KIŞKIRTANLARIN  DEĞİL, İŞ YAPANLARIN TARAFINDA OLMAK

KIŞKIRTANLARIN DEĞİL, İŞ YAPANLARIN TARAFINDA OLMAK

İlimizin en eski mahallelerinden sayılan Karaman Mahallesi kentsel dönüşüme çok önceden girdi. Bir iki eksiği olsa da yine de iyi oldu. Halkımızın çoğunluğu “Bu işe her kim sebep oldu ise Allah ondan razı olsun” diye dua ediyor.
Şu an kentsel dönüşüm için bekleyen daha bir sürü mahallemiz sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Aslında hepsinin çok aciliyeti var. Karşıyaka, Olucak, Sahipata, Mısri, Mecidiye, İmaret, Yarenler, Akmescit ve Yenice mahalleri gibi daha adını bile sayamadığımız, bilmediğimiz onlarca mahallemiz çok acilen kentsel dönüşümün olmasını sabırsızlıkla bekliyorlar!
Bunlar en ufak bir depremde, sarsıntıda yerle bir olabilir! Evlerin çoğu harabeye dönmüş. Nerede ise durduğu yere çökecek. Böyle olası bir deprem durumunda belki de yüzlerce, binlerce insanımız ölebilir!
Bu yüzdendir ki, İmaret, Mısri, Mecidiye gibi şanslı mahallerimizin kentsel dönüşüm programına alınması büyük bir fırsattır, şanstır diye düşünüyoruz.
İnsanoğlu bu, bazen ayağına gelen fırsatı teper mi, iter mi? Orası zamanla belli oluyor. Lakin Mısri, Mecidiye, İmaret mahalleleri ellerine geçen bu şansı bu fırsatı bir kaçırırsa; en az otuz yıl daha beklemek zorunda kalabilirler.
Bu yüzden hiç mümkünatı olmayan teklifler sunup, talepte bulunmaya ve bir de ısrarcı olmaya hiç gerek yoktur!
Biraz hakkaniyet içinde olup, Hakkına razı olmak gerek ki. Bu iş hayırlısıyla sonuç bulabilsin.
Kentsel dönüşüm işinde insanları memnun etmek çok zor! Çünkü bu işi fırsata dönüştürmek isteyen kişiler ve de siyasi partiler var. Bunlar sürekli ortalığı karıştırıyor.
Bazılarına ne versen ne etsen kabul görmüyor! Bu bölge halkı sürekli devlete yani iktidara karşı kışkırtılıyor.
Böyle olunca da devletin işi iyice zorlaşıyor. Maliyet haddinden fazla artıyor! Devlete aşırı yük olurken bir de içinden çıkılamaz problem haline dönüşüyor!
Bu hususta muhaliflerin tek derdi halkı önüne alıp yani kışkırtıp, iyice işin içinden çıkılamaz hale getirip, halkın gözünden düşürüp, iktidarı yıpratarak, kentsel dönüşümü kendi partileri için fırsata dönüştürmenin hesapları yapılıyor olabilir! Acaba ola mı ki!
Bundan dolayıdır ki,
-Burası Afonkarahisar’ın merkezi, en gözde ve en değerli yeri! Biz buraların kendi aralarında ranta dönüştürülmesine, hortumlanmasına, hapazlanmasına asla fırsat vermeyeceğiz! Yanınızdayız, yalnız değilsiniz! Biz varız biz! gibi bir sürü kışkırtıcı sözlerin sahibi maalesef ki muhalifler yani bazı siyasiler…
Muhalifler, ısrarla AK Parti’yi ve Belediye Başkanını yerden yere vururken iktidar tarafından da maalesef ki tık yok! Sayın Zeybek bir iki laf edip, çıkışlar yapsa da görevi icabı fazla ileri gidemiyor!
Daha ortada fol yoook yumurta yok ki! Hapazlama olsun!
Ayrıca Toki’nin şimdiye kadar yapmış olduğu hangi işte bir yolsuzluk ya da usulsüzlük olmuştur? En ufak bir dedi-kodu bile olduğunu biz hiç duymadık!
O zaman muhalefetin bunca telaşı niye? Bu kadar ortalığı velveleye vermenin amacı, gayesi ne olabilir ki? Bu tür soruların cevabını biraz sonra ki satırlarda vermeye çalışacağız.
Muhalefet hiç boş durmuyor.
Bilhassa CHP’nin genel başkanı, başkan yardımcısı, milletvekilli ve il başkanı da dahil olmak üzere konuyla ilgili art arda bir sürü iktidarı suçlayan demeçler peş peşe geliyor…
Bu tür çıkışlar, konuşmalar verilen demeçler bir yönden faydalı oluyor! İlgili birimleri harekete geçiriyor. İşi hızlandırıyor.
Diğer taraftan İyi Parti il başkanı ve Mahmut Koçak’ta direk Belediye Başkanımızı hedef alan konuşmalar yapıyorlar!
-“Olayı (kentsel dönüşümü) çözümsüzlüğe itiyorsunuz. Bulunduğunuz makam çözüm makamıdır.” diyor sayın il başkanı.
Peki, bu iddialarında ne kadar haklı olabilirler? Gerçeklik payı var mı?
-Hiç yok.
Çünkü, kentsel dönüşümü yapan, bu işin sorumlusu, bir tarafı Afyonkarahisar Belediyesi değildir! Sadece sayın Zeybek, hak sahiplerinin menfaati gereği rol almıştır! Onların ricası ve ısrarı ile elini taşın altına koymuştur! Yani Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile arsa ve bina sahipleri arasında bir elçi olmuştur!
Peki, başkanın hak sahipleri lehine iş yapması yanlış mı? Mal sahiplerinin çıkar ve menfaati açısında yapılan iş yerinde ve gerekli.
Amma velakin kendi adına yani belediye için pek de karşılığı olmayan bir iş! Bu yüzden başkanın çok fazla öne çıkması, kendi adına bir yarar bir fayda sağlayacak gibi görünmüyor!
Çünkü büyük bir ihtimalle bu işin sonunda kötü olan, zarar gören sayın başkan olacak! O bunu çok iyi biliyor. Ama Kentsel dönüşümün hayırlı olması için her şeyi göze almış.
Onun tek düşündüğü:
-“Ben kötü olayım. Ben zarar göreyim. Yeter ki mülk sahipleri bu işten karlı çıksın. Yeter ki halkımın yüzü gülsün.” diye adeta çırpınıyor!
Peki, Kentsel dönüşümün en iyi şekilde sonuçlanması için hiç karşılık beklemeden O’nun kadar uğraşabilen başka birini daha gösterebilir misiniz?
Bu mümkün değil. Başkası diye bir başka isim ya da nesne yok!
O zaman, Allah’ını seven halkını menfaatini düşünenler çok laf etmeyi bıraksın! Sayın Zeybek’in yanında ya da arkasında yerini alsın!…
Bakın o zaman kentsel dönüşüm işi, mutlaka halkımızın çok memnun olacağı şekilde sonuçlanacaktır. Aynı zamanda diğer kentsel dönüşümü bekleyenlere de bir umut ışığı olacaktır!
Yeter ki, çok fazla gürültü patırtı olmasın.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

9 yorum

  1. Mülk sahipleri olarak bizler 1 verip 5-10 alalım demiyoruz. Evimizin yerine ev arsalarımızın da değerini istiyoruz. Ama bizleri tam olarak bilgilendiren bir belediye ekibini karşımızda bulamıyoruz, dolayısı ile vatandaş kendisine destekte bulunan her kesimden kişilerekapısını açmıştır. Mahalle sakinleri olarak bizlerin hiç bir siyasi parti ile bir bağlantımız asla yok. Bizler hükümetimizin devamlı yanındayız ve olmayada devam edeceğiz Sayın Başkanımız geldide biz mi saygıda kusur işledik. Başkanım bizleri bilgilendirirseniz çok memnun oluruz.

    • Gazetecilik araştırma ister, gerçeklik ister, doğruluk ister. Maalesef bu saydıklarımın hiç birisi bu kişide yok gibi. Araştırmacılığına bir örnek verecek olursak: tüm mahalleleri saymış asıl depremde en büyük can kaybı olabilecek ambaryolunu saymamış. İlginç. Başkalarının tokmağını davuluna vurdurmayı adet edinmişler. Yani Mehmet efendi vuruyor, Ses gezeteciden geliyorrrr.

  2. Bir gün bir denizde fırtına patlar. Ve denizde bir gemi batar. Gemide kim var, kim yok boğulur. Sadece üç kişi kurtulur; iki erkek bir kadın!

    Bu üçü yüzerek büyük çabalardan sonra bir adaya çıkarlar. Ada ıpıssız.

    Kadın bir içim su. Harika mı harika…

    Erkeklerin ise birisi saf mı saf, diğeri uyanık mı uyanık…

    Uyanık olan -kaba tabirle- biraz da puşt.

    Bizim uyanık, kadını kafaya koyar. Ne yapıp yapıp onu elde etmek ister. Kadının da gönlünü yapar… Ama bu kötü emellerini icra etmek için bir türlü fırsat bulamazlar… Çünkü saf vatandaş hep yanlarındadır…

    Derken bizim uyanık çareyi bulur. Saf arkadaşına şöyle der:

    – Arkadaş buradan kurtulmamız mümkün değil. Tek çare, açıklardan geçecek bir gemiye işaret verebilmek. Bunu yapabilirsek kurtuluruz. Aksi takdirde burada açlıktan, susuzluktan ölür gideriz.

    Saf olan, “Peki ne yapalım” deyince, uyanık, fırsatı yakaladığını anlar:

    -Sırayla şu ağaca çıkıp ufku gözetleyelim. Bir gemi falan geçerse işaret verelim…

    Saf yine “olur” der.

    Ve uyanık “önce ben nöbet tutayım” diyerek ağaca tırmanmaya başlar. Ağaca tırmanırken ikide bir arkasına dönüp saf olana bağırır:

    -Yahu ayıp değil mi senin yaptığın. Çek elini kadının üstünden. O bizim emanetimiz. Ona dokunmak olur mu?

    Saftirik adam saf saf etrafına bakar. Kadına değil dokunmak, onun yakınında bile değil… Arkadaşının söylediklerine bir anlam veremez…

    Uyanık adam bir müddet sonra yeniden bağırıp çağırmaya, küfretmeye başlar:

    -Kalk kadının üstünden! Güpe gündüz de bu yapılmaz ki! Elin namusunu kirletmeye ne hakkın var!

    Bizim saftiroz yine şaşkın… Kendi kendine “Allah Allah, bu adama ne oluyor. Ben kadına dokunmuyorum ki” diye düşünür…

    Derken ağaca çıkma sırası saf vatandaşa gelir. Bizim “saf” ağaca tırmanmaya başlar… Uyanık ise “fırsat bu fırsat” diyerek kadının tepesine çöker…

    Zavallı saf aşağıya bakar ki, “uyanık”la kadın alt üst olmuş, kumlarda debeleniyorlar. Bizim saf karar vermiş:

    -Allah Allah, demek buradan bakınca böyle görünüyormuş. Adamın günahını almışım!

  3. “Ortada fol yok yumurta yok hak sahibi vatandaşlar itiraz ediyor” yazmışsınızda kardeşim konudan bi
    Habersiniz!
    Hiç bilginiz olmayan bir mevzuda haber yapmanız büyük talihsizlik olmuş, onamı gülelim tarafsız habercilik yapıyoruz iddiasındasınız onamı gülelim.
    Ortada folda yumurtada yok dediğinizden belli oluyor ki sizin bu konuda hiç bilginiz yok
    Zararı yok biz bilgilendirelim.
    Ne demişler “bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp.
    Afyon şehrinin en merkezi toprağına 400 TL değer biçilip sonra yaklaşık iki katına çıkardık diye fiyat belirlediler.
    Hak sahiplerine haklı olarak reddetti. Bunda anlaşılmayacak birşey yok sanırız.

  4. Kentsel dönüşüm projesi insanlarımızı mağdur etmeden, arsalarını haraç mezat değerlemeden yapılmalıdır.

  5. Muhalefeti eleştirmeyi bırakın artık. Biz Ak Parti ve Belediye olarak vatandaşa kentsel dönüşüm konusunda net ve gerçekçi bilgi vermek zorundayız. Ortada net rakamlar olmadan sarı çizmeli Mehmet Ağaya güven gerisi Allah’a emanet olmaz.
    Bu şekilde hem partimiz hem belediyemiz yıpranıyor. Vatandaş nezdinde itibarımız azalıyor. Muhalefet de bunu en iyi şekilde kullanıyor. Biz akıllı olup vatandaşa net bilgi verip doğru projeler hayata geçirebilisek muhalefet avcunu yalar. Ama başaramazsak da bu sadece Zeybeğin değil hepimizin alnına yapışır. Benzine mazota zam gelse vatandaş birşey demez, saman alevi geçer ama vatandaşın evini, dükkanı alıp 400 verip git dersen bu bir ömür unutulmaz.
    Yarın vatandaşın yüzüne bakmayız.

  6. Hocam bu yazınız cok güzel olmuş. Tebrikler. Belediye başkanı milletvekilleri başınızı okşar artık. Önce yazdıklarınıza kendiniz inanın, sonra buraya yazın. Bu yazınızda kentsel dönüşümden mağdur olması muhtemel binlerce insanın hakkı var. Mizan kurulduğunda her biri sizden de davacı olacaklar.

  7. “Ortada fol yok yumurta yok hak sahibi vatandaşlar itiraz ediyor” yazmışsınızda kardeşim konudan bi Habersiniz! Hiç bilginiz olmayan bir mevzuda haber yapmanız büyük talihsizlik olmuş, onamı gülelim tarafsız habercilik yapıyoruz iddiasındasınız onamı gülelim. Ortada folda yumurtada yok dediğinizden belli oluyor ki sizin bu konuda hiç bilginiz yok Zararı yok biz bilgilendirelim. Ne demişler “bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp. Afyon şehrinin en merkezi toprağına 400 TL değer biçilip sonra yaklaşık iki katına çıkardık diye fiyat belirlediler. Hak sahipleride haklı olarak reddetti. Bunda anlaşılmayacak birşey yok sanırız.

  8. Sürecin başında hiç laf etmeseydik kentsel dönüşüm sn başkanımız ve mv miz Ankara’ya gitmesine gerek kalmadan oldu bittiye getirilerek kimsenin de menfaatine olamayacaktı maliyetinden %40 indirim ve iki katına yakın yükseltilmiş arsa rayiç bedelleri gibi.
    Köşe yazınız objektif kaygılara hiç değinmeden sezgisel bir gerçeklikle yazılmış

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi