• TARİH: 11.04.2021
İSLAM DİNİNİN TERÖRE BAKIŞI – Kocatepe Gazetesi

İSLAM DİNİNİN TERÖRE BAKIŞI – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay 29 Haziran 2010 Salı 03:00:00
  Terörün en genel anlamı, askeri olmayan hedeflere karşı siyasi amaçlı şiddet kullanımıdır. Bir diğer ifadeyle terörün hedefleri tamamen suçsuz olan sivil insanlardır. Tek suçları, teröristin gözünde “öteki taraf” olmaktır. Bu nedenle de terör, suçsuz insanlara karşı şiddet uygulanması anlamına gelir ve bunun hiçbir ahlaki mazereti yoktur. Bu, Hitler’in veya Stalin’in cinayetleri gibi, “insanlığa karşı işlenmiş suç”tur.
Bozgunculukla, masum insanları öldürmekle, isyanla ve zulümle yeryüzünde başarılı olabileceklerini zanneden insanlar çok büyük bir yanılgı içindedirler. Çünkü Allah terör ve şiddet anlamlarını da kapsayan her türlü bozgunculuk hareketini yasaklamış ve “… Şüphe yok ki, Allah fesatçıların işlerini düze çıkarmaz. Düzeltmez”(Yunus Suresi, 81) buyurmuştur.
Yeryüzünde bozgunculuk eden, zulüm eden nice toplumların nasıl helak edildikleri ve tarih sahnesinden silindikleri Kur’an’da şöyle anlatılır:
“Nice memleketler vardı ki, zulüm yaparlarken biz onları yok ettik. Artık damları çökmüş, duvarları üzerine yıkılmıştır. (Geride) Nice terkedilmiş kuyularla bomboş kalmış yüksek saraylar (bırakılmıştır.)”(Hac,22/45)
Rum/9- Onlar, yeryüzünde gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş baksınlar? Onlar, kendilerinden daha güçlüydüler. Toprağı sürmüşler ve onu, bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri delillerle gelmişlerdi. Demek Allah onlara zulmetmiyordu. Fakat onlar, kendilerine zulmediyorlardı.
Maide suresi 32- Bunun içindir ki, İsrâiloğulları’na: “Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur” hükmünü yazdık (farz kıldık)” buyrulur.
Ancak çağımızda dünyanın dört bir köşesinde terör, soykırım ve katliamlar yaşanmakta, masum insanlar hunharca öldürülmekte, suni sebeplerle birbirlerine düşman hale getirilen topluluklar ülkeleri kana bulamaktadır. Birbirlerinden çok farklı tarihlere, kültürlere ve toplumsal yapılara sahip olan ülkelerde meydana gelen bu olayların, her ülkede kendine özgü bazı nedenleri ve kaynakları olabilir. Ancak asıl nedenin İslâmiyet’in öngördüğü sevgi, saygı ve hoşgörüye dayalı güzel ahlaktan uzaklaşmak olduğu açıktır. Dinsizliğin bir sonucu olarak, Allah korkusuna sahip olmayan ve ahirette hesap vereceklerine inanmayan, bu nedenle de “nasılsa kimseye hesap vermeyeceğim” diye düşünen, her türlü insafsızlığı, ahlaksızlığı ve vicdansızlığı kolaylıkla yapabilen kitleler oluşmaktadır.
Müslüman, çevresinde yaşananlara tepkisiz kalmaz ve asla “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığında düşünmez. Çünkü O, Allah’a teslim olmuştur, O’nun yolundadır ve iyiliğin temsilcisidir. O halde uygulanan zulme ve teröre karşı duyarsız kalamaz. Gerek bazı örgütler gerekse bazı devletler eliyle işlenen teröre ve terör suçlarına karşı tepkisiz kalmak İslâmiyet’in ruhuna ters düşer. Hiçbir suç işlememiş masum insanları katleden terörün, gerçekte en büyük düşmanı Müslüman’dır. İslam dini, terörün her türlüsüne karşıdır ve daha en başından yani düşünce safhasında terörü engeller. Daima insanlar arasında barış ve adaletin hüküm sürmesini emreder ve insanları fitneden, kargaşadan ve bozgunculuktan sakındırır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi