BOP’UN MÜELLİFİ, DARBENİN SAHİBİ

BOP’UN MÜELLİFİ, DARBENİN SAHİBİ

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından kısa bir süre “birlik” hâlinde olsak da yine ayrılmaya başladı üsluplarımız.
Şucular, bucular, bu taraftakiler, ötedekiler, berikiler, senciler, benciler…
Birbirine “şerefsiz” diyen mi ararsınız, kendilerine yapılan zulmü ispatlamak iddiasında olanların kanlı fotoğrafları sosyal medya hesaplarında paylaşanları mı…
Hemfikiriz olduğumuz konu şu: Askeri darbe başarılı olsaydı, bugün baskının arttığı, sıradan bir çavuşun bile tam yetkilerle donatıldığı bir Türkiye’ye uyanacaktık.
Siyaset kurumunun sınavı asıl şimdi başlıyor.
Siyaset kurumu, kendisine yönelik tehditi elbette en ağır bir şekilde savuşturacaktır; fakat yöntem, askeri darbenin sivil hâli şeklinde ve baskıyı artırmak mı olacaktır; yoksa titiz bir çalışmayla sadece suçluların cezalandırılmasını sağlamak mı…
Darbenin başarısız olmasından sonra “Bu bir kurgu” diyenler oldu. Bu tezi savunanlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk Havaalanı’nda “Silahlı terör örgütü değil diyorlardı. İşte gördünüz silahları da var” minvalindeki açıklamasını örnek gösteriyorlar.
Bu tezi savunanlar, darbe girişimi ile mücadele edildiği sırada “Başkanlık Sistemi” çağrılarının gelmesinden dem vuruyorlar.
Darbe girişiminin sonuçları, bu komplo teorisiyle birlikte insanın aklını kurcalıyor.
Kazanan her hâlükârda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu.
Yarın “Başkanlık’a geçelim” dese, büyük bir itirazla karşılaşmaz bu ortamda.
Fakat darbe girişimini Erdoğan mı yaptırmıştır?
Burada isterseniz, sadece bir kaynaktan bilgi aktarayım:
Emre Uslu, yıllarca Fethullah Gülen Cemaati ile birlikte çalışmış, 17-25 Aralık operasyonlarına kadar hükümete yakın çevrelerden de itibar görmüş bir yazar. 17-25 Aralık operasyonlarının ardından yurtdışına gitti. “Kaçtı” diyenler de var.
Emre Uslu, Twitter’da “22 Temmuz’da dönüş biletimi hazırlayın” yazmış. Bu bir işaret.
Fakat daha büyük işaret şu: Emre Uslu, darbe girişiminden sonra asker içinde NATOcularla Avrasyacılar arasında bir çekişme olduğunu, NATO kanadının darbe girişiminde bulunduğunu, Avrasyacı kanadın galip geldiğini ve darbeyi püskürttüğünü belirtti.
Şaka gibi isme sahip olan Yurtta Sulh Konseyi’nin korsan bildirisinde “NATO’ya bağlıyız” vurgusunun yapılması zaten dikkatimi çekmişti.
Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Emre Uslu böyle yazdıktan sonra daha rahat söyleyebilirim:
Amerikancı darbe tutmadı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Amerika’ya sesleniyorum. Gülen’i teslim edin” çağrısı da aslında Fethullah Gülen ile ilgili gelmedi bana.
Asıl mesaj Büyük Ortadoğu Projesi haritasının müellifi ve uygulayıcısı Amerika Birleşik Devletleri’ne.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi