• TARİH: 11.04.2021
HZ PEYGAMBERİMİZİN VE ASHABININ NAMAZI

HZ PEYGAMBERİMİZİN VE ASHABININ NAMAZI

Muharrem Günay 18 Mayıs 2019 Cumartesi 10:48:24
 

Hz. Peygamber (s.a.v.) bütün namazlarını huşû ve huzur içerisinde korku ve ümit içerisinde kılardı. Nitekim Mutarrıf (ra) babasından şöyle nakletmiştir:
“Hz. Peygamber (s.a.v.)’i namaz kılarken gördüm, göğsünden değirmen sesi gibi inilti çıkıyordu.” Başka bir rivayette ise; “Göğsünden kaynayan tencerenin sesi gibi ses çıkıyordu.” (Ebu Davud)
Hz. Peygamber (s.a.v.) namazlara çok büyük bir önem verirdi. Hz. Peygamber (s.a.v.) sabah namazının farzını, cemaate kıldırdıktan sonra, namazını kıldığı seccadenin üzerinde, güneş iyice doğuncaya kadar otururdu. (Müslim)
Hz. Peygamber (s.a.v.) daha sonra uzaktan yakından kendisini görmeye gelenleri kabul etmeye başlardı. Gelenler halka şeklinde etrafında toplanırlardı. O, çevresindekilere vaaz eder, öğütler verir, soruları cevaplandırırdı. İnsanlarla sohbet etmesi, onların dertlerini dinlemesi genellikle, kuşluk vaktinin girmesine kadar sürerdi. Kerahat vakit çıktıktan sonra iki rekat İşrak namazı kılar güneş iyice yükseldikten sonra da 2 rekattan 12 rekata kadar Duhâ (Kuşluk) namazı kılardı.
Peygamberimiz, her işini tam bir düzen içinde yapardı. İbadet zamanları, dinlenmek için ayırdığı saatler belli idi. Vakitlerini boş geçirmez, her dakikasını faydalı bir işle değerlendirirdi.
Peygamberimiz, Allah’ın en sevgili kulu olduğu halde Allah’tan çok korkar, kıyamet gününden endişe ederdi.
O, her an Allah’ı anar, ibadetten çok büyük haz duyardı. Geceleri kıldığı namazlarda uzun süre ayakta durmaktan ayakları bile şişerdi. Eşi Hz. Aişe O’nun bu durumunu görünce:
— Ey Allah’ın Resûlü! Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladığı halde kendine niçin bu kadar zahmet ediyorsun? Deyince, Peygamberimiz O’na:
—Allah’a şükreden bir kul olmayayım mı? Diye cevap vermiştir.
Ashab-ı Kiram’ın Namazı
Fudayl bin İyâz (r.a.) şöyle anlatıyor:
“Ashab-ı kiram sabaha girdikleri zaman saçları dağınık, renkleri sararmış şekilde bulunurlardı. Geceyi secde edici, rükû edici olarak geçirirlerdi. Bazen uzun müddet kıyamda kalırlar, bazen de uzun müddet secdeye kapanırlardı. Aziz ve celil olan Allah’ı andıkları zaman, rüzgârlı bir günde ağaç sallanır gibi sallanırlar; gözlerinden, elbiselerini ıslatıncaya ve yerde abdest suyu ölçüsünde eser bırakıncaya kadar yaş boşanırdı. Sabah olunca yüzlerine yağ sürerler, gözlerine sürme çekerler; halk içine sanki geceyi hep uykuyla geçirmiş gibi çıkarlardı.”
Sahabe-i kiram, namaza durdukları zaman kendilerini Allah korkusu ve azameti kaplardı.
Hazreti Hasan’ın abdest alırken rengi değişirdi. Biri: “Niye böyle oluyorsun?” Diye sorunca Hz. Hasan:
“- Azametli, mutlak kudret sahibi, her istediğini derhal yapan bir sultanın huzuruna dikilme zamanı gelmiştir” demiştir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi