DARÜŞŞAFAKA

DARÜŞŞAFAKA

Kelime anlamı -Şefkat Yuvası- anlamına gelen Darüşşafaka. Padişah Abdülaziz’in fermanıyla- Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye Derneği tarafından yetim ve parasız çocukları eğitmek amacıyla 28 Haziran 1873 yılında kurulmuştur. Türkiye tarihinin ilk sivil örgütlenmesi olan bu okul yurdumuza bir çok aydın-bilim adamı ve eğitimci yetiştirmiştir. Parasız yatılı-özel statülü bir okul olan Darüşşafaka durmadan güçlenerek çağa ayak uydurarak binlerce çocuğun hayatını değiştirmiştir. 150 yıllık tarihinde kendini daima geliştirmiş bir eğitim programı uygulamıştır. 1955-1956 öğretim döneminde İngilizce eğitim veren kolej statüsüne geçmiştir. 1971 yılında ilk kez kız öğrenciler alınarak karma eğitime geçmiştir. 2012 yılında babası ölmüş çocukların yanı sıra annesi ölmüş çocukların da Darüşşafaka’da eğitim görmesinin önü açılmıştır. Türk İslam çocukları-ibaresi de –Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı- olarak değiştirilerek çağa uyarlanmıştır. Yusuf Ziya Paşa 1863 yılında Kapalıçarşı esnafına okuma-yazma, matematik öğretmek amacıyla yukarıda adını verdiğimiz derneği kurmaya karar verdiğinde ne Birleşmiş Milletler ne de UNİCEF vardı. Sosyal devlet ve sosyal sorumluluk kavramları bilinmiyordu. Bundan 150 yıl önce yaşları 24 ile 38 arasında değişen beş Osmanlı aydını bu topraklara iyiliğin tohumlarını ekti. O tohumlar yeşerdi, kök saldılar. Bir eğitim çınarına dönüştü. Bu okulda yetişmiş ünlü kişilere bir göz atalım. Salih Zeki. 1864 yılında yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Önce annesini daha sonra da babasını kaybeden Salih Zeki büyük annesi tarafından mahalle mektebine verilmiştir. Bu okulda yaramazlığı nedeniyle öğretmenin isteği üzerine okuldan alınarak bir esnafın yanına çırak olarak verilmiştir. 10 yaşında Darüşşafaka’ya alınmıştır. 1882 yılında okulu birincilikle bitirmiştir. Salih Zeki, Osmanlı Türk matematik bilgini, bilim tarihçisi ve astronomdur. Salih Zeki olmasaydı bilim dünyamız ne kadar eksik olurdu. 1901 yılında evlendiği romancı Halide Edip’in ilk eşidir. “Darüşşafaka olmasaydı belki okur-yazar bile olamazdım.” diyen Aziz Nesin, fikir ve edebiyatçı Ahmet Rasim, Türkiye’de Çocuk Psikiyatrisini kuran Rıdvan Cebiroğlu, ultrasonun tıpta kullanılmasını sağlayan Prof. Adnan Sokullu, resim sanatında usta olan Mahmut Cuda, ünlü karikatürist Tekin Aral bu okulun yetiştirdiği büyük değerlerdir. Eğitimde fırsat eşitliğine önem veren bu kuruma girişler her yıl açılan sınavlarla oluyor. Sınavlar sadece bilgiye dayalı olmuyor. Sınavın birinci bölümünde genel bilgi düzeyinde Türkçe-Matematik soruları, ikinci bölümde ise öğrencilerin algılaması ve yorumlamalarını ölçmek için genel yetenek soruları yer alıyor. Sınava Türkiye’nin her ilinden annesi ya da babasını kaybetmiş maddi durumu yetersiz 4. sınıf öğrencileri katılabiliyor. Sınavda başarılı öğrencilerin maddi durum kontrolleri yapılıyor. Yönetim kurulu üyeleri çocukları evlerinde ziyaret ediyor. Çocuklar kampüse geldiklerinde sağlık kontrolleri yapılıyor. Tüm bunların sonunda her yıl 100’ün üzerinde yeni öğrenci Darüşşafaka’ya adım atıyor. Bu öğrenciler lise sona kadar 8 yıl boyunca tam burslu ve yatılı olarak eğitim alıyor. Ulu Önder Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım 28 Kasım 1921 tarihinde 20 bin kuruşluk bağışla okulun öğrencilerine destek olmuştur. Bugün Darüşşafaka’da öğrencilerin diledikleri zaman mevsim meyveleri yiyebilme imkanı sunma geleneği de Zübeyde Hanım’dan kalma bir mirastır. Öğrenciler-okul koridorlarında bulunan sepetlerdeki meyvelerden diledikleri zaman diledikleri kadar yiyebiliyorlar. Darüşşafaka’da halen 433 kız, 472 erkek toplam 905 öğrenci öğrenim görüyor. Kız öğrenci oranı yüzde 48 olan okulda 72 ilden öğrenci vardır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi