DENK – Kocatepe Gazetesi

DENK – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy 20 Nisan 2010 Salı 03:00:00
  Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, İkbal Gıda’nın da ödül aldığı gecede bir konuşma yaptı. Ergün konuşmasında özetle, Anadolu’daki zengin birikimden bahsederek bu birikimin “Marka” hâline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Ergün’ün bu açıklamasından kısa bir süre sonra evde “Denk” marka kireç sökücü gördüm. Hemen ambalaja baktım, bir alışveriş merkezi tarafından Kütahya’da bir şirkete yaptırılmış. Kalitesi veya fiyatı konusunda bir bilgim yok. Bununla birlikte moda deyimle “Kuzey Ege”de “Denk” adlı bir ürünü görmek hoşuma gitti. Çünkü bu coğrafyada “Tamam, işler yolunda, onaylandı, iyi, güzel” anlamlarına gelen “Denk”, yine bu coğrafyanın bir markası hâline gelebilir.
HAYATIMIZDAKİ ÖNEMLİ
BİR KELİME
Hatta bu ürünün reklamı da yapılabilir.
-Çamaşırlar nasıl, iyi yıkandı mı?
-Denk…
Bu yanıt karşıda hem sıcak hem de soğuk bir yansıma bırakır. Sıcaktır, çünkü yanıtı veren kişi, soru soranla samimiyetine güvenerek “Denk” demiştir. Aynı zamanda soğuktur, zira “Denk” dedikten sonra karşı tarafa pek bir cümle söyle şansı bırakmaz.
Ürüne geri dönersek: Denk kelimesi Nihat Ergün’ün kastettiği değerlerden biri olabilir. Bunun önünde engel yok. Bunun gibi örnekleri çoğaltırsak “Kuzey Ege” bulunduğu konumdan daha iyi bir yerde olur.
BUNUN DA MERKEZİ
KÜTAHYA’DA
Hoş, bu şirketin de merkezi Kütahya’da, ama artık o kadı kızındaki kusur olarak kabul edilebilir. Tabii “Kuzey Ege” deyince aklımıza hemen Kuzey Ege Kalkınma Ajansı geliyor. Afyonkarahisar’daki randevularına geciken bir Ajans Genel Sekreteri’nin geçen hafta yaşadıklarını biliyoruz. Bu Ajans’ın başarılı olması, biraz da 4 ilin birlikte çalışmasına bağlı. Yatırımlar, neye göre belirlenecek, hangi ile öncelik tanınacak? Daha doğru soru da şu galiba:
Kuzey Ege Kalkınma Ajansı’nın yatırımları, Kütahya merkezli dalgalar hâlinde mi genişleyecek? Aklıma takılan soru bu.
AĞAÇLANDIRMA SEFERBERLİĞİNDE YEDİNCİYİZ
Aklıma takılan tek konu bu değil elbette. 2009’un sonlarında, 2010’un başlarında Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Afyonkarahisar’ın ağaçlandırma seferberliğinde Türkiye birincisi olduğunu açıklıyordu. Her katıldığı toplantıda Afyonkarahisar’ın bu konuda örnek olduğunu dile getiren Eroğlu, şehrin bir plaketi hak ettiğini vurguluyordu.
15 Nisan 2010’da Çevre ve Orman Bakanlığı’nda bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda 2008 ve 2009 Ağaçlandırma Seferberliği’ndeki başarılarından dolayı Ankara, Mersin ve Konya Valileri’ne plaket verildi.
MESELE PLAKET ALMAK DEĞİL
Peki ya Afyonkarahisar? Afyonkarahisar, ağaçlandırma çalışmalarında ilk 10’daydı. Ancak plaket töreninden anlaşılıyordu ki ilk üçte değildi. Oysa Afyonkarahisar’daki toplantılardaki konuşmalara bakarak plaket almaya hazırlamıştık kendimizi. Olmadı.
Burada sorun, plaket alıp almamak değil. Mesele, iyi bir gelişmeye kendimizi hazırlayıp o gelişmenin gerçekleşmemesinin verdiği üzüntü.
Hani oyuncak alınma vaadiyle susturulan ama oyuncak alınmayınca oyuncağı unutacağı sanılan çocuklar var ya, onlar gibi oluveriyoruz birden. Oyuncağı unutmuyoruz da unutmuş gibi yapıyoruz. Bilinçaltımızda yer ediyor oysa her alınmayan oyuncak ve her defasındaki suskunluğumuz.
İLK 100’DE 4 AFYONLU
Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan söz açılmışken, Bakanlık’ın internet sitesinde gördüğüm bir ayrıntı dikkatimi çekti. “Ağaç ve Tabiat” ve “Meteorolojinin Günlük Hayatımızdaki Yeri, Önemi, Etkileri” başlıklı sunum yarışmasında Afyonkarahisar’dan 4 öğrenci ilk 100’e girmiş. İlk bakışta sayı az geliyor. Bununla birlikte Bakan’ın memleketinden 4 öğrencinin ilk 100’e girmesi, öğrenciler arasında çevre bilincinin geliştiğini gösteriyor olabilir. Ayrıca hemen hemen her şehirden öğrencinin katıldığı yarışmada 4 Afyonkarahisarlı kardeşimizin bulunması, önemli geldi bana.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi