KARA GÜNDEM..

KARA GÜNDEM..

Enes Kara’nın 3 intihar nedeni:
• aile çevre baskısı
• sevgisizlik
• en çok da anlamsızlık boşluğudur; yani tutunacak dalı, umudu, her an sığınacağı Allah inancını yitirmesidir.
Ateizmdir.
İntihar ateist İskandinavların sorunudur.
Buradan İslâm düşmanlığı yapmak alçaklıktır.
Burada Çevre baskısı’ndan kastettiğim cemaat baskısı’dır.
Cemaat, kardeşlik ruhu ve yaşama coşkusu vermiyorsa yanlış yoldadır. Ülkemizde genel olarak kullanılmaya ve bizleri birleştirmekten daha çok bölmek maksatlı kullanılan bazı cemaatler bu konuda halkın haklı tepkisini çekmekte sizden mi? Bizden mi? Sorusuyla da asıl ayrımcılığı yapmaktadır.
Ama buradan bütün cemaatlere saldırmak insafsızlıktır.
Özellikle Enes Kara intiharında İslâm’a vurmak alçaklıktır.
Evet,
Maalesef bunalıma girerek intihar eden Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara olayından sonra çeşitli çevreler bu işin istismarına ve tribünlere oynama şovuna başladı.
Yine görüyoruz ki her zaman olduğu gibi, cemaatler konusunda da; din bilimci, gazeteci, mühendis, ilahiyatçı, yazar, mikrobiyolog, futbolcu, yazılımcı, karikatürist, sümerolog, ev hanımı, jeolog, hukukçu, inşaat mühendisi, astronot, oto elektrikçisi gibi her konunun uzmanı olanlar tv ekranlarında yorum yapmaktadır.
Elbette Türkiye’deki her cemaatin ve tarikatın yurtları, okulları bizzat devlet tarafından kontrol edilmeli, disiplin ve gözetim altında tutulmalıdır. Cemaatler ve tarikatlar Türkiye’nin gerçeğidir.
Bazı cemaatlerin de bu ülkede hangi kötülük noktasına gelebileceğini FETÖ örneğinde gördük. O yüzden makul durumdaki cemaat ve tarikatlar konusunda “inanca saygı” konusunda hepsine mesafeli, seviyeli olunması ama FETÖ örneğinde olduğu gibi ölçüleri, sınırları aşan, kötülüğe meyilli olanlara karşı da dikkatin elden bırakılmaması lazımdır. Elbette kontrolsüz, karanlık dehlizlerde işlevi olan hiçbir cemaat ve tarikata çocuklarımızı kaptırmamalıyız.
Ailesinin onayıyla cemaat yurduna teslim edilmiş Enes Kara isimli genci intihara götüren olayın güvenlik boyutu incelendiği gibi elbette sosyolojik olarak da mercek altına alınmalıdır.
Her olayı siyasi istismar, hükümete vurma malzemesi ve siyasi prim aracı gören muhalefet bu olay sonrası birbiriyle yarışma sırasına girmiştir.
En garabet açıklama da kanlı terör siciline bakmayan HDP’den “Enes’in katili, gençleri tarikat yurtlarına mahkûm eden AKP’dir” sözleriyle geldi. Küçük çocukları kaçırıp terörist olmaları için dağa çıkaran HDP’nin yüzsüzlüğüne bakar mısınız?
Anaların ve babaların HDP binaları önünde “Dağa kaçırdığınız çocuklarımızı geri getirin” feryatları yükselirken, bunların yaptıkları istismara ne ad verilir ki?
Bu yüzsüzlük ve alçaklıktan başka bir şey olmasa gerek.
Enes Kara’nın giden canı da bunların umurunda olmaz. Enes Kara’nın intiharından hükümetin çıkaracağı ders varsa çıkarmalı ve önlemlerini almalıdır. Türk gençliği doğabilecek her türlü olumsuzluklara karşı devlet tarafından güvence altına alınmalıdır.
Ayrıca bir konu hakkında da bir parantez açmak isterim.

TSK subayının görevi Bülent Ersoy’a hizmet etmek-şemsiye tutmak değildir! Biliyorsunuz değil mi? İyi niyet ve insiyatif şahsi konularda alınabilir fakat temsiliyet makamında olanların bu konuda çok daha dikkatli ve seçici olması gerekmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi