BÜROKRATİK VESAYET

BÜROKRATİK VESAYET

2021 yılı bütçesi meclis genel kurulunda yapılan görüşmelerin ardından CHP, İYİ Parti ve HDP’nin muhalefet şerhlerine rağmen kabul edildi. Görüşmeler sırasında milletin vekilleri milletin bütçesi hakkındaki görüşlerini ve eleştirilerini paylaştı. “Şeriat her şeyin üzerindedir. Şeriat bizim hukukumuzdur” diyen milletvekillerine de tanık olduk, “Türkiye’de yoksulluk sorun olmaktan çıktı. Refahı paylaşıyoruz” diyen bakana da. Hatta CHP’li Grup Başkan Vekili Engin Altay’ın “Milletin midesine bir şey giriyor, kuru ekmek giriyor” eleştirisine “İyi ya, o zaman aç değildir” diyen AKP Milletvekili Şahin Tin’e tanıklık ettik.
Beğenirsiniz beğenmezsiniz, katılırsınız ya da katılmazsınız seçilmiş milletvekillerinin düşünceleri ve karşılıklı eleştirileri bunlar.
Ancak bu görüşmelerde asıl dikkatimi çeken şey atanmış bürokratların seçilmiş milletvekillerine, milletin oylarıyla seçilen milletvekillerine karşı yaptığı konuşmalardı.
“Diktatör Franco’nun Türkiye’deki temsilcileri bize laf atmaya, çamur atmaya çalışmıştır. Franco’nun ruhu bugün CHP’de yaşıyor, bizde değil.” diyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay.
Seçilmiş milletvekillerine “Haysiyetsizler. Haysiyetsizler. Haysiyetsizler” diyen atanmış İçişleri Bakanı
“Sabahtan beri yalan konuşuyorsunuz” diyen atanmış Adil Karaismailoğlu gibi atanmış bakanlar gördük.
***
AKP iktidara geldiği yıllarda en çok “Askeri Vesayeti kaldıracağız” cümleleri kurardı. Vatandaştan bunun için oy istedi. Geçen 19 yılda Milli Güvenlik Kurulu, Silahlı Kuvvetler terfileri ve ardından Ergenekon, Balyoz, Casusluk Davaları gibi davalarla bırakın askeri vesayeti Türk Silahlı Kuvvetlerini darmadağın ettiler. Evet artık askeri vesayet kalmadı.
Bugün gelinen noktada artık Bürokratik Vesayetten söz etmek hiç de yanlış değil. Bugün artık Cumhurbaşkanı tarafından atanmış bürokratlar “Hakimiyetin Kayıtsız Şartsız Milletin Olduğu” Mecliste, milletin seçilmiş Milletvekillerine hakaret edip, ağza alınmayacak sözler söyleme cesaretin kendilerinde bulabiliyorlar.
Niye?
Çünkü Millet Meclisi’nin artık bir yaptırımı yok. Atanmış bürokratları denetleme yetkisi yok. Eleştirmeye, gereğinde görevden alınmasını teklif etmeye yetkisi yok.
Örneğin bu bütçe tasarısı mecliste bulunan tüm milletvekilleri tarafından, 600 Milletvekilinin tümü tarafından reddedilse ne olacak biliyor musunuz? Hiç birşey. Bütçe geçen yılın bütçesi üzerinden yeniden değerlenme oranında artırılarak yürürlüğe girecek.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile tek kişi bütün ülkeyi istediği yönetiyor. Sistemin kurgulandığı referandumda ortaya atılan itiraz gerekçeleri bugün bir bir karşımıza çıkıyor. Bu sistemin ortay çıkardığı tahribatı önlemek yıllarımızı alacak.
Dün askeri vesayetten bahsedenler bugün Bürokratik vesayeti dayatıyorlar.
Son Söz; “Doğru iktidara gelmez, sadece düşmanları yok olur” Fransız atasözü

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

  1. ORTADA NE ANAYASA-NE TBBM.
    NE DEMOKRASİ NE BÛROKRASİ
    HÎÇBÎR ŞEY KALMADI..
    LAF VAR ÎŞ YOK BİR MUHALEFET BİR GÛN OLSUN TAVIR KOYAMADI.ADETA İKTİDARI BUNCA YIL SADECE
    UYARDI. GEREĞİNİ YAPAMADI.
    SİZLER GERÇEKLERLE HALKI UYARIRKEN BAZI
    MV.SADECE ŞOV YAPTI, GAZ ALDI HALKI OYALADI..
    HER YER. BECERÎKSÎZLERÎN ELÎNDE KALDI..
    TC. SÎZÎ. GÎBÎ ATATÛRKÇÜLERE AYDINLARA ÇOK İHTİYACI VAR .

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi