EDEP YA HU – İSLAM HAYAT TARZI İÇERİSİNDE KÖLELİK ANLAYIŞI VE UYGULAMASI YOKTUR

EDEP YA HU – İSLAM HAYAT TARZI İÇERİSİNDE KÖLELİK ANLAYIŞI VE UYGULAMASI YOKTUR

Bugün sizlerle Gerçek Hürler ve Gerçek Köleleri ayetlerdeki Allah misalleri üzerinden konuşmaya başlayacağız. Bu başlık altında göreceğimiz Allah misallerinin ayetleri Nahl-75, Nahl-76, Rûm-28 ve Zümer-29.
Bu Allah misallerinde Rabbimiz yine Halifetullah vasıflı insanın çok önem vermesi gereken, onun için çok önemli olan konuyu tekrar farklı bir başlık altında ve farklı bir misalle sunuyor. Biz inananlara evire çevire bizim için çok önemli tek konu anlatılıyor yine. “Bir misal verdim kulum, oradan anla. Oradan olmadı kulum, buradan anla. Ya kulum, o misal olmadıysa bu misalden anla!” diyerek aynı konuyu bize farklı misallerle veriyor ki dünya ve ahiret için en önemli olan meselemizi fark edelim… Dikkat edilecek olursa, ayetlerdeki Allah misalleri Allah’ın kullarına büyük bir merhametidir.
Evet, ana başlığımız Gerçek Hürler ve Gerçek Köleler. İnşaAllah konuyla ilgili Allah misallerini, ayetlerin meallerini birlikte okuyalım.
Nahl (75): “Allah, hiç bir şeye gücü yetmeyen, başkasının malı olmuş bir köle ile katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızktan gizli ve açık olarak harcayan (hür) bir kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olurlar mı? Doğrusu hamd Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.”
Nahl (76): “Allah, şu iki kişiyi de misal verir: Onlardan birisi dilsizdir, hiç bir şey beceremez ve efendisinin üstüne bir yüktür. Onu nereye gönderse bir hayr getiremez. Şimdi, bu adamla, doğru yolda yürüyerek adaleti emreden kimse eşit olur mu?”
Rûm (28): “Allah size nefslerinizden bir misal getirmektedir. Mülkiyetiniz altında bulunan köleler içinde, size verdiğimiz rızıklarda birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekineceğiniz derecede sizinle eşit (haklara sahip) ortaklarınız var mı? İşte, Biz ayetlerimizi aklını kullanacak bir kavim için böylece açıklıyoruz.”
Zümer (29): “Allah, çekişip duran birçok ortakların sahip olduğu bir adam (köle) ile yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı misal olarak verir. Bu ikisi eşit midir? Hamd Allah’a mahsustur. Fakat onların çoğu bilmezler.”
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki İslam hayat tarzı içerisinde kölelik anlayışı ve uygulaması yoktur.
Kölenin ne olduğunu fark edebilen ve anlayabilen birisi, yine fark eder ve anlar ki İslam insanlara kölelikten kurtulacakları bir hayat tarzı önermektedir. Ancak Kur’an ayetlerinin indirildiği dönemlerde kölelik hayatın çok normallerindendi. Daha sonra dünyada kölelik kaldırılmış ve kınanmıştır ama yine de yakın zamana kadar da uygulana gelmiştir.
Okuduğumuz ayetlerdeki Allah misallerinde kıyaslama kölelik üzerindendir. Mukayesenin kölelik üzerinden yapılması da çok anlamlıdır. Biliyorsunuz ki beyin kıyas yöntemini kullanarak akıl yürütür ve doğruları fark edebilir. İşte, hürriyet konusunun anlaşılabilmesi için de kıyas amacıyla kullanılabilecek en tesirli karşılık, yani hürriyete karşılık kullanılacak en etkili kelime, en tesirli kavram köleliktir. Dolayısıyla, normal yaşanan hayatın içerisinde köle olanlar veya köleye göre efendi olanlar veya böyle bir sistemde yaşayanlar, “köleye göre hür insan” ne demektir, bunu gayet iyi biliyorlardı. Çünkü yaşadıkları ortamda gözleriyle gördükleri bir kölelik sistemi vardı. Bu sebepten de Allah misali, o dönemin insanları için hürriyetin anlaşılabilmesi bakımından tam yerinde bir kıyaslama yapmıştır.
Bu ayetlerde “köle” denilince, dünyadaki insanın anladığı mana kullanılarak yapılan bir geçiş vardır. Allah misalinin yöntemini söylemeye çalışıyorum ki mana daha iyi anlaşılsın. Ayetlerde köle denilince, dünya insanının anladığı mana kullanılarak yani normal yaşanılan hayatta köle denilen durum, mana düşünülerek, bu manadan yapılan bir atlamayla fark edilmesi ve anlaşılması istenen bir kölelik sistemi vardır. İşte bu kölelik sistemi, bu ayetlerin indiği günlerde de daha önceki günlerde de, daha sonraki günlerde de, yani kıyamete kadar devam edecek kölelik sistemidir. Bu ayetlerdeki Allah misallerinin anlaşılmasını sağlama açısından, bu açıklanan yöntemi önemseyin lütfen: Yaşanılan hayatta köle derken anlaşılan mana kavranacak ki zaten o dönemde veya köleliğin devam ettiği dönemlerde kişiler yaşadıkları hayatta onu biliyorlar. Bu mana hatırlandıktan sonra, bizim için ise bu mana kavranıldıktan sonra esas köleliğin ne olduğu anlaşılsın istenmektedir. Özellikle de ayetlerin indiği dönemde onlar öyle bir ortamda yaşıyorlardı ki fiilen kölelik vardı, kölelik o hayatta yaşanan bir olguydu. İşte Allah misallerinin vermek istediği kölelik sistemi, o manadan bir geçişle ulaşılacak bir kölelik anlayışını işaret ediyor, açıklıyor, öğretiyor. Demek ki anlamamız gereken asıl kölelik var, Allah indinde kölelik olan; işte bu misallerden yararlanarak onu anlamaya çalışacağız.
Evet, her yaşanan çağın gerçeği olan durum budur; hayat içerisinde Gerçek Hürler ve Gerçek Köleler vardır. Allah misallerinin görmemizi istediği ama normal gözle gözükmeyen bir esas kölelik sistemi ve “gerçek köleler” var; bir de fark etmemiz istenen “gerçek hürler” var. Gözükmeyen! Peki, nasıl göreceğiz?
Şöyle: Gözümüzle gördüğümüz dünya hayatı içerisindeki gördüğümüz kölelik sisteminden, köleliğin ve hürriyetin ne olduğunu anlayarak, görerek, o manadan geçerek, Allah misallerinde zahiren anlatılan kölelik anlayışı üzerinden geçiş yaparak, gözükmeyen bu kölelik sistemini fark edeceğiz. Okuduğumuz ayetlerdeki Allah misalleri o sistemi fark etmemizi istiyor. Diyor ki: Ey, inandım diyenler, ey gerçek hürriyeti arayanlar; size anlattığımız bu sistemin içerisinde gerçek hürler ve gerçek köleler var, onu fark edin…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi