İMAN KALP  İLE TASDİKTİR

İMAN KALP İLE TASDİKTİR

İmanda önemli olan kalp ile tasdiktir. Bir kimse, Peygamberimizi, Allah tarafından getirdiği kesin olarak bilinen her şeyde kalbi ile tasdik ediyor ve doğruluğuna inanıyorsa -bunu her hangi bir sebeple dili ile ikrar etmese de- Allah katında Mü’mindir. Diliyle ikrar ettiği halde kalbi ile tasdik etmiyorsa, bu kimse her ne kadar insanlar yanında Mü’min ise de, Allah katında gerçekten inanmış değildir.
İmamı Mâturîdi’ye göre iman kalbin tasdikinden ibarettir. (Mâturîdi, Kitabu’t-Tevhid,35 vd.) Nitekim Kur’an-ı Kerim’de imanın yerinin kalp olduğuna ve imanın kalp ile tasdik olduğunu belirten ayetler vardır.
“Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları hâlde, ağızlarıyla “İnandık” diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin” (Maide 5/ 41)
“Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç.” (Nahl 16/106)
”Bedeviler, ‘İman ettik’ demektedirler. (Ey Muhammed) de ki, ‘Siz iman etmediniz fakat İslâm olduk deyin, çünkü iman henüz kalplerinize girmedi.” (Hucurat 49/ 14)
Büyük Müfessir Mücahid (H.21-103) Hucurat 49/ 14. âyet-i kerimenin Medine yakınında bulunan Benî Esed İbn-i Huzeyme kabilesi hakkında nâzil olduğunu söylemiştir. Bu kabile ganimet hevesiyle müslüman olduklarını söylemişlerdi. Bunlar bir kıtlık yılında Medine’ye gelmişler şahâdet kelimesini söylemişler ve Peygamberimize:
“- Biz, filân oğulları ve filân oğulları gibi size savaş açmadık, ailelerimizle geldik” dediler. Bu sözleri ile Peygamberimizden kendilerine sadaka yardımı yapılmasını istiyorlardı. Bunun üzerine bu âyet-i kerime indi. (Âlûsî, Ruhu’l-Meânî, Beyrut, c. XXVI, s.167, Mısır, 1353 H.)
Âyet-i kerimede Peygamberimize hitaben, “Sen onlara “Siz iman etmediniz de” denildikten sonra bu sözün açıklaması ayetin devamında bizzat Allah (c.c.) tarafından yapılarak, dil ile ikrarın iman için yeterli olmadığına dikkat çekilip, “çünkü henüz iman kalplerinize girmedi “. Denilmektedir. Bu ayeti kerimeden de anlaşıldığı gibi iman etmiş olmak için dil ile ikrar etmek yeterli değildir. Çünkü iman “dil ile ikrar” değil, “kalp ile tasdiktir.”
Kur’an-ı kerim’de dilleri ile inandık dedikleri halde gerçekte kalpleriyle inanmayanların varlığına dikkat çekilerek şöyle buyrulur:
“İnsanlardan öyleler de var ki, inanmadıkları halde Allah’a ve âhiret gününe (dilleriyle) inandık derler”. (Bakara 2/ 8)
Bir başka âyette ise inanmadıkları halde dil ile inandık diyen münafıkların cehennemlik olduklarına ve cehenneme gireceklerin en aşağı tabakasını teşkil ettiklerine dikkat çekilir:
“Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.” (Nisa 4/ 145)
İmamı Mâturîdi’ye göre iman sadece dil ile ikrardan ibaret olsaydı, Yüce Allah, münafıklar ve bedevi Araplar için böyle olumsuz ifadeler kullanmazdı. İmamı Mâturîdi münafıkların kalplerinde tasdik olmadığı halde inandık demelerini Allah’ı aldatma teşebbüsü olarak görmekte ve bundan dolayı ve münafıkların dilleriyle inandık demelerinin geçerli olmadığının ve onların yalan söylediklerinin (Nisa suresi 145.) ayetle tescillendiğini belirtmektedir. Ayrıca ayette onların yalanları sayesinde cehenneme gidecekleri ve inanmadıkları halde inanmış görünüp Allah’ı aldatma teşebbüsleri nedeniyle cehennemin en alt tabakasına atılacakları ifade edilmektedir.
İmamı Maturidi imanın kalp ile tasdik olmasının aklî delilini ise şu şekilde açıklar:
“İmanın hiçbir baskı ve zorlamanın olmayacağı bir yerde olması gerekir. Hiç bir baskı ve cebrin olmayacağı tek bir yer vardır orası da kalptir. (Maturidi Kitabu’t-Tevhid, 607)
Mâturîdi’ye göre ayrıca yeryüzünde dilsiz kimseler de vardır. İman dil ile ikrar olsaydı lal ve konuşamayan kimselerin arzu ettikleri halde iman etmeleri mümkün olmazdı. Bütün bu açıklamalar imanın gerçekleştiği yerin kalp olduğunu göstermektedir. (Maturidi,Kitabu’t-Tevhid, 607) Yine imanın sözlükte tasdik anlamında kullanılması ve bu konuda Müfessirlerin ve Arap dilcilerinin aynı görüşte olmaları bunun açık delilidir.(Mâturîdî, Te’vilât, Avadeyn, 47) (Ahmet AK,TC. Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri (İslam Mezhepleri Tarihi) Ana Bilim Dalı, Maturidi Kaynaklarda Maturidi ve Maturidilik, Doktora Tezi, Ankara 2006)
Dil ile ikrar, dünyada Müslüman olduğunun bilinmesi ve kendisine (cenaze namazını kılmak ve Müslüman mezarlığına defnetmek gibi) İslâm hükümlerinin uygulanması için, gereklidir. Eş’arî’lerin ihtiyarı da budur. Ebû Mansûr Mâturidî de bu görüştedir. (Şerhu Fıkhi’l-Ekber, s. 69.) Halk arasında meşhur olan; “İman, kalp ile tasdik ve dil ile ikrardır” sözünün anlamı da budur. Yoksa bir insanın Allah katında Müslüman olması için kalp ile tasdik yeterlidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi