti büyük ölçüde değişmişti. Modern yapılar inşa edilmiş, camiler onarılmış, yeni camiler yapılmıştı. Bu kez gördüğüm Çin’de, İslâmiyete özel bir önem verilmiş gibiydi. Sokakta gördüğüm erkeklerin başlarındaki namaz takkelerinin çokluğu dikkati çekmişti. Her yerde Huey denilen Çinli Müslümanların işlettiği irili ufaklı iş yerleri, Müslüman lokantaları görülüyordu. Bu iş yerlerinin tabelalarında ay-yıldız vardı.
Modern mağazaların sayıları çok artmıştı. Bunların bazılarında lüks mallar satılıyordu. Fiyatlar da bize göre daha ucuzdu.
Uygur Türkleri ile bütün Çin seyahatlerimde beraber olmuş; Uygur Özerk Bölgesi’nin pek çok kentinde bulunmuştum. Zaman zaman Kazak ve Kırgız Türkleri ile de görüşme olanağı bulmuştum. Bu kez Yugur (Sarı Uygur) Türkleri ile görüşmüş, yemek yemiş, kimi gelenekleriyle ilgili bilgiler ve kitaplar almıştım… Seyahatimin son bölümünde Salar Türkleri ile de tanışmış olmakla memnun ve mutlu olmuştum.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi