İTİRAZ ETMEK  VATAN HAİNLİĞİ İSE…

İTİRAZ ETMEK VATAN HAİNLİĞİ İSE…

Aynı gazete içinde birbirinden farklı görüşlere sahip yazarların olması çok görülen bir durum değildir. Ancak sağ olsun Kocatepe gazetesi sahibi Sezer Küçükkurt ve Yazı İşleri Müdürü Burak Aydın’ın bu konudaki demokrat tavırları nedeniyle gazeteniz Kocatepe, köşelerini her türlü görüşe açıyor.
Gazetemiz yazarlarından Halil Kocaşaban, köşesinde ülkücü camianın olaylara bakış açısını yansıtıyor. Yazılarının temel ekseni “Dış güçler”, “Milletin bekası”, “Vatan Hainleri”. Şiddet içermeyen tüm görüşlere saygı duyduğumu belirterek eleştiri hakkımı kullanmak istiyorum. Sözüm, Halil kardeşimin nezdinde, bu düşünce penceresinden bakanlara yönelik.
Sözüm, haktan, hukuktan, adaletten bahsedip, (kendi oluşturdukları) Anayasa Mahkemesi, kendi düşüncesi yönünde karar vermeyince “O mahkemeyi kapatalım” diyen lideri savunmaya devam edenlere yönelik.
Sözüm, “ülkemize karşı oynanan oyunları, ülkemizi tahakküm altına almak isteyenleri, kanımızı emenleri ve onların yerli işbirlikçilerini” dillerinden düşürmeyip, “O işbirlikçileri” nedense hep karşı cephede arayanlara. “O işbirlikçiler” nedense hep, sizin gibi düşünmeyenler, muhalefet edenler oluyor. Ancak gelin görün ki bu ülke son 40 yılın tamamında, çok partili hayata geçişinden bu yana geçen sürenin %90’ında sağ iktidarlar tarafından yönetildi. Bu ülkenin 19 yıldan beri AKP, öncesinde ANAP, DYP vs. tarafından yönetildiğini hatırlatmak istiyorum. Bugün eleştirdiğiniz pek çok sorunun kaynağı orada.
Sözüm, dün söylemediği laf bırakmadığı halde, bugün Cumhur İttifakına ve “Tek Adama” övgüler dizip, 2023 ve 2071 hayallerini kuranlara.
Sözüm, günümüzde yaşanan haksızlıkları, hukuksuzlukları, adam kayırmacılığı, ekonomik sıkıntıları dillendirerek muhalefet edenleri “vatan hainliği” ile suçlayanlara.
Bir de şu Cumhur İttifakı yandaşlarının ağızlarından hiç düşürmedikleri “Beka Meselesi” var. Bugün “Beka meselesi” diyerek bir araya geldiğiniz Cumhur ittifakındaki ortağınıza, dün PKK ile aynı masaya oturdu diye demediğinizi bırakmamıştınız.
Cumhurbaşkanı adayımız dediğiniz “Tek adam”, “Türklüğü ayaklar altına almış bir iktidarız” dediğinde neler söylemiştiniz, neler.
Tabelalardan “TC ibaresini”, okullardan “Andımızı” kaldıranlar için söylediklerinizi buraya yazmaya terbiyem müsaade etmiyor. Hele o seçimler öncesi mitinglerde karşılıklı söyleyen ağza alınmayacak sözlere ne demeli.
Evet bu ülkede Amerikan emperyalizminin işbirlikçileri var. Dün de vardı. Bugün de var. Yarın da olacak. Bu ülkenin “dahili ve harici bedhahları” hep olacaktır. Çünkü emperyalistler çalışma yöntemi bu.
Evet bu ülkede vatan hainleri de var. Ama geldiğimiz noktada her türlü muhalif görüş “Vatan Hainliği” damgasını yiyor. Bugün kendileri gibi düşünmeyen ve icraatları, yönetim tarzını eleştiren, mücadele yürüten herkes vatan haini ilan ediliyor. “Hainlik” suçlaması, adeta hükümet’le boyun eğmeyenlere yönelik bir silah gibi kullanılıyor. Siyasete meze yapılıyor.
Gezi protestosuna katılanlar, Boğaziçi Üniversitesi rektörünün atanma tarzını protesto edenler, Merkez Bankası’ndan buhar olup kaybolan 128.000.000.000 doların nerede olduğunu soranlar, adalet isteyenler, kadınlara yönelik şiddet bitsin diye çaba gösterenler, sosyal medyada beğenmediğiniz paylaşımları yapanlar, kefen parası olarak biriktirdiği 3-5 doları, sen sat deyince satmayanlar, “ekonomi kötüye gidiyor, geçinemiyoruz” diyen esnaflar, sendikal haklarını isteyen ve bunun için mücadele eden emekçiler, insanca yaşamadığını ifade eden emekliler, ürettiği ürün para etmediği için tepkisini gösteren çiftçiler, yaşam tarzına müdahale edilmesine karşı çıkan insanlar, sizin gibi düşünmeyen siyasetçiler. Bunların hiçbirisi vatan haini değil. Bu insanlar kendi inancını, kültürünü yaşatarak, belirli bir yaşam standardında, özgür, adil ve demokratik bir ülkede yaşamak istiyor. Bu saydıklarımın hiçbirisi vatanın bölünmesini istemiyor. Herkes kendi penceresinden bu ülkenin iyiliği için çalışıyor. Bence siz de “milli, manevi değerler, beka, hainler” söylemlerini bırakın da milletin geleceği için, ekonominin düzelmesi, işsizliğin son bulması, alınan vergilerin doğru yerlere harcanması için, hak, hukuk, adalet için çaba harcayın.
Önüne gelen vatan haini diyenlere en iyi cevabı büyük usta Nazım Hikmet veriyor.
“Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”

Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne,
kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson’un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
“Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası,
Amerikan donanması, topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Son Söz; “Vatan onu parsel parsel satanların değil; uğruna darağacına gidenlerin vatanıdır.” Deniz Gezmiş

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi