DOLAR 17,9258 0.13%
EURO 18,3412 0.13%
ALTIN 1.032,33-0,10
BITCOIN 409126-4,25%
Afyonkarahisar
26°

AÇIK

04:22

İMSAK'A KALAN SÜRE

CEMAATLE NAMAZ KILMANIN ADABI – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
16 Temmuz 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 16 Temmuz 2014 Çarşamba 03:00:00
  Camiye giderken vakarlı olmak, hem de gösteriş izlenimi vermemek lazımdır. Normal bir şekilde yürünür. Koşulmaz, pek hoş olmamakla birlikte hafifçe acele edilebilir. En güzeli vakit gelmeden hazırlık yapıp, yola vaktinde çıkmak ve vaktinde camiye gelmektir.
Camide Kur’an okunuyor, namaz kılınıyor vaaz ediliyor ve hutbe okunuyorsa camide bulunanlara ve namaz kılanlara selam verilmez. Tenbihü’l – Gâfilin’de denilir ki:
“Mescidin ilk hakkı eğer oturanlar varsa selâm vermektir. Hiç kimse yoksa veya mescitte bulunanların hepsi namazda ise şöyle selam vermek gerekir: “Esselâmü aleynâ ve alâ ıbâdillâhi’ssâlihin – Selam bizim üzerimize ve Allah’ın sâlih kulları üzerine olsun.””
Müezzin kamet getirmeye başlamış sa camiye gelen kişi, vaktin sünneti de olsa hiç bir şekilde nafile namaz kılamaz. Hemen cemaate katılır. Bunun istisnası sadece sabah namazının sünnetidir. İmam selam vermeden cemaate yetişebileceğini tahmin ederse sünneti kılar, aksi halde hemen imama uyar.
Öğle veya cuma namazının sünnetine başladıktan sonra cemaatin farza durması durumunda veya hatibin hutbeye çıkması durumunda iki rekât tamamlanınca selam verilir. Maliki, şafi ve Hanbelîler cemaatle kılınan farzın kaçırılmasından endişe edildiği takdirde nafile namazın hemen kesilebileceğini söylemişlerdir. Hanefilere göre yalnız bir rekât kaçıracağını tahmin eden kimse namazı kesmeyip iki rekât kılıp selam verir; üçüncü rekata başlamış olan kimsede dördüncü rekatı tamamlar.
— Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki:
“Kargaların buğday tanesini toplaması gibi, süratle namaz kılmayı, yırtıcı bir hayvan gibi secdede ellerle dirseklerin yere dayanılmasını, devenin kendisine yer tahsis ettiği gibi kişinin cami de yer ayırmasını yasak etmiştir.” (Ahmed. İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir, Aydın Yayınevi: 1/748)
Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki
“Sizden biriniz cemaate kıldırdığı namazı uzatmadan kısa olarak kıldırsın, çünkü cemaatin içinde tahammül edemeyen, ihtiyar, hasta ve acele bir işi olan kimseler bulunabilir. Tek başına kılıyorsa namazını dilediği kadar uzatabilir.” (Ahmet. İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir, Aydın Yayınevi: 1/696)
Namazda Düzgün Saf Tutmak
Cemaatle namaz kılarken safların son derece düzgün olmasına dikkat etmek gerekir. Allah’ın rahmeti ve bereketi düzgün saflar üzerinedir.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:“İnsanlar ezan okumanın ve namazda ilk safta bulunmanın sevabını bilselerdi, sonra bunları yapabilmek için kur’a çekmek zorunda kalsalardı, mutlaka kur’a çekerlerdi. Şüphesiz ilk safta namaz kılanlara Allah rahmet, melekler de dua (ve istiğfâr) eder.” (Buhârî, Ezân 9, 32)
Bunun üzerine biz:- Yâ Resûlallah! Melekler Rablerinin huzurunda nasıl saf bağlayıp dururlar? Diye sorduk. Şöyle buyurdu:
– “Onlar öndeki safları tamamlayıp birbirine perçinlenmiş gibi bitişik dururlar.” (Müslim, Salât 119)
Müslüman, bulunduğu yerin şartlarına göre en güzel biçimde davranmalıdır. Bir Müslüman mescitte otururken de, ibadet ederken de belli edeplere uymak zorundadır. Sâffât suresinde, meleklerin ilâhî huzurda duruş tarzları ile namaz kılanların saf bağlayıp durmaları birbirine benzetilmektedir. Nitekim bu surenin ilk ayetinde Allah Teâlâ meleklerden bahisle “Saf bağlayıp duranlara… Yemin ederim ki” buyurmakta, 165. ayetinde de namaz kılanlardan “Biz, o saf-saf dizilenlerdeniz.” diye söz edilmektedir. Namaz kılan Müslümanlar, Allah’ın huzurunda bulunduğunu hatırlayarak, o yüce mevkide meleklere benzemeye çalışmaları gerekmektedir.
İmamın bir komutan edasıyla safları düzgün olarak tutturması ve daha sonra namaza başlaması sünnettir.
Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor ki
“Namaz kılarken saflarda boşluk bırakmaktan kaçınınız.” (Taberani. İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir, 1/702)
Namazda hemen imamın arkasında safa duracak şahsın imamın abdestinin bozulması veya imamın hastalanması durumunda namazı kıldıracak, yanılırsa uyaracak kadar bilgi ve dikkat sahibi olması gerekir.
Ebû Mes`ûd radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre şöyle dedi:Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaza başlayacağımız zaman omuzlarımıza dokunarak şöyle buyururdu:
“Safları düz tutunuz. İleri geri durmayınız. Sonra kalpleriniz de birbirinden farklı olur. Aklı başında ve bilgili olanlarınız benim arkamda, onlardan sonra gelenler daha arkada, daha sonra gelenler daha arkada dursunlar.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.