GAZİ’YE VURMAK – Kocatepe Gazetesi

GAZİ’YE VURMAK – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy 1 Nisan 2010 Perşembe 03:00:00
  Afyonkarahisar’da birkaç gün önce yaşanan bir olay, hepimizin dikkatini çekti. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şubesi Başkanı İsmail Kumartaşlı ile Antalya’dan gelen ve Dernek’in ismini kullanarak dergi satmaya çalışan birkaç kişi arasında tartışma yaşandı. Tartışmadan sonra Antalya’dan gelen “kafile”den bir kişi Kumartaşlı’ya arkadan yumruk attı. Ardından olaylar büyüdü. Polis devreye girdi.
Halk arasında “Burası Afyonkarahisar. Burayı bilmiyorlar daha” sesleri yükseldi. Evet, burası Afyonkarahisar ve burada milli-manevi değerlere halk sahip çıkar. “Gazilik” kelimesi ise hem dini hem milli öğeler içerir. Bu durumda Afyonkarahisar’da bir Gazi’ye vurmak için, bunu aklından geçiren kişinin sağlıklı düşünemiyor olması gerek.
CÜMLENİN DİĞER ANLAMI
“Burası Afyonkarahisar” sözünün bir diğer kısmı ise beni rahatsız etti. Antalya’da Gazi’ye vurulabilir miydi örneğin? Hakkari’de, Şanlıurfa’da, İzmir’de, Samsun’da… Gaziantep’te Gazi’ye vurmak serbest olabilir miydi meselâ?
Gazi ne için gazi olmuş? Son dönemdekiler, terörle mücadele ederken gazi düşmüş. Daha öncekiler Kıbrıs’ta, daha öncekiler Kore’de, daha öncekiler İstiklâl Harbi’nde… Daha önceleri de… Hep vatan savunmasında mücadele etmiş gazi.
Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Bey’in babası kim? Ertuğrul Gazi. Gazi, cihat için de savaşmış bu durumda.
GAZA’NIN MÜBAREK OLMASI
“Gaza”nın mübarek olması da savaşa giden askerlerin yüreklendirilmesinden öte bir anlam taşıyor. Gazi ile aynı kökten gelen gaza, İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaşa verilen isim olarak karşımıza çıkıyor.
Kurtuluş Savaşı’nın Başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de Çanakkale Savaşı’nda gazi olduğunu hatırlatmak gerek.
Özetlemek gerekirse, gazilik kavramı, yalnızca Afyonkarahisar için değil, tüm Türkiye için önemli. Gazi’ye el kaldırmadan önce şöyle bir düşünmeli insan, “Ben ne yapıyorum” demeli. Yok, “para-mal-mülk” hırsı nedeniyle sinirlerine hâkim olamayanlar varsa Allah ıslah etsin onları da.
HİÇ IRAK’IN KUZEYİNE GİTTİM Mİ?
Bu sütunlarda Irak’ın kuzeyi üzerine yazılan bir yazı, bazı eleştirilere neden oldu. Eleştiriler, “Irak’ın kuzeyine kaç defa gittin ki bunu yazı-yorsun?” biçimindeydi. Evet, gitseydim belki daha iyi olur, nabzı daha iyi tutardım. Bununla birlikte, Irak’ın kuzeyindeki gelişmeleri takip edebileceğim kişileri tanıyorum, bilgiye ulaşabileceğim internet siteleri ve kurumları biliyorum. Dolayısıyla Irak’ın kuzeyi ile Türkiye arasındaki gelişmeleri incelemek için ille de Irak’ın kuzeyine gitme ihtiyacı hissetmiyorum.
Irak’ın kuzeyi ile ilgili gelişmeleri takip etmek için önce oradaki Türkmenlere bakmak gerek. Onlar ne hissediyor, ne düşünüyor?
Ardından Kukla Devlet’in düşüncelerini okuyabileceğimiz kaynaklar mevcut.
Tabii ki Türk Dışişleri Bakanlığı’nın faaliyetlerini de unutmamak gerek.
Birkaç gün önce, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Kukla Devlet yöneticilerinden Neçirvan Barzani, bir araya geldi. İlk bakışta sıcak mesajlar verildi gibi dursa da Neçirvan Barzani’nin şu cümlesi üzerinde iyi düşünülmeli:
“Toprağımızın kimseye karşı kullanılmasına izin vermeyeceğiz.”
Irak’ın kuzeyindeki topraklarda kim konuşlanıyor, hangi o kuvvet o konuşlananlara karşı harekât düzenliyor… Bir kere daha gözümüzün önüne getirelim.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi