EĞİTİM-2

EĞİTİM-2

Şu pandemi döneminde eğitimin ne kadar önemli olduğunu anlamış oluyoruz. Sağlık kurallarına uyma dengeli beslenme, doğal, oburluk yapmadan beslenme, başkalarının sağlıklarına zarar verecek davranışlar kaçınma ancak bilgi ve eğitimli kişilerden beklenir. Bir çıkmazda olan eğitimimizin sorunları pandemi ile birlikte oldukça sıkıntılı bir döneme girmiştir. Bunun nedenlerini öğrenmek ve anlayabilmek için Türk ve İslam eğitim tarihimize bir bakalım. İslam Dünyası eğitim ve kültür alanında en parlak dönemini Abbasiler döneminde yaşamıştır. Hz. Muhammet’in amcasının oğlunun sülalesinden Haşimilerin kurduğu Abbasiler Devleti Halifeliği Emevilere in elinden alarak yönetim merkezini Şam’dan Bağdat’a taşımışlardı. Bağdat Farca vergi anlamına geliyor. Başkentin adı da Sasani Tanrısına verilen vergidir. Sasaniler dördüncü büyük İran Hanedanı ikinci Pers İmparatorluğunu kuranlardır. Bu da çok iyi bilinen tarihi gelişmenin pek bilinmeyen bir iki ayrıntısıdır. Abbasilerin devrinde gerçekleştirilen eğitim ve kültür atılımları İslam Rönesansı gibidir. Bu İsla Rönesansı Osmanlı İmparatorluğuna hiç yansımamıştır. Günümüzde bunun sıkıntısını her alanda çekiyoruz. Ünlü Abbasi Halifesi Harun Reşit döneminde Yunanca ve Latinceden 900’den fazla eser Arapçaya çevrilmiştir. İslam dünyasının tanınmış bilim adamları ve düşünürlerinin hepsi bu dönemde yetişmişlerdir. Matematikçi Harezmi Avrupa’da 15. yüzyıldan beri biliniyordu. İbni Rüst, İbni Sina gibi filozof ve bilim adamlarının eserleri bu devirde Arapçadan Latinceye, çevrilmiştir. Yine İbni Sina’nın Tıp Ansiklopedisi 22 kez basılmıştır. Heysemin’in fizik kitabı 17 yüzyıla kadar Avrupa ülkelerinde ders kitabı olarak okutulmuştur. Bize perspektifini Avrupalı rönesans sanatçıları tarafından icat edildiği öğretilişti. Heysemin’in bu konu ile ilgili Kitabü’l Menazir (optik) adlı bir kitabı olduğu ve Avrupa’da okutulduğunu öğreniyoruz. Perspektifi üç boyutlu nesnelerin çizim tekniği. Acıklı olan Türk İslam toplumlarının bunlardan habersiz yaşamalarıdır. Bu acıklı duruma sebep olan matbaanın Osmanlı’ya 300 yıl geç gelmesidir.
Abbasi Rönesansı cahilliğimizin ve geri kalmışlığımızın nedeninin Müslümanlık olmadığını kanıtlamıştır. Bu İslami gelişmeler, diğer İslam ülkeleri ile birlikte Osmanlı Devleti tarafında da devam ettirilmemiştir. Osmanlı Devleti eğitimde Avrupa ile arasındaki açığı kapatabilmek için son yüzyılında Avrupa tipi okullar açar. Osmanlının bu son eğitim hamleleri daha çok askeri ve mülki okullar olmuş. Topluma yeteri kadar ulaşamamıştır. Ayrıca Osmanlı eğitim sistemi eşitlikçi ve karma değildir. Cinsiyet ayrımı vardır. Toplumu kaynaştırmak yerine kültürel ayrılıklar yaratır. Bireyler değil kul yetiştirmeyi esas alır. Medreselere hiç okuma-yazma bilmeyenler dahi girebilmektedirler.
Osmanlı Devleti, Batı karşısındaki askeri üstünlüğünü kaybetmesiyle birlikte bu sorunun çözümünü Batı tarzı okullar açmakla buldu.
Özetle Osmanlı Devleti’nin 19. Yüzyılda reform hareketleri savaşlar nedeni ile toplumun tüm kesimlerine ulaşamamıştır. Bu reform hareketleri Kurtuluş mücadelesi barıyla sonuçlanıp Başöğretmen Atatürk tarafından gerçekleştirilecektir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi