DOLAR 18,6472 0.02%
EURO 19,6777 -0.1%
ALTIN 1.077,820,58
BITCOIN 319864-0,69%
Afyonkarahisar
12°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ALLAH’TAN BAŞKASINI RAB EDİNMEK

ABONE OL
25 Ekim 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kur’an-ı Kerîm, Yahudî ve Hıristiyanlardan bahsederken, “Onlar, âlimlerini ve rahiplerini Allah’tan başka rabler edindiler.” Der. (Tevbe, 31) Şüphesiz, herhangi birini rab edinmek için, ona “rab” namını vermiş olmak şart değildir. Allah’ın hükümlerini bırakıp rahiplerin helal kıldığını helal, haram kıldığını da haram kabul etmek, onları rab edinmek demektir. (Tirmizi, Tefsir, 9-10)
Yahudi ve Hıristiyanların rahiplerini rab olarak kabul etme konusu Adiy İbni Hatem ile Peygamber Efendimiz arasında Adiy’in Müslüman olduğu sırada şöyle geçer:
“Adiyy, boynunda gümüşten bir haç olduğu halde Allah Rasûlü (s.a.) nün yanına girdi. Allah Rasûlü (s.a.): «Onlar Allah’tan ayrı hahamlarını, râhiblerini rablar edindiler.» âyetini okudu. Adiyy der ki: Ben: Muhakkak onlar, onlara ibâdet etmediler, dedim. Evet, onlar onlara helâli haram kıldılar, haramı da helâl kıldılar. Ve onlar da kendilerine uydu. İşte onların onlara ibâdeti budur, buyurdular. Daha sonra Allah Rasûlü (s.a.): Ey Adiyy, ne dersin? Seni «Allah en büyüktür.» denilmesi mi kaçırdı? Allah’tan başka daha büyük bir şey biliyor musun? Seni kaçıran nedir? «Allah’tan başka tanrı yoktur.» denilmesi mi seni kaçırdı? Allah’tan başka bir tanrı biliyor musun? Buyurup onu İslâm’a davet etti. Adiyy müslüman oldu ve gerçek bir şahadetle şahâdette bulundu. O, şöyle anlatır: Gördüm ki yüzü açıldı, neşelendi ve şöyle buyurdu: “Muhakkak ki Yahudiler gazaba uğramışlardır, Hıristiyanlar ise sapıtmışlardır.” “Onlar Allah’tan ayrı hahamlarını ve râhiblerini rablar edindiler.” Ayetinin tefsirinde Huzeyfe îbn el-Yemân, Abdullah İbn Abbâs ve başkaları: “Muhakkak ki onlar (Yahûdî ve Hıristiyanlar) onların helâl ve haram kıldıklarında onlara tâbi olmuşlardır” demiştir. Süddî ise şöyle der: “Onlar, insanları nasihatçi kabul ettiler (insanların nasîhatlannı dinlediler), Allah’ın kitabını ise terk edip arkalarına attılar.” (İbni Kesir Tevbe Suresi 31.ayetin tefsirinden)
Şeytanın dostları olan tâğutlar, inkârcılar, münâfıklar ve fâsıklar Allah’ın emir ve yasaklarının aksini yapmak ve yaptırmak ve kendi fikirlerine/ideolojilerine bağlılık isterler. Onlara gönüllü itaat etmek, onları rab olarak tanımak ve Allah (cc)’a ortak koşmak olur. Nitekim Kur’anı kerim’de bu tehlikeye dikkat çekilir:
“…Hakikaten şeytanlar sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına fısıldar (telkinde bulunur)lar. Eğer onlara (gönüllü) itaat ederseniz, elbette siz de (Allah’a) ortak koşanlardan olursunuz.” (Enam:121)
Şeytanın Dindar Görünerek Aldatması
Şeytan aynı zamanda Araf suresi 17. Ayette belirtildiği üzere “İnsanlara sağdan yanaşır.” Şeytanın sağdan yanaşması dindar, doğrucu, sureti haktan görünmek şeklinde olur. Şeytan bir bakarsın din adamı rolünde bir bakarsın dini alet eden bir politikacı rolünde insana yaklaşır, insanları yoldan çıkarır, kendisine kulluk ettirir.
Ali Küçük Hoca Efendi tefsirinde şeytanın sağdan yanaşmasını şöyle açıklıyor:
“Sonra yine onların sağlarından geleceğim diyor. Allah’a inanan ve ona kulluk yapmaya çalışan, ama İslâmî bilgisi, kitap sünnet bilgisi zayıf olan müslümanlara şeytan genellikle sağlarından yaklaşır. Müminmiş gibi görünerek, muttakiymiş gibi, hayırhahmış gibi görünerek, nasihatler ederek ve de Allah adına yeminler ederek iyi bir müslüman kimliğinde gelir şeytan.” (Besa’irül-Kur’an, Araf suresi 17. Ayetin tefsirinden, Ali Küçük)
Ayette geçen şeytanın önden gelmesi, kötü işlerde yol göstermesi, öncülük etmesi, arkadan gelmesi; kötü işleri teşvik etmesi ve desteklemesi, soldan gelmesi açık kimliği ile yâni şeytani kimliği ile kötüye sevk etmesi, sağdan gelmesi ise, dindar, dinci, doğrucu, hacı, hoca vb. şekillerde görünerek insanları kandırması ve yoldan çıkarmasıdır.
Peygamber Efendimiz âhir zamanda dindar görünerek Müslümanları aldatanlara karşı bizleri şöyle uyarmaktadır:
“Kıyamete yakın bir takım topluluklar türeyecek, bunlar dini vasıta kılarak dünyayı yiyecek, dini midesine alet edecek. Sözleri şekerden tatlıdır, fakat kalplerinde birer canavar gizlenmiştir. Adalet-i ilahiye’nin tecelli edeceği gün Allah (CC) onlara şöyle hitap edecektir: “Siz benimle mi gurura kapıldınız, yoksa bana karşı mı cür’etkar davrandınız?” (Tirmizi)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.