DOLAR 18,6326 0.01%
EURO 19,2960 0.07%
ALTIN 1.042,320,12
BITCOIN 302385-2,06%
Afyonkarahisar
10°

KAPALI

06:26

İMSAK'A KALAN SÜRE

Atatürk ve Din 2 – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
12 Kasım 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muzaffer Taşdelen 12 Kasım 2013 Salı 02:00:00
  Atatürk’ün dinle ilgili fikirleri araştırıldığında din ve de özellikle dinimiz İslamiyet konusunda olumsuz bir söz ve davranışı bulunmamaktadır. Kendisini İslam dinine mensup bir insan olarak gördüğünü söylemiş, din konusunda “din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünce tefekküre muhalif değiliz” demiştir.
Din ve mezhep konusunda “din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiç bir kimse kimseyi ne bir din ne de bir mezhep kabulüne icbar (zorlama) edebilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz” demiştir. Atatürk ilke ve inkılaplarını din ve mezhep kavgalarını önlemek dini kullanarak siyasi çıkar saylamak isteyenleri engellemek amacıyla çıkarılmıştır. Atatürk dinle ilgili bir konuşmasında “Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum” demiştir. Atatürk, dine sonradan sokulmuş olan bidat ve hurafelere dikkat çekerek, ölülerden, yalancı evliyalardan, dervişlerden ve şeyhlerden yardım isteyenlere cehalet ve cahillere karşı çıkmıştır. Bu düşüncesini de “Efendiler ve ey millet iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar devleti olamaz. En doğru, en hakiki tarikat tarikat-i medeniye (uygarlık yolu) dur” sözleriyle açıklamıştır.
Atatürk ve Peygamberimiz
Atatürk peygamberimizden övgüyle söz etmekte, Bedir Savaşı’nda Hz. Muhammed yaralı olduğu halde düşmanı kovalamasaydı, dünyada Müslümanlığın kalmayacağını söyleyerek, peygamberimizin askeri dehasına hayran olduğunu belirmektedir. Atatürk peygamberimizden söz ederken “Cenab-ı Peygamber, Peygamber efendimiz, Fahr-i kainat efendimiz hitaplarını kullanmıştır. Şemsettin Günaltay’ın bahsettiğine göre Atatürk’e, peygamberimize iftiralarla dolu bir kitap gösterildiğinde, derhal bu kitabın toplatılması emrini vererek büyük bir hatanın önüne geçmiştir.
Atatürk inançlı bir insan olup Allah’a ve İslam dinine yürekten bağlıdır. Din adamlarına da saygı gösterdiği onlara önem verdiği de bilinmektedir. Her ne sebeple olursa olsun dinin siyasete alet edilmesine, çeşitli vesilelerle dinin istismar edilmesine karşıdır. Atatürk Kuran-ı Kerim’e ve peygamberimize çok büyük önem ve değer vermiştir.
Atanın Hutbesi
Atatürk 7 Şubat 1923 de Balıkesir Paşa Camiinde verdiği hutbede, kendisini dinleyen cemaate hitaben “Ey millet, Allah birdir, şanı büyüktür, Allah’ın selameti, sevgisi üzerinize olsun. Peygamberimiz efendimiz hazretleri Allah tarafından insanlara dini gerçekleri duyurmaya memur ve elçi seçilmiştir” demiştir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.