KENTSEL DÖNÜŞÜM’LE İLGİLİ VATANDAŞ  TATMİN EDİLMEZSE  AK PARTİ BÜYÜK  ZARAR GÖRÜR

KENTSEL DÖNÜŞÜM’LE İLGİLİ VATANDAŞ TATMİN EDİLMEZSE AK PARTİ BÜYÜK ZARAR GÖRÜR

Afyonkarahisar’ın şehir merkezinde bulunan İmaret Camii çevresi ile Mısri Camii çevresi yıllar önce “Kentsel Dönüşüm” kapsamına alındı. Yaklaşık 8 yıldır bu iki bölgede oturan binlerce Afyonkarahisarlı adeta diken üstünde oturuyor. Kimisi “binalarımız, mahallemiz yenilenecek” diye olaya iyimser bakarken, kimisi de “Yeni bir rant tuzağı, bu bahaneyle mülkümüz elimizden alınıp mağdur edileceğiz” endişesinde.
Son günlerde “Kentsel Dönüşüm” meselesi daha bir alevlenmiş durumda. Belediye Başkanı Mehmet Zeybek ile AK Parti Afyonkarahisar Milletvekillerinin yaptıkları “Kentsel Dönüşüm başlıyor” içerikli açıklamaların ardından hararet yükselmeye başladı.
Sözün başında işin özünü söylemeye çalışırsak eğer; mülküyle ilgili ne gibi bir yol izleneceğini bilemeyen/öğrenemeyen vatandaş, haklı olarak büyük tepki içerisinde. Bu tepkiler şimdilik Afyonkarahisar Belediyesi’ne yöneliyor gibi gözükse de uzun vadede vatandaşı tatmin edici gelişmeler olmazsa AK Parti’ye büyük darbe vuracağı kesin. O nedenle AK Parti bu meseleyle ilgili tüm yükü Belediye Başkanı Mehmet Zeybek ve Belediye’ye yüklememeli, Kentsel Dönüşüm bölgesinde bulunan hak sahibi vatandaşların haklarının korunması için gereken adımları geç olmadan atmalıdır.

 

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

 

Konunun özünü verdikten sonra gelin meseleyi biraz daha detaylandıralım:
Yapılmak istenilen kentsel dönüşümün temeli 11.03.2013 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından alınan “riskli alan” kararına dayanıyor. 6306 sayılı kanunda bu riskli alan kararına karşı 30 gün içinde dava açılabileceğine ilişkin düzenleme var. Bu riskli alan kararına karşı herhangi bir dava açılmadığı için, şu aşamada riskli alan kararına karşı dava açabilme ihtimali kalmadı. Yani ilan edilen İmaret Camii çevresi ve Mısri Camii çevresindeki alanda kentsel dönüşüm uygulaması yapılacak. Bu kesin.
Riskli alan ilan edilen bölgelerde 6306 sayılı kanuna göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kentsel dönüşümü kendisi yapabileceği gibi, bu işle iştigal eden şirketlere de yaptırabiliyor. Afyon’da yapılacak uygulamada ihaleyi alacak şirket, tüm uygulamayı kendisi yapacak. Bu ihaleyi TOKİ’nin yan kuruluşu GESAŞ isimli firma aldığı belirtiliyor. Hazırlanan taslak planlar Vakıf İşhanı’nın zemin katında açılan ofiste vatandaşla tanıştırıldı.
Uygulamanın sonraki aşamasında hak sahipleri ile firma arasında pazarlık yapılacak. Hak sahipliği ise parsel bazında değerlendirilecek. Parsel bazında hak sahiplerinin 2/3’ü ile şirket anlaştığı taktirde, kalan hak sahiplerinin payı önce açık arttırmaya sunulacak. Açık arttırmada talipli çıkmazsa bu kimselerin payı kamulaştırılacak.
İhaleyi alan şirket ile parsel bazında yapılacak görüşmelerde 2/3 çoğunlukla bir mutabakat sağlayamazsa, bu parseldeki haklar Cumhurbaşkanlığı kararı ile kamulaştırılacak. Taşınmazları hakkında kamulaştırılan hak sahiplerinin kamulaştırma işlemlerine karşı mahkemeye gidebilecek.
Bir de “riskli alan ilan edilen yerlerdeki risksiz yapıların durumu” var. 6306 sayılı kanunda bu husus ile ilgili düzenlemeye göre “riskli alan ilan edilen yerlerde bulunan risksiz taşınmazların kentsel dönüşüme tabi tutulma ihtimali bulunmuyor”
İlerleyen dönemde bu yapılar için de kentsel dönüşüm uygulaması için, ihaleyi alacak şirket parsel bazında hak sahipleri ile anlaşmaya çalışacak. Anlaşma yapılamadığı taktirde Cumhurbaşkanlığı tarafından kamulaştırma kararı alınacak. Bu hak sahipleri, kamulaştırma kararına karşı dava açabilirler.

 

HAK SAHİBİ OLAN VE HAKLI TEPKİSİNİ DİLE GETİREN VATANDAŞ NE DÜŞÜNÜYOR?

 

Manzara genel manada bu şekilde.
Peki, vatandaş bu konuda ne düşünüyor? Bu konuda kafalar çok karışık. Çünkü ne olacağın tam manasıyla bilen yok. Konunun yetkili mercii olarak görülen Belediye’nin bile bu konuda yeterli bilgisi olmadığı söyleniyor. Hal böyle olunca birbirinden değerli ya da birbirinden enteresan fikirler havada uçuşuyor.
Başta siyasilerimiz olmak üzere, kamuoyunun bu fikirler yumağından haberdar olması, konunun ciddiyetini kavraması amacıyla şöyle bir derleme yapalım istedik. Aşağıda (“”) tırnak içerisinde okuyacağınız her cümle Kentsel Dönüşüm’de hak sahibi olan bir başka hemşehrimize ait.
Hem arşivlere girsin, hem de okuyalım, doğruyu hep birlikte bulalım. Buyurun Kentsel Dönüşüm ile ilgili “fikir fırtınası”na:
***
“Vatandaştan irtibat bürosundan itiraz dilekçesi topladılar. Dilekçelere cevap bile vermeden, talep edilmeyen uzlaşılmayan mülklerimiz adına kafalarına göre dükkan ve konut ihalesi açıyorlar. Kim talep etmiş Afyon belediyesinden kentsel dönüşüm. 2013’te her şeyi bitirmişler mal ve mülk sahiplerine itiraz olmasın diye tebligat bile göndermemişler. Bu binalar ve dükkanlar hangi hak sahiplerine yapılıyor belli değil…”
“Afyon’da tarihi dokulu mahallelerde belediye vatandaşı çok düşünüyorsa buraları depreme karşı yerinde sağlamlaştırma yaparak masrafsız hak sahiplerine versin. Hem de tarihi dokular bozulmasın…”
“Garibanın elinden alıp hakim savcı avukat doktor gibi kişilere verirler zaten gariban da barınamaz bizim zaten evlerin zeminleri kayaların üzerinde duruyor”
“Ortada gezinin bir proje animasyonu var ama gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli değil. Neyin ne olduğunu bilen yok”
“Kentsel dönüşüm projesi 15-18 katlı olursa herkes kendi mahallesinden daire alabilir. Az katlı yapılaşma buralardaki halkın Gökçe Mahallesine gönderilmesiyle sonuçlanır.”
“And planlama adlı şirket kafasına göre fotoğraflar çekip koymuş, peki mecidiye mahallesindeki yeni yapılmış yıkmak istedikleri proje içine her nasılsa dahil ettikleri depreme dayanıklı apartman ve binaların fotoğraflarını niye çekip koymamış acaba?”
“Herkes yapıların çok katlı olması yönünde uğraşmalıdır. Hiç kimse bekle gör düşüncesine kapılıp boş durmamalıdır.”
“Cumhurbaşkanımız yatay mimari diyor siz çok kattan bahsediyorsunuz nasıl olacak”
“Buralar riskli bölge olarak görülüyorsa fazla kat vermezler. En azından Karaman Mahallesi’ndeki katlar göz önüne alınması lazım ki vatandaş mağdur olmasın”
“Yıkılacak 40-50 yıllık binalar dururken yeni apartmanların yıkıma sokulması anlamak mümkün değil. Bu hastalık ve ekonomik kriz döneminde…”
“Bizim bulunduğumuz Mecidiye, Kayadibi ve Örenbağ’ın alt zeminleri kaya ve dağ eteği sağlam zemindir. Yatay mimari buralar için uygulanmamalıdır. Uydukent’in bulunduğu zemin sağlam olmamasına rağmen oranlarla yirmi katlı inşaatlar yapılıyor. Bizim buralara en az dükkan üstü beş ve altı kata müsaade edilmelidir.”
“Bu kentsel dönüşüm projesinden herkesin farklı bir beklentisi var. Kimse elindekini kaybetmek istemez kimimiz yeni daha çok ev ve dükkan almak ister. Herkes kendince haklı bu TOKİ ile görüşmelerinizde bir şekilde rızamız ve bilgimiz dışında, bu projeye dahil edilen yeni yapılmış depreme dayanıklı ve kentsel dönüşüm istemeyen biz hak sahiplerinin de adına bu görüşmelerde konuşmak gerekir. Yeni yapılmış binaları bu projeye katmanın ve bunları tekrar yıkmak maddi manevi zarardır.”
“Buralarda oturan herkesin gelir durumu belli. Öncelik hak kaybı olmaması… Hak sahibi kişilerin krediye yönlendirilip borca sokulmasının önlenmesi gerekir. Emekli veya asgari ücretli bir kısının aldığı ücret belliyken bir de kredi derdi çıkarsa nasıl hakkından gelecek ki. Hak kaybı bu yüzden olmamalı”
“Onlar için çözüm basit ödeyemeyeceksen kamulaştırma bedelini alır gidersin. Parası olan alır. İyi de insanlar neden gitsin? Hem arazini, hem evini alıp yıkacaklar ve yerine bina dikecekler olacak şey mi?”
“Bazı kamulaştırmalarda, yalnızca araziye para veriyorlar üstündeki eve veya yapıya bedel bile ödemiyorlar. Arazi ve bina beraber değerlendirilmelidir. Sadece arazi parası hak kaybıdır. Şehrin göbeğinde olan bir yerin rantı büyük olur…”
“Bu işleri TOKİ’nin taşeronunun taşeronunun taşeronu üstlenirse yandık gitti. Belediye şimdiden biz sorumlu değiliz havasında. Yarın yerlerimizi elimizden aldıklarında biz kiminle muhatap olacağız, kime derdimizi anlatacağız”
“Her tarafı yıkıyorlar ama yine otopark problemi olacak. Cadde üstüne otopark koyduk diyorlar ama iş yeri sahibi müşteriye mi park ettirecek apartmandakiler mi park edecek kavga olacak yine”
“Cadde üzerindeki Ali Amca’nın arsasının yüzde kırkını alacaksın, yol+yeşil alan+çocukların oynayabileceği yerler yapılacak diyeceksin. Bzı apartman sakinlerine otopark yeri olarak bu alandan pay vereceksin. Bizim ali amca (toprak sahibi) torununu yeşil caminin parkına götürecek. Olacak olan bu.”
“Söz konusu bilgilendirme bürosuna gittim, arsanın metrekaresi düşük görünüyor. Evde hiç ağaç yok dediler yaklaşık 10-15 ağaç var. Bir de devlet bu işten zarar edecek aslında hiçbir şey kazanmayacak dediler. Ben de devletimiz zarar görmesin 🙂 zaten biz de istemiyoruz TOKİ’nin yapmasını dedim. Buraya gelenlerin %70i istiyor bir an evvel başlayın diyor dediler. Firma yetkilileri insanları yanlış yönlendiriyor”
“Belediye’ye itiraz için gittiğimizde yetkili kişi bulamıyoruz. Sıkıntıları dile getirdiğimizde birkaç itiraz var, büyük çoğunluk memnun diyorlar. Bu durumu siyasilerimiz iyi araştırıp vatandaşın mağdur edilmemesi için devreye girmeli”
“Malımızın değeri belli değil, verdiğimizin karşılığında ne alacağımız belli değil. Bu durumda Belediye’ye neyin itirazını yapacağız. Belediye bizimle alakası yok diyor. Nasıl ve ne diye itiraz edeceğiz”
“Belediye, Bakanlığa yer göstermiş, buraları yıkın demiş sonra da bizimle alakası yok diyor. Toki, GEDAŞ, Bakanlık Afyonun riskli alanını nereden bilsin? Göstermedikçe… İmaret veMısri mahalleleri bin kat daha deprem riski olmayan yerlerdir. Arazi bakımdan değerlidir. Kimse buraları bize bedava vermedi.”
“Ankara’dan And proje diye bir firmaya vermişler planlama işini orası ile de görüştüm. Biz çalışmaları tamamladık Belediye’ye dosyayı verdik dediler. Bilgiyi oradan alın dediler. O oraya gönderiyor, öteki buraya”
“Madem belirlenen alanlar riskli Mecidiye’nin Sülüm Camii’nden sonrası risksiz mi, bunları nasıl tespit etmişler. Madem riskli alan neden cadde kenarı olan yerler çok katlı, mahalle içi az katlı. Gazlıgöl caddesinin berisinde risk var da karşısındaki Karaman Mahallesi’nde risk yok mu”
“Hangi mevkide kaç m2 arazisi olana ne verilecekse açık açık liste yapılmalı ve orada ikamet edenlere gösterilmeli. Tabi üzerindeki taşınmazların ve onların getirileri hesaplanarak. Bizler kentsel dönüşüme karşı değiliz. İlk isteğimiz bizim düşüncelerimizi dinlemeleri.”
“Belediye Başkanımız Mehmet Zeybek’in kimsenin vebaline girmeyeceğini biliyoruz. Bu meseleyi kucağında buldu. Ama artık iş son safhasına geldi. Başkanımız vatandaşın hakkını koruyan önlemleri almalı”
“Yeni yapılacak evi 200.000’e say, yeni yapılan evi 600.000’e say. Ben 400.000’i nereden ödeyeceğim?. Bu bölgenin insanı zaten gariban kendi karnını zor doyuruyor. Aradaki farkı nasıl ödeyeceğiz”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

  1. 2013 yılında kentsel dönüşüm alanına alındığına dair biz mahalle sakinlerine herhangi bir tebligat veya bildirimde bulunulmamıştır. Ar tı biz ler kentsel dönüşüm konusunda bizlere yerlerimize karşı ne verilecek ortada çok büyük bilgi kirliliği var. Belediye başkanımız dan en kısa zamanda bilgilendir me istiyoruz.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi