DOLAR 18,6350 -0.01%
EURO 19,5055 0.49%
ALTIN 1.053,330,16
BITCOIN 302361-1,72%
Afyonkarahisar

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Allah Kabul Etmeyeceği Duayı Yaptırmaz

ABONE OL
24 Temmuz 2014 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 24 Temmuz 2014 Perşembe 03:00:00
  O halde onlar da benim davetimi kabul ed(ip bana itaat et)sinler ve bana iman(da sebat) etsinler. Tâ ki bu sayede doğru yola (kurtuluşa) ulaşmış olsunlar.” (Bakara/185.186)
Sevgili Peygamberimiz;
“İnanarak ve sevabını Allah’tan umarak Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolur.” (Buhari, Müslim) buyuruyor.
Asırlardır Müslüm anlar Ramazanın 27. gecesini Kadir gecesi olarak ihya etmişlerdir. Bizde bu geceyi büyük bir ganimet bilerek günahlarımızdan tövbe edelim, Yüce Mevla’mızdan af ve mağfiret dileyelim.
Bu geceyi ibadet, dua, zikir ve tesbihatla, Kur’an okuyarak, kaza ve nafile namazlar kılarak, yoksullara iyilikte ve ihsanda bulunarak, büyüklerimizin hal ve hatırlarını sorarak, onların kandillerini kutlayarak, mümkünse onları ziyaret ederek geçirelim.
Peygamber Efendimiz Kadir gecesinde, “Allahümme inneke afüvvün kerimun tühıbbül afve fa’fü anni/Ya Rabbî, sen affedicisin, kerimsin, affı seversin, beni de affeyle” diye dua etmiş bizden de bu şekilde dua etmemizi istemiştir.
Başta aziz milletimiz olmak üzere ,Türk dünyasının ve Müslüman dünyasının Kadir gecesinin hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz edelim..
Yüce Allah:
“Deki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” (Zümer 39/53).
“Rabbinin rahmetinden ancak sapıtanlar ümidini keser” (Hicr 15/56).
“Allah’ın rahmetinden ancak kâfir topluluklar ümidini keser” (Yûsuf 12/87) buyurmuştur.
Resûlullah (s.a.v), Efendimiz, “Küllü benîâdem hattâun – “Ve hayru’l-hattâîne ettevvâbûn –
“Her âdemoğlu hata edicidir. Hata edenlerin hayırlısı tövbe edenlerdir” buyurmuştur. 53 Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 49.
Peygamberimiz buyuruyor ki:
Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı. (Müslim, Tevbe, 9, 10, 11)
“Ey müminler! Hepiniz toptan Allah’a tövbe ediniz ki, felaha edesiniz.” (Nur, 24/31)
“Günahtan tam dönen ve tövbe eden, o günahı hiç işlememiş gi bidir.” (İbn Mace, Zühd 30) buyurur.
Dua, çağırmak, duyurmak, yalvarmak, dilekte bulunmak gibi anlamlara gelir.
Din deyiminde ise: Hususi ifadelerle, Allah Teala’dan her hangi bir güçlüğünü kaldırmasını, kalp ve beden bütünlüğü içerisinde dilemek ve kurtuluşa ermeyi ümit etmekten ibarettir. Bir başka deyişle, kendi güçsüzlüğünü ve aczini anlayarak, kudreti ve merhameti sonsuz olan Allah’a hâlini arz etmektir.
Cenabı ALLAH yüce kitabımızda Mü`min suresinin 60. ayetde: “Bana ibadet edin bende size icabet edeyim, size uyayım”, Bakara suresi 186. ayette ise :” Kullarım beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten (ben onlara) çok yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm…”, Furkan suresi 77. âyette ise: “(Resulüm) De ki: dua (ve ibadet)iniz olmasa Rabbim size ne diye değer versin…” buyuruyor.
Süfyâni Servî Hazretleri bu ulvî emir ve va’dden aldığı ilhamla sık sık şöyle dua ederdi:
“Ey kendisinden bir şeyler isteyeni, isteyip te çokça yalvaranı seven; istemeyeni, yönelip de yakarmayanı sevmeyen Ulu Tanrım! Senden başka kim böyle lütufkâr olabilir.”
Allah dostlarından biri de demiş ki:
“Sakın âdemoğlundan bir şey isteme! Kapıları hiç kapanmayandan iste! İstemeyi terk ettiğinde Allah gazap eder. Âdemoğlu ise bir şey istenildiğinde isteyene kızar.
Sevgili Peygamberimiz: “Dua, ibadetin tâ kendisidir” Dedikten sonra Mü’minun suresinin altmışıncı ayetini okudu. “Bana ibadet edin bende size icabet edeyim, size uyayım. Bana dua ve ibadet etmekten kibirlenenler, yakında hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir.” (mü’minun/60)
Dua Kaza ve Belayı Önler
Peygamber Efendimiz dua konusunda şöyle buyuruyor: “Dua, ibadetin beyni ve iliğidir.” (Tirmizi) “Dua ibadetin özüdür.” (Tuhvet’ül Ahvezi, 9/311); “Allah’a dua etmekten daha değerli hiç bir şey yoktur.”( İbn-i Mace, 2/224 ), “Dua mü’minin silahı, dinin direği, göklerin ve yerin nurudur.” (et terğib ve’t-terhib, 2/479)
“Dua, ibedetin aslı ve özüdür. Allah katında duadan makbul bir şey yoktur. Dua 70 türlü kazayı önler. Ömrün bereketini artırır.” (Tirmizi)
“Dua eden, üç şeydan hâli değildir: Ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, yahut ahirette m��kafatını görür.” (Deylemi)
“Rabbiniz, elbette haya ve kerem sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp bir şey istedikleri zaman, onların ellerini boş çevirmekten haya eder.” (Ebû Davut)
“Dua, mü’minin silahıdır.” (İbni Ebiddünya) “Allahü Teâlâ dua etmeyene gazap eder.” (İbni Mace) “Dua, belayı önler.” (Deylemi)
Duanın belayı önlemesi kaza ve kaderdendir. Dua kazayı belayı def eder. Hadisi şerifte kaza, ancak ve yalnız dua ile değişir buyruldu. (Tirmizi)
“Kaderden sakınmak fayda vermez; duâ ise inen (dert, belâ, musibete) karşı fayda verir. Belâ şüphesiz ki iner ama duâ onu karşılar da kıyâmete kadar biri diğerinin sırtını yere getirmeye çalışır.” (S. Muhammed Hakkı Hazretleri, tercüme Celal Yıldırım, Sırlar Hazinesi, 489)
Yüce Allah kabul etmeyeceği duayı yaptırmaz yeter ki biz dua etmesini bilelim.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.