KIZILELMA İLK OLARAK SALTUKNÂME’DE GEÇER

KIZILELMA İLK OLARAK SALTUKNÂME’DE GEÇER

Kızılelma ilk olarak Saltuknâme’de geçer (Ayvazoğlu 2013, s. 136). Burada, Seyyid’in Avrupa şehirlerini gezdiği bir esnada Kızılelma şöyle anlatılır:
“Şerîf, oradan Asfur’a döndü. Berberiyye’ye uğradılar. Yedigün gittiler. Abadanlığa çıktılar. Orası; Üngürus, Alman ve Uyursivür tarafıdır. Büyük bir şehre rastladılar. Burada büyük bir kilise vardı. Kapısı kapatılmış. Altun bir top kubbesinde dururdu. Kızıl altından idi ve bir elmaya benziyordu. Şerif Saltık: Bu nedir, diye sordu. Onlar: Buna, Kızılelma derler, dediler” (Demir-Erdem 2013: 136).
Kızılelma Saltıknâme’de rüyalara da konu olmuştur. Eserde Sultan Birinci Murad’ın Hz. Peygamberi rüyada gördüğü ve peygamberin fetihle ilgili ona şöyle müjdelerde bulunduğu anlatılır:
“En son Murad Han Gazi, (1. Murad) İznik’de Resul hazretinirüyasında gördü:-Kalkın, Edirne şehrine gidin, ocağınızdır, gazilerin yeridir, Orası; Darü’n-nasr, beytü’l-feth ve arz-ı şerifdir. Oradan her nereye zafer fetih niyetiyle giderseniz hazırolur. Kuvvetlenirsiniz; batıyı, doğuyu, kuzeyi ve güneyi; bu dört köşe ova ve denizi oradan fethedersiniz. Adalet ile galip olup o yerleri alacaksınız. Oradan yürüyüp Kızılelma’yı dasizin nesliniz fethedecek. Âlem size boyun eğecek, dedi” (Demir-Erdem 2013, 511; Kadıoğlu, 2019, s. 68).
Kızılelma hikâyelerini nakleden, yazılı metin olarak bize ulaştıran iki ana kaynak vardır. Evliya Çelebi (Ölümü 1684) ve Peçevi İbrahim Efendi (Ölümü 1649). Bu iki müellif de aynı zamanda görgü tanığıdır ve verdikleri bilgiler birbirini tanımlar mahiyettedir (Gültepe, 2007, s.15). Peçevi eserinde Ķızılelma için Türkler ’in Roma şehrine ve fütuhat isteklerine verdikleri isim olarak tanımlamıştır. Roma şehrine verdikleri ismin diğer Kızılelmalar ile karışmaması adına Roma’ya “Rim-Papa Kızıl Elması” da demişlerdir (Gürışık, 2005, s.403).
Evliya Çelebi ve Peçevi İbrahim Efendi, Batılıların Muhteşem bizim Kânunî adını verdiğimiz Sultan Süleyman döneminde yaşamış ve bu dönemin canlı şahitleri olarak yaşadıkları dönem ile ilgili eserler vermişlerdir.
Bu dönemin yazılı metinlerine, seyahatnamelerine, tarih ve benzeri kaynaklarına göz attığımızda, nereden aldıklarını açıkça belirtmeden sık sık Kızılelma ifadesini kullanmış olduklarını görürüz. Esas dikkatimizi çeken husus ise, Kızılelma sanki bir sepet içinde gökyüzünden ilahi bir el tarafından başta İstanbul olmak üzere batının en önemli merkezlerine isabet edecek savrulmuştur. Gerçektendeyazılı kaynaklarda yer alan, Kızılelma’nın geçtiği coğrafya ve kentler şöyledir (Gültepe, 2007, s.15).
İsmail Hami Danişmend’in aktardığına göre bu şehirler:
a. Engerus / Ungarus Kızıl-Elması: Budin,
b. İkinci Engerus Kızıl-Elması: İstoni Belgrad = Szekesfehervar / Sthulweissenburg,
c. Orta Macar Kızıl-Elması: Usturgon = Ezstergon / Gran,
d. Küçük Macar Kızıl-Elması yahut Alaman Kızıl-Elması veya Beç Kızıl-Elması: Viyana,
e. Rim-Papa Kızıl-Elması: Roma.
Danişmend, Evliya Çelebi’nin Kızılelmaların beşinden bahsettiğini lakin altıncısı olan Prusya’daki Cologne = Kolonya şehrini ihmal ettiğini buna da dayanak olarak Peçevi’nin eserini göstermektedir (Şentürk, 2019, s.132; Danişmend,1966, 126).
Danişmend’in 6 kızılelması’na karşılık Necati Gültepe “Kızılelma’nın İzinde” adlı eserinde 7 Kızılelma’dan söz edip bunları şöyle sıralamaktadır:
1-İstanbul (Bizans) Kızılelma’sı, 2-Roma Kızılelma’sı, 3-Viyana Kızılelma’sı, 4-Engürüs (Budin) Kızılelma’sı, 5-Orta Macaristan Kızılelma’sı 6-Engürüs (İstolni Belgrad) Kızılelma’sı 7-(Almanya’da) Büyük Kolana (Köln) Kızılelma’sı (Gültepe, 2007, s.16-17).
Evliya Çelebi’nin, Peçevî’nin ve Gültepe’nin Kızılelma olarak verdikleri yer ve sayılar arasında önemli bir fark yoktur fakat asıl gerçek olan tarihimizdeki Kızılelmalar bunlarla sınırlı değildir. Efsânevi Atamız Oğuzhan’dan başlayıp, Mete, İlteriş Kutluğ Kağan, Bilge Kağan, Kapağan Kağan, Attila, Cengiz Han, Emir Timur, Sultan Tuğrul, Alparslan, Osman Gazi, Fatih, Kanuni, Yavuz ve II. Abdülhamid Han dâhil Türk hakanlarının, Gaspıralı İsmail, Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Ragıp Şevki Yeşim, Ahmet Ferid Tek, Orhan Şaik Gökyay, Enver Paşa, Atatürk, Nihal Atsız, İbrahim Kafesoğlu, Osman Turan, İsmail Hami Danişmend, Seyyit Ahmed Arvâsi, Necip Fazıl ve Alparslan Türkeş, Dündar Taşer, gibi fikir ve devlet adamlarımızın Türk ve İslam dünyasını ve bütün insanlığı ilgilendiren ülküleri ve peşinde koştukları Kızılelmaları vardı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi