İSRA, MİRAÇ VE MİRAÇ KANDİLİ – 1

İSRA, MİRAÇ VE MİRAÇ KANDİLİ – 1

Recep ayının 27.gecesi (23 Nisan 2017 pazarı pazartesiye bağlayan gece) Miraç kandilidir. Sevgili Peygamberimizin uyanıkken Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya oradan da gökyüzüne yükselip Cenâb-ı Hak’la buluşup, görüşmesine Miraç diyoruz.
Bu olay Kur’an-ı Kerim’le ve Hz.Peygamberimizin ifadeleriyle sabittir. İnkarı insanı küfre götürür. Bu olaya, İsra ve Miraç olayı denir. İsra; gece yürüyüşü demektir. Miraç ise, yükselmek demektir. İnsanoğlu’nun yaşarken ulaştığı en yüce yükseliş ve en büyük derece Mirac’dır. Mirac, Allah elçisinin Allah’a eriştiği andır. Allah, elçisi ile “ses ve harf aracılığı” ve başka bir aracı da olmadan doğrudan görüşmüştür. İslam alimleri Hz. Peygamberimizin Allah’ı gözleri ile değil kalp gözü ile gördüğünü nakletmektedirler. Bir istisna olarak gözleri ile gördüğünü söyleyenler de vardır. Kesin olan şey bir görüşmenin gerçekleşmiş olduğudur. Bu eşsiz olay Kur’an-ı kerim’de şöyle anlatılır:
“Sübhânellezî esrâ bi abdihî leylem minel mescidil harâmi ilel mescidil agsallezî bâreknâ havlehû li nüriyehû min âyetinâ. İnnehû hüvessemiul basîr*”(İsra 1)
“Kulu (Muhammed’i) gecenin bir bölümünde – kendisine bir kısım ayetlerimizi (kudretimizi yansıtan belgelerimizi ) göstermek için – Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah (bütün noksanlıklardan ) yücedir, münezzehtir. İşiten ve gören O’dur.” (İsra-1. âyet)
Bu olay Kur’an-ı Kerim’le ve Hz.Peygamberimizin ifadeleriyle sabittir. İnkarı insanı küfre götürür. Bu olaya, İsra ve Miraç olayı denir. İsra; gece yürüyüşü demektir. Miraç ise, yükselmek demektir. İnsanoğlu’nun yaşarken ulaştığı en yüce yükseliş ve en büyük derece Mirac’dır. Mirac, Allah elçisinin Allah’a eriştiği andır. Allah, elçisi ile “ses ve harf aracılığı” ve başka bir aracı da olmadan doğrudan görüşmüştür. İslam alimleri Hz. Peygamberimizin Allah’ı gözleri ile değil kalp gözü ile gördüğünü nakletmektedirler. Bir istisna olarak gözleri ile gördüğünü söyleyenler de vardır. Kesin olan şey bir görüşmenin gerçekleşmiş olduğudur. İmâm-ı Rabbânî Hazretleri miracı şöyle anlatıyor: “O’nun (s.a.) mirac gecesinde Rabbini görmesi, dünyada değil, âhirette vaki olmuştur. Çünkü O (s.a.), mirac gecesi mekan-zaman dairelerinin dışına çıkınca ve imkân âleminin darlığından kurtulunca ezel ve ebedi bir an olarak buldu, başlangıç ve sonu bir nokta olarak gördü…” (C. I, 283. mektup).
Kur’an ayetlerini getirmekte aracılık yapan Cebrail adlı ulu melek bile Yüce Muhammed’in vardığı noktaya varamamış, “yanarım” demiştir.
Sahih rivayetlere göre: Miraç’ta Peygamber Efendimize üç büyük hediye verilmiştir:
1. Bakara suresinin son kısmı (Son iki ayet; amenerrasûlü..)
2. Beş vakit namaz, ki “Mü’minin Miracıdır.”
3. Allah’a ortak koşmadıkları halde büyük günah işleyen müminlerin bağışlanacağı müjdesi. ( kul hakkı hariç.) ŞEFEAT: Her Peygamberin makul bir duası vardır ki hemen hepsi bu hususta acele edip (Dünyada dile getirmiştir) Ben ise duamı ümmetim için şefaatte bulunmam arzusuyla Kıyamet gününe bıraktım. Ümmetimden Allah’a bir şeyi ortak koşmadığı halde ölen kimse inşaallah buna nail olacaktır.” (Müslim/ İman, Buhari/ Daavat, Tirmizi/ Daavat (C.Y.493)
“Lailahe illallah diyen cennete girer.” İmam-ı Nevevi diyorki : “Allah’ın varlığına ve birliğine inanıp (şirk ve ortak koşmayan ve Allah’ın son peygamberi Hz. Muhammed’e iman eden) şahadette bulunan her müvahhid, ya affedilerek hemen Cennete konulur, ya da gereken cezayı çektikten sonra oraya alınır. Cehennem ateşinin ona haram kılınmasından maksat ise, orada ebediyen kalmayacağıdır.” demiştir.
(Devamı Var)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi