ET-NÜFUS-ÜRETİM

ET-NÜFUS-ÜRETİM

Türkiye’nin en büyük halıcılarından, dev iplik imalatçılarına, ilaç sanayinin en önemli aktörlerinden, sanayici kuruluşlara kadar son zamanlarda para sahibi olan pek çok kimse hayvancılığa merak sardı. Son 4-5 yıldır bu tür büyük çarkların başında olan firmaların yeni yeni hayvancılık yatırımlarına başladıklarını, binlerce baş hayvan sayısı ile ifade edilen besi tesisleri kurdukları kamuoyunca bilinen bir gerçek. Afyonkarahisar’ın merkezi ile birlikte ilçelerinde de bu tür yatırımlardan başlayanlar olduğu gibi, planlananlar olduğu da biliniyor.
Piyasalardaki bu büyük oyuncuların etkisi arttıkça fiyatlarda da bir kıpırdanma oluyor. Senelerce belli bir baraj sınırı bir türlü aşamayan et fiyatları, belli bir süreç sonunda o barajı yerle bir ettiği gibi, tarihinde görülmemiş noktalara ulaşıyor. Hal böyle olunca sesler yükseliyor ve devlet piyasaya müdahale ediyor. Devlet yetkilileri bas bas bağırıyor “Spekülasyon var” diye. Ama isim adres yok. Sadece spekülasyon olduğu ortada. Aslında adres belli ama müdahale edilemiyor. Çünkü “serbest piyasa” ekonomisi var. Ceza, yaptırım uygulanamıyor.
Tüm bu hengâmede en büyük darbeyi yine sıradan vatandaş yiyor. Kredi çekip ahırına hayvan koyan köylü de, kasaptaki eti seyretmekle yetinen vatandaş da, hayvan kesemeyen, kesse de satamayan kasap da kara kara düşünüyor.
Piyasada “et fiyatları düşmeye başladı” sevinci başladı. Kasap ve marketlere de kısa sürede yansımaya başlamış gibi görünüyor bu düşüş. Her ne kadar düşüş başlasa da geri dönülmez bir yola da girilmiş durumda. İthal et kapıda. Zaten yerlerde sürünün hayvancılık muhtemelen belini uzun bir süre doğrultamayacak. Allah besicinin ve köylünün yardımcısı olsun…
Kalıcı bir çözüm önerebilen yok. Öte yandan uzmanlar uyarıyorlar: Diyorlar ki; “Nüfusumuz artıyor. Tarımda üretim nüfus kadar artmıyor. İşte o nedenle, tarım ürünlerinin ve dolayısıyla gıda maddelerinin fiyatı yükseliyor. Et pahalılaşıyor, sebze pahalılaşıyor. Et üretimi, ayçiçeği üretimi, pamuk üretimi yetersiz olunca ithalat zorunluluğu ortaya çıkıyor. Kendi üreticimiz işsiz iken, başka ülkelerin üreticilerine iş imkânı yaratıyoruz. Borçlanarak bulduğumuz dövizleri onların cebine koyuyoruz.”
Uzmanların çizdiği bu tablo karşısında insan ne söylese boş değil mi?

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi