Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Lokman Özkul

Klavye Delikanlılığı

Bilgisayar, tablet, akıllı telefon başında aslan kesilip asan, kesen , döven!  bireye online ortamlarda verilen isimdir klavye delikanlılığı. Türk halkının özellikle genç kesimin teknoloji ile imtihanın bir başka yan etkisidir.  Geniş anlamda internet dar anlamda sosyal medya delikanlılığıdır. Normalde yapamayacağı veya inanmadığı şeyleri birilerine bir şeyler ispat etmek adına yazar çizer dururlar. Çok giderlidirler, gerçek hayatta gider yapamayacağı insanlara klavye başında gider yaparlar, genelde isim vermezler, ortaya konuşur yazar gibi yaparlar, icraata geldiği zaman sıfıra yakındır. Normalde düşünmeye bile korkacağı sözleri yine nette, sosyal mecrada söyler, yazar, çizer kendince savunur.

Sosyal ortamlarda başka, internet ortamlarında bambaşka davranış gösteren yapay kişilik diye de ifade edebiliriz klavye delikanlılarını. Daha doğrusu sanal platformlarda (face, instagram, twitter (x), twitch, sözlükler vs…) gerçek hayatta olamadıkları gibi davranmaya calışan, bir şekilde (ergenlerimizin tabiriyle) atarlı davranan, asan kesen zırvalayan, ben şöyleyim ben böyleyim,  ben ben ben..  diye dolaşan kişilerin sahip olduğu sanal kimliktir klavye delikanlılığı. Sanal alemin şövalyeleri, Don Kişot gibi yel değirmenlerine savaş açan  çift kişilikli insanlar.Gerçekte çift kişilikli olmadıkları halde (psikolojik anlamda) sosyal mecra ve gerçek hayatta farklı tavırlar sergilediklerinden dolayı bunlar çift kişilikli görünürler. Klavye delikanlıları deyince bunlar sadece erkeklerden oluşmuyor, aynı zamanda kızlar ve kadınlardan da bu zümre içinde yer alanlar oluyor.

Birkaç gün önce bir sohbet ortamında geçmişti. Bir yakınım bir grup gençten bahsederken, filan yerde saatlerce kumar oynarlar, üstüne birkaç tane atarlar, sonra klavye başına geçip şu anda gündemde olan, Filistin, Gazze mevzuu ile ilgili paylaşımlar yaparlar. Ayinesi iştir kişinin lafına veya paylaşıma bakılmaz sözü çok uygun gelir bu durumda. Klavye delikanlılarına kalsaydık; Gazze, el-Refah çoktan İsrail zulmünden kurtulacaktı. Filistin özgür bir ülke olacaktı. Önce insan kendini düzeltecek, sonra da bir şeyleri dert ettiğini gösterecek, bunun sancısını hissedecek, yaşantısından farklı bir şekilde kendini göstermeyecek. Hz. Mevlana ne demiş: Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol..

Klavye delikanlılığının öncüsü hangi görüşten olursa olsun trollerdir. Her görüşün trolü olabilir, bunlar savunduğu görüşü veya kendilerine bir şekilde görev verilmiş olduğundan dolayı, kendilerinin de çoğunlukla asla inanmadıkları durumları, yalanlarla süsleyerek, bire bin katarak sosyal medya platformlarından insanları bıktırırcasına yazar dururlar. Temiz, ahlaklı insanlara çamur atarlar, çamur at izi kalsın düşüncesince karaladıkları insanlar da kendilerini aklamaya çalışırlar. Trollük yalancılıktır, çok büyük insan hakkı ihlalidir, dini bakımdan da ağır kul hakkı içerir.

İnsan neyse o olmalı, kendisini farklı konseptlere sokmamalı. Hayatı boyunca karşısındaki insanlara güven vermez farklı kimliklere girenler. Belki klavye başında prim yapar, ona gider yapma, buna atar yapma. Beğeni alırlar, kendileri gibi insanlardan, hadi aslanım hadi koçum yürü be seni kim tutar gibi suni övgüler alırlar daha sonra yalancı çoban gibi hiçbir ciddiyetleri kalmaz. Hatta alay konusu olurlar. Hadi gençleri bir şekilde anladık da, yetişkin görünen klavye delikanlılarına ne demeli. Adam yaşını başını almış hala önüne gelene atar gider yapıyor, klavyeden sallamaya devam ediyor. Gerçeklere gözlerini kör etmişler, yaşlı denebilecek yaşlarda trollük peşinde koşuyorlar, akıllarınca takipçi kasıyorlar veya suni övgüler alıyorlar. Araştırmayan düşünmeyen, fikretmeyen, sadece internet ortamında gördükleriyle yatıp kalkan insanlardan da farklı bir şeyler beklememek lazım değil mi? Kitap okumanın bu kadar düşük olduğu bir toplumda bu kadar klavye delikanlısı, trol niye var demek de garip bir durum değil mi değerli okurlar? Bilmediğin bir konu hakkında atıp tutmak bilgelik değildir olsa olsa ukalalıktır. Bizde o kadar çok her b.kolog var ki, her konuda bilgilidirler, her konu hakkında görüş bildirirler, bilmedikleri konu neredeyse yoktur. Klavyelerinden de aynı şekilde bu bilgiçliklerini taslarlar. İnsanımızda feraset sahibi olmalı, doğru ile yalan yanlış konuşanı birbirinden ayırt etmeli, ukalalara prim tanımamalı, trollere de meydanı boş bırakmamalı. Sosyal medya bir çöplüktür, bilgi kirliliğidir,buradan iyi ayıklamalar yapmak gerekir, bu tarz insanlara da sosyal mecralarda fırsat vermemeliyiz. Sosyal medya okur yazarlığı bundan dolayı çok önemli, mutlaka okullarda zorunlu ders olarak okutulmalı diye düşünüyorum içinde yaşadığımız çağın bir gereği olarak..

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER