DOLAR 18,6347 -0.04%
EURO 19,5212 -0.01%
ALTIN 1.061,720,05
BITCOIN 3173840,12%
Afyonkarahisar

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

3 MAYIS 1944 MİLLİYETÇİLİK OLAYLARI

ABONE OL
3 Mayıs 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 3 Mayıs 2014 Cumartesi 03:00:00
  3 Mayıs 1944 olaylarının yaşandığı zamanda şimdi olduğu gibi Milliyetçiliği suç olarak gören, ayaklar altına alan bir iktidar vardı. Türk milliyetçileri her türlü baskıya, işkenceye ve tutuklamalara rağmen ayağa katlılar ve 3 MAYISI ŞANLI BİR DİRENİŞE çevirerek tarihe altın harflerle yazdılar.
Yapılan uzun yargılama sonucunda mahkeme kararını verdi ve TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN MİLLİ BİR İDEOLOJİ olduğunu kabul etti. Karar da şöyle deniyordu:
“3 Mayıs milli bir ideolojinin, milli olmayan bir ideolojiye karşı tepkisinden ibarettir.Sanıklar Suçsuzdur, Beraatlerine…”
“Zafer her zaman Hakk’a ve doğruya inananların olmuştur..”
Mahkemenin gerekçeli kararında: “Bu nümayiş (3 Mayıs 1944 yürüyüşü-gösterisi) milli bir ideolojinin, milli olmayan bir ideolojiye karşı tepkisinden ibarettir.” denilmesi Türk Milliyetçilerinin yaralı yüreklerine biraz da olsa su serpmiştir. Gerekçede yer alan ” Milli bir gaye için çalışan Zeki Velidi ve Arkadaşlarının beraatına karar verilmiştir..” ibaresi Türkçülüğün ve Turancılığın bir mahkeme kararıyla milli bir dava olarak kabul edilip tescillemesi açısından son derece önemlidir.
İnönü ve çevresindekiler bu mahkeme kararı ile büyük bir şoka uğrarlar ve kararı temyiz ederler. Askeri Yargıtay temyiz başvurusunu inceler ve mahkemenin verdiği beraat kararını onaylar. Gene yılmazlar, bu sefer Yargıtay Başsavcısı Münif Kocaçıtak, tashih-i Karar isteği ile harekete geçti. Mahkemenin tekrar görüşülmesini istedi. Askeri Yargıtay bunu da reddetti. Bu şekilde “Türkçülük-Turancılık” davası Türk Milliyetçilerini zaferi ile neticelenmiş oldu.
Hiç şüphe yok ki, bizim mücadele tarihimiz, Türklüğün zorlu mücadele tarihinin bir yansımasıdır. Zaferlerle ve başarılarla dolu sayfalar kadar, kederli, hüzünlü ve zorlu sayfalarımız da çoktur. Bilhassa Türk-İslam Ülküsü’nün gönüllü neferleri olan Türk Milliyetçileri yukarıda sözünü ettiğimiz “TÜRKÇÜLÜK OLAYLARI”NDA ve 12 Eylül 1980 ihtilali öncesinde ve sonrasında çok çileler çekmiş birçok badireler atlatmışlardır.
İftiharla ifade edelim ki Türk Milliyetçileri, mağdur olmuşlar, işkence görmüşler, sıkıntı çekmişler ama asla mağlup olmamışlardır. Türk Milliyetçileri zaman zaman horlanmışlar, suçlanmışlar ama Türkiye ve Türklük-Müslümanlık sevdasından asla vazgeçmemişlerdir.
Bu şanlı mücadelemizde Başbuğumuzun aşağıdaki sözleri bize örnek olacaktır.
“Türk Milletinin binlerce yıllık tarihi boyunca yenilmez olmasını sağlayan ve bugüne kadar her felaketin üstesinden gelerek her tehlikeyi çiğneyip üstüne çıkmasını sağlayan bazı milli vasıfları, gelenekleri ve inançları vardır; karekteri vardır. Bunların başında:
‘Asla yenilmeyi kabul etmemek, boyun eğmeye ve mağlup olmaya karşı çıkmak’ görüşü ve karekteridir. Teslim olmayı ret, mağlup olmayı ret yenilmezliğin sırrıdır. Durum ne kadar karanlık olursa olsun, ne kadar imkânsızlıklar içerisinde bulunursak bulunalım, asla yenilmeyi kabul etmemek, Türklüğün ezeli şiarıdır.”
Bu durum büyük davalar peşinde koşan insanların kaderidir. Kâinatın Efendisi Sevgili Peygamberimizin Allah ( C.C.) ın dinini yayarken çektiği eza ve cefaları hatırlayıp bizde kaderimize razı olup Allah’a tevekkül etmeliyiz. Durum ne kadar kötü olursa olsun, sorunlar ne kadar büyük olursa olsun, sorunlardan ürkmemek, zorluklardan kaçmamak biz Ülkücülerin en büyük özelliğidir.
Alparslan Türkeş’in Fikirlerine Bu Gün Daha Çok Muhtacız
Türklük ve Türk Dünyası denince her Türk’ün aklına Alparslan TÜRKEŞ gelmelidir. Çünkü Türk Dünyası’nda O’nun gibi Türklüğe his ve heyecan veren fikir ve devlet adamı çok az yetişmiştir. O’nun fikir ve düşünceleri 3 Mayıs 1944’lerden beri Türklüğün yoluna ışık saçmaktadır. Merhum liderimiz TÜRKEŞ, Türk Hakanlarında bulunması gereken, Alplik, Bilgelik, Gönül Adamı Olmak, Erdemlilik, Boz kurtluk gibi özelliklerin tamamını üzerinde toplamış bir müstesna liderdi. O, Oğuz Han, Bilge Kağan, Sultan Tuğrul Bey, Alparslan, Osman Gazi, Fatih, Yavuz, ve Atatürk gibi “ BİLGE LİDERLER “ zincirinin son halkasıdır.
Başbuğumuz, komünizme, kapitalizme, emperyalizme, yolsuzluğa, rüşvete, haksız kazanca, bölgeciliğe ve bölücülüğe karşı amansız bir savaş açmıştı. Türk Milleti’ni bölmek ve parçalamak isteyenler, karşılarında yenilmez, aşılmaz ve yıkılmaz bir engel olarak Merhum TÜRKEŞ’i bulmuşlardır. O, devlete ve millete yönelik tehdit ve tehlikeler karşısında “ YAVUZ BİLEKLİ “ günlük yaşantısında ise “ YUNUS YÜREKLİ “, sevecen, alçak gönüllü bir insandı. O’nun o şin görünüşünün altında yumuşak bir kalp saklıydı. Başbuğumuz “ Zalimin düşmanı, mazlumun sığınağı olmak “ gibi yüce bir özelliğe sahip olan Asil Türk Milleti’nin bir evladı olarak, her zaman zulmün ve zalimin karşısında olmuş, mazlumun ve mağdurun yanında yer almıştır. Sayın TÜRKEŞ, uzlaşmacı ve uzlaştırıcı, milli menfaatleri parti menfaatinin üstünde tutan siyaset anlayışı ile, demokratik kültürün en güzel örneklerini veren ve her kes tarafından örnek alınan bir siyaset ve devlet adamıydı.
Merhum Türkeş bir iman ve ahlak abidesiydi, ibadetlerini gösterişten ve riyadan uzak bir şekilde yapan samimi bir Müslüman’dı. O, “Türk milleti’ne Bizans’tan geçme gevşeklik, laubalilik, dedi-kodu, fitne, fesat, terbiyesizlik, sır saklamamak, rast gele laf söylemek… gibi kötü huy ve hastalıklara şiddetle karşı çıkar ve benimle dava arkadaşlığı edecekseniz, her şeyden önce Yüksek vasıflı Türk olmaya mecbursunuz” derdi. Bu gün belki de her şeyden çok “Yüksek vasıflı Türk olmaya“ ihtiyacımız var. O’nun bu sözleri her ülkücünün kulağına küpe olmalıdır.
Bugün ülkemiz 1944’te yaşadığı olayların aşağı yukarı aynısını yaşamaktadır. İşbaşında Türklük ve Türk Milliyetçiliği ile problemi olan, yabancılardan emir ve icazet alan teslimiyetçi bir iktidar vardır. Bu iktidar Anayasamızın 301. maddesini değiştirerek buradaki “Türklük” ibaresini çıkarmak ve Türklüğe hakareti serbest bırakmak olmuştur. Ayrıca bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeler Türkiye’mizi ve milletimizi yakından ilgilendirmekte Türkiye zor bir dönemden geçmektedir. İktidarın “Türk düşmanlığına, Bölücülüğe,Teslimiyetçiliğe ve Batıdan aldığı emir ve icazet anlayışına dayanan Dış Politikası, Faizciliğe, rantiyeciliğe ve Babalar gibi Satmak” anlayışına dayanan Ekonomi Politikaları, nedeniyle devletimiz ve milletimiz çok sıkıntılı günler geçirmektedir.
Milliyetçiler Daha Çok Çalışmalı
Bu şartlarda Türk Milliyetçileri her zamankinden daha çok çalışmak ve saflarını sıklaştırmak zorundadır. Türk Milliyetçiler 1944’te İnönü’den yedikleri darbe ile sussalardı, talihlerine küsselerdi, belki de Türkiye’de Türk Milliyetçiliğinden ve Türk Dünyası’ndan bahsedenler olmayacaktı. 3 Mayıs 1944’te ortaya konan milli duyarlılık ve direniş, yeniden dirilişimiz ve şahlanışımız açısından güçlü bir ilham kaynağı ve önemli bir örnek teşkil etmektedir. 3 Mayısı anlamak, Türk’ün çilesi başta olmak üzere Türk Tarihini ve Türk Dünyasını doğru anlamaktır. 3 Mayıs Türkçüler Gününü anlamak ve bunu ” MİLLİYETÇİLER BAYRAMI “na çevirmek Türk Milletinin onurlu geleceğini inşa etmek için daha çok çalışmak demektir.
3 Mayıs’ı anmaktan daha çok anlamaya ihtiyacımız vardır. 3 Mayıs ruhu yaşamalı ve yaşatılmalıdır. Çünkü bu günde Türkiye Türkçülüğü ve Türk milliyetçiliğini suç olarak gören yabancılardan emir ve icazet alan, bölücülerle bir ve beraber olmuş bir iktidar tarafından yönetilmektedir ve Türk milliyetçilerini bekleyen görev ve sorumluluklar bu günde aynı görev ve sorumluluklardır. 3 Mayıs Ruhu Türk Milletinin geleceğine ışık tutacak bir ruhtur. O zamanın aydınları 3 Mayıstaki zulmü ve baskıları nasıl zafere dönüştürdüyseler; Bizlerde aynı şeyleri bu gün yapmakla mükellefiz ve Allah’a çok şükür bu güce sahibiz.
3 Mayıs 1944 ‘ün yıldönümü olan 3 Mayıs’ta başta Başbuğumuz Alparslan TÜRKEŞ ve Büyük dava Adamı H. Nihal ATSIZ olmak üzere zorlu bir dönemde adını tarihe şanlı harflerle yazdıranları rahmet ve şükranla anıyoruz. Ruhları şad mekânları cennet olsun. (âmin)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.