İKİNCİ EL ARACIN AYIPLI ÇIKMASI SONUCU  GÖREVLİ MAHKEME

İKİNCİ EL ARACIN AYIPLI ÇIKMASI SONUCU GÖREVLİ MAHKEME

Ülkemizde son zamanlarda artan İkinci el araç satışlarında zaman zaman birçok problemler ile karşılaşabilmekteyiz. Özellikle İkinci el araç satışı sonucunda, satışa konu olan aracın, ayıplı çıkması ile hangi mahkemenin görevli olduğu hususunda tartışmalar süregelmektedir. İkinci el araç satışı sonucu aracın ayıplı çıkması halinde akıllara hemen görevli mahkemenin “Tüketici Mahkemeleri” olacağı gelmektedir. Tüketici Mahkemelerinin, İkinci el araç satışı sonucu aracın ayıplı olması halinde görevli mahkeme olarak bakacağı doğru ancak her ayıplı araç konusu söz konusu olduğunda görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olacağı doğru değildir.
Öncelikle burada dikkat edilmesi gereken durum söz konusu araç alış-satış işlemi “ticari veya mesleki faaliyet kapsamında” yapılıp yapılmadığının anlaşılması gerekir. Ticari veya mesleki faaliyet kapsamında veya bu kapsamda olmayan araç alış-satış işlemlerinde görevli mahkeme meselesi farklılık göstermektedir. Bu konu ile alakalı olarak da Yüksek Mahkemenin de bu doğrultuda kararları mevcuttur. Ticari veya mesleki faaliyet kapsamında araç alış-satış işlemi gerçekleşmemiş ise o takdirde görevli mahkeme “Genel Yetkili Mahkemeler” görevlidir. Eğer ticari veya mesleki kapsamda bir araç alış-satış işlemi gerçekleşmiş ise o zaman görevli mahkeme “Tüketici Mahkemeleri” görevlidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/2916 E., 2017/3730 K.
“…. Davalıların araç satımını meslek edinmediği, bu bağlamda davalıların yasada tanımlanan şekilde satıcı olmadığı ve taraflar arasında ilişkinin 6502 sayılı yasanın olduğu… o halde mahkemece genel mahkeme sıfatıyla davaya bakılarak karar vermesi gerekirken, tüketici mahkemesi sıfatıyla hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.”
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/3155 E., 2016/5362 K.
“…. Mal veya hizmet alımına dair ilişkinin Tüketici Kanunu kapsamında kabul edilebilmesi için, satıcı/sağlayıcı kişinin ticari veya meslek amaçla hareket eden bir kişi, mal veya hizmet alan kişinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmeyen bir kişi olması ve taraflar arasında sözleşme veya hukuki işlem bulunması gerekmektedir. Somut olayda, taraflar arasında araç satım sözleşmesi mevcut ise de, davalı, ikinci el aracı satan kişi olup, ticari veya mesleki amaçla hareket etmediğinden 6502 sayılı kanunun 3/1-(i) maddesi anlamında satıcı sıfatına haiz olmayıp, aradaki ilişki de tüketici işlemi değildir. Bu nedenlerle uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde çözümlenmesi gerekir.”
Yüksek Mahkemenin vermiş olduğu bu kararlar doğrultusunda ikinci el araç alış-satış işlemleri sonucunda ortaya çıkan ayıp halinde görevli mahkemenin hangisi olacağını net bir ayrım ile ortaya koymuştur. Burada dikkat edilmesi gereken husus; “Ticari veya mesleki amaçla hareket” kabiliyeti durumudur.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi