DOLAR 17,9621 0.22%
EURO 18,3248 0.37%
ALTIN 1.031,540,85
BITCOIN 4305403,33%
Afyonkarahisar
24°

HAFİF YAĞMUR

02:00

YATSI'YA KALAN SÜRE

ÇOCUKLARA ŞEFKAT – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
9 Ekim 2010 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 9 Ekim 2010 Cumartesi 03:00:00
  Büyük-küçük çocuklarımıza sevgi ve şefkat göstermek, sevip öpmek sünnettir. Resûlullah efendimiz, evine gelen küçük çocukları sevip başlarını okşar, evin içinde oynamalarına da izin verirdi. Enes bin Mâlik hazretleri anlatır: Resûlullah, çocuklara karşı da insanların en şefkatlisi idi. Oğlu İbrâhim’in süt annesi, Medîne’nin bir kenarında otururdu. Kadının kocası demirci idi. Resûlullah’la bu eve sık sık giderdik. Varınca demircinin dumanla dolmuş evine girer, çocuğu kucaklar, öper ve bir müddet sonra dönerdi. Bir torunu ve kendi oğlu İbrâhim ölünce de ağlamış, Abdurrahman b avf:
“Sizde mi ağlıyorsunuz Yâ Resûlüllah!” deyince şefkat âbidesi Peygamberimiz şöyle demiştir:
“Bu ağlayış merhamettendir. Göz ağlar, kalp mahzun olur, fakat biz sadece Rabbimizin hoşnut olacağı şeyi söyleriz. İbrahim! Senden ayrıldığımız için gerçekten mahzun demiştir” (Buhari)
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: (Çocuklarınızı çok öpün, her öpüşte Cennetteki dereceniz yükselir.) [Buhârî] Çocuk kokusu Cennet kokusudur.) [Taberânî] (Çocukları sevip okşayın, onlar gönül meyvesi, göz nûrudur.) [Ebû Ya’lâ] (Çocuk sevgisi, cehennem ateşine karşı perdedir. Çocuklara iyilik etmek, Sıratı geçmeye sebeptir. Onlarla beraber yiyip içmek, Cehennemden kurtuluştur.) [Şir’a] (Cennetteki “Sevinç sarayı”na, ancak çocukları sevindirenler girer.) [İ.Adîy] (Çocuksuz bir evin bereketi olmaz.) [Ebûşşeyh]
Bir bedevî, “Yâ Resûlallah, siz çocukları sevip öpüyorsunuz. Vallahi biz hiç öpmeyiz” dediği zaman, ona, “Şefkat ve merhamet duygusu olmayana ne diyeyim?” buyurdu. (Buhârî)
Peygamberimizin on sene hizmetinde bulunmuş olan Hz. Enes anlatıyor: “Ben ailesine karşı Hz. Peygamberden daha şefkatli olan hiç kimseyi görmedim. Oğlu İbrahim süt annesindeyken, beraberinde biz de olduğumuz halde O, çocuğunu görmeye Medine’nin kenar mahallesine giderdi. Süt annesinin kocası demirci olduğu için ev duman dolu olurdu. Hz. Peygamber duman dolu eve girer, çocuğunu kucağına alarak koklar ve öper, bir süre sonra da dönerdi” (Buhari) Hz.Ömer, birini bir göreve ta’yin eder. O zat, görev emrini almak üzere Hz. Ömer’in huzûruna gelir. Hz.Ömer’in çocuğunu öptüğünü görür. (Benim birkaç çocuğum var, ama hiç birini öpmem) der. Hz.Ömer’in şekli değişir (Senin küçüklere, şefkatin, merhametin yok. İnsanlara nasıl merhamet edersin? Verilen görevden seni azlediyorum) buyurarak vazife emrini imzalamaz. Torun sevgisi, evlâd sevgisinden daha ileridir. Resûlullah efendimiz, namaz kıldırırken secdede, torunu Hz. Hasan, mübârek omzuna çıkıp oturdu. Resûlullah efendimiz, secdeyi uzatınca, sahabeden, “acaba vefât mı etti” diye düşünenler oldu. Namazdan sonra secdeyi niçin uzattığını soranlara buyurdu ki: (Secdede iken torunum omzuma çıktı. Gönlü oluncaya kadar indirmediğim için secde uzadı.) [Nesâî] Bir zât, Resûl-i ekremin, Hz. Hasan’ı öperken görünce, (On oğlum var, hiçbirini öpmem) dedi. Resûlullah efendimiz, (Merhamet etmeyen, merhamete kavuşamaz) buyurdu. (Buhârî) Resûlullah efendimiz, Hz. Hasan’ı bir dizine Hz. Hüseyn’i de öteki dizine oturtur, bağrına basar, sonra da (Yâ Rabbî, bunlara rahmetini ihsân et, bunları seviyor, bunlara şefkat duyuyorum) derdi. (Buhârî) Peygamber efendimiz, Hz. Hasan’ı öptükten sonra Eshâb-ı kirâma buyurdu ki: (Çocuk çekingendir, hâli bilinmez, belki üzüntülüdür.)
Namaza her şeyden daha çok değer veren Hz. Peygamber (sav): “Uzun kılmak niyetiyle namaza dururum, derken bir çocuk ağlaması işitir, annesine keder vermesin diye kısa keserim” buyurmuştur. (Buhari)
KIZ ÇOCUKLARININ FAZİLETİ
Dinimizde, kadının ve kız çocuklarının fazîleti büyüktür. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: (Kızlarınızı altın ve gümüş ile süsleyin! Elbiseleri güzel olsun! İ’tibâr kazanmaları için en güzel hediyelerle ihsânda bulunun!) [Hâkim] (Kız çocuğunu güzelce terbiye edip, Allah’ü Teâlâ’nın verdiği ni’metlerle bolluk içinde yedirir giydirirse, o kız çocuğu onun için bir bereket olur, Cehennemden kurtulup kolayca Cennete girmesine vesîle olur.) [Taberânî] (İki kız evlâdına güzel muâmele eden, mutlaka Cennete girer.) [ibni Mâce] (İki kızı veya iki kız kardeşi olup da, mâişetlerini güzelce sağlayanla Cennette beraber oluruz.) [Tirmizî] (Çarşıdan aldığı şeyleri, erkek çocuklardan önce kız çocuklarına verene ALLAH, rahmetle nazar eder. ALLAH, rahmetle nazar ettiğine de azâb etmez.) [Harâitî] (Çarşıdan turfanda meyva alıp evine getiren, sadaka sevâbı alır. Getirdiği meyveyi, erkek çocuklarından önce kız çocuklarına versin! Kadınları, kızları sevindiren, ALLAH korkusundan ağlayanlar gibi sevâb kazanır. ALLAH korkusundan ağlayanın bedeni de Cehenneme harâm olur.) [İbni Adîn] (Üç kızına, ihtiyâçtan kurtulana kadar iyi bakan, yedirip giydiren, elbette Cenneti kazanır.) [Ebû Dâvüd] (Üç kız veya kız kardeşinin geçim veya başka sıkıntılarına katlananı, ALLAH’ü teâlâ Cennete koyar.) Eshâb-ı kirâmdan biri, “iki tane olursa da aynı mıdır?” diye suâl edince, Peygamber efendimiz “Evet, iki tane olursa da aynıdır” buyurdu. Başka birisi, (Ya bir tane olursa?) diye suâl etti. Cevabında buyurdu ki: (Bir tane de olsa gene aynıdır.) [Hâkim, Harâitî] Görüldüğü gibi, kız ve kadınlara değer vermeyenler, Müslümanlığı bilmeyen kimselerdir. Müslüman, dinini iyi öğrenip kadına lâyık olduğu değeri vermelidir!

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.