DOLAR 18,6572 0.08%
EURO 19,3363 0.26%
ALTIN 1.045,890,36
BITCOIN %
Afyonkarahisar
10°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Biraz saygı – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
12 Kasım 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 12 Kasım 2013 Salı 02:00:00
  Bazıları, “yüzyüze” iken konuşamadıklarını, internet ortamında dile getiriyor. Bunu da pek bir “efelik” taslayarak yapıyorlar ki görenler “Vay be, helal olsun” desin.
İnternet ortamında efelik icra edenlerin son “itiraz”ları, 10 Kasım sabahı, saat 9’u 5 geçe çalan sirenlerle ilgiliydi. Ukala bir edayla “Siren çalmasın, uyuyacağız” diyen bir “ekip”in olması, beni düşündürdü.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümünde siren çalınmasına karşı olabilirsiniz, fakat bunu dile getirirken kullandığınız üsluba dikkat etmek gerekmiyor mu?
“Siren, bizim adetimize uygun değil” denilse, bir derece.
“Siren, acil durumlarda çalınmalı” denilse, anlayabilirim.
Türkiye’de ve şehirlerde başka hiçbir sorun yokmuş gibi, “Siren çalmasın, uyuyacağız” serzenişi, savunulan hiçbir değerle örtüşmüyor.
“Siren çalmasın, uyuyacağız” diyenlerin kaçı, inşaattaki sabah çalışmaları nedeniyle inşaat sahiplerine “çıkışabilmiştir”?
Bu sloganı benimseyenlerin kullandıkları otomobiller, bindikleri toplu taşıma araçları hiç gürültü çıkarmıyor mu?
Şehirdeki herhangi bir altyapı çalışmasına “gürültü” nedeniyle itiraz etmişlikleri var mıdır?
Hiçbir şeyden rahatsız olmayıp sadece Atatürk’ü anmak için kısa bir süre çalınan sirenler üzerinden “siyaset” yapanları nasıl adlandıracağız?
Tabii burada sadece internet üzerinden görülen aksaklıklar, nezaketsizlikleri değil; gerçek hayatta gördüklerimizi de yazmak gerekiyor.
Saygı duruşunda beklemeyenler, İstiklal Marşı’nı söylemeyenler, Türk Bayrağı göndere çekilirken hiçbir şey olmamış ki sakız çiğneyip yoluna devam edenler yok mu?
Televizyonlarda gördüm: Ankara’nın Kızılay Meydanı’nda bir taksici, saygı duruşu sırasında aracından inmemiş, yüksek sesle şarkı dinlemiş. O anda saygı duruşu için orada bulunanlardan biri, taksiciye birkaç “kelam” etmiş. Sonra olay büyümüş, taksici araçtan inmiş; çevreden müdahale edenler, bağıranlar, çağıranlar… Bu sırada İstiklal Marşı başlamış; ama kavga etmekten Marş’ı dinleyen yok. Taksicinin “o an”da yüksek sesle şarkı dinlemesi kadar, “o anı” yaşamak isteyenlerin de saygı duruşu ve İstiklam Marşı’ndan vazgeçip kavgaya tutuşması, hata değil mi?
Bizim en çok “saygı”ya ihtiyacımız var. 30 yıldır bitmek tükenmek bilmeyen “Birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde” tanımlamasını, hakikaten hayata geçirmemiz gerekiyor.
Yoksa uykumuz da kaçar, rahatımız da.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.