Çevre Tırı gecikir, belki hiç gelmez

Çevre Tırı gecikir, belki hiç gelmez

Murat Arısoy 23 Nisan 2010 Cuma 03:00:00
  Gazetedeki bilgisayarda 3 ayrı program var. 3 ayrı programın da içeriği hemen hemen aynı. Birinci programın başlığında “20-24 Nisan 2010 tarihleri arasında Afyonkarahisar ilini ziyaret edecek olan eğitim tırının programı” yazıyor.
İkinci programın başlığında “21-25 Nisan 2010 tarihleri arasında Afyonkarahisar ilini ziyaret edecek olan eğitim tırının programı” kelimelerine yer veriliyor.
Üçüncü programın başlığında da “22-26 Nisan 2010 tarihleri arasında Afyonkarahisar ilini ziyaret edecek olan eğitim tırının programı” ibaresi bulunuyor.
Aynı tırın 3 ayrı programı…
Üçüncü programın belge isminde “Çevre Tırı-Son Hâli” yazıyor.
Ama 22 Nisan geliyor… Bir bakıyoruz ne tır var ne kamyon. Yetkilileri arıyoruz. Yetkililer, bir arızanın olduğunu, tırın gelişinin bir gün daha ertelendiğini söylüyorlar.
ÖNCE ZONGULDAK’A GİTTİ
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın internet sitesinde Çevre Tırı ile ilgili ilk haber düştüğünde tırın, Afyonkarahisar’a geleceği duyurulmuştu. 21 Nisan 2010 tarihinde yine Çevre ve Orman Bakanlığı’nın internet sitesinden yapılan açıklamaya göre Çevre Tırı ilk olarak Zonguldak’a gitmiş. Oradaki çocuklar, tırı gezmişler, Bakan Eroğlu’nun tırı gezenlere hitaben yazdığı mektup okunmuş.
23 NİSAN’DA İLİMİZDE…
Bu durumda Çevre Tırı, Afyonkarahisar’dan önce Zonguldak’a “uğramış” oluyor. Bu yazının yazıldığı saatlerde Çevre Tırı’nın Afyonkarahisar’a ne zaman ulaşacağı tam olarak bilinmiyordu. Daha doğrusu, gece geç saatlerde Afyonkarahisar’da olacağı zannediliyordu. Belki de 23 Nisan Törenleri’ne denk gelmesi hayırlı oldu. Ancak o zaman, programın baştan öyle düzenlenmesi gerekmez miydi?
Ard arda 3 ayrı programın düzenlenmesi, daha sonra o üç programa da uyulmaması, normal bir şey de acaba ben mi fevri düşünüyorum?
BAKAN UYARMIŞTI
Programa uyulması konusunda Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun ne kadar hassas olduğunu biliyoruz. Afyonkarahisar’da bir otelde düzenlenen Koordinasyon Toplantısı’nda gecikenleri “Toplantı başlamıştır. Kapıları kapa-talım. Girişler bitsin” diye uyardığını, o programı takip eden gazeteciler iyi hatırlar. Bakan’ın Afyonkarahisar’daki uyarısının her anlamda dikkate alındığını umuyorum.
ULUSAL EGEMENLİK…
Bu arada, günün anlam ve önemini de unutmamak lazım. Bugün 23 Nisan. O çok ezberlenen dizelerdeki gibi neşe dolup dolmayacağımız bilinmez. Ama 23 Nisan’ın yalnızca Çocuk Bayramı olmadığını hatırlamamız gerek. 23 Nisan 1920, Kurtuluş Savaşı’nı yöneten merkezin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunu müjdeler. Yani kuruluşla kurtuluş aynı doğrultuda ilerler. Dualarla açılan Meclis’in amacı aynı zamanda milli iradeyi tecelli ettirmektir. Dolayısıyla milli irade kavramının vücut bulduğu yerin Meclis olmasında, o Meclis’in de askerler tarafından kurulmasında her kesimin alacağı dersler olmalı.
ANAYASA’DAKİ MADDE
Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde kabul edilen düzenlemelerden biri çok önemli: Anayasa’nın 90’ıncı maddesinde yapılan değişiklikle uluslararası sözleşmeler, ulusal kanunlardan üstün hâle geldi.
Böylece “ulusal egemenlik” ile “uluslararası egemenlik” arasında bir ters düşme olduğunda “uluslararası egemenlik”ten yana kararlar alınacağını kabul etmiş bulunuyoruz. 23 Nisan’ı kutlarken Avrupa Birliği ve diğer süreçleri de iyi irdelemeli ve az zamanda çok ve büyük işler yapma azmindeki atalarımızın mirasına sahip çıkmalıyız.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi