DOLAR 18,5525 0.17%
EURO 18,0115 -0.17%
ALTIN 981,32-0,61
BITCOIN 3588583,73%
Afyonkarahisar
20°

AZ BULUTLU

13:01

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

ERKENDEN BASKIN SEÇİM GELİN BİZ BİRAZ DÜŞÜNELİM

ABONE OL
25 Nisan 2018 13:16
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Oğuzhan TAÇKIN 25 Nisan 2018 Çarşamba 13:16:56
 

Öncelikle –geçse de- 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, başta Atatürk olmak üzere Kahraman Atalarımızı şükranla anıyorum.
Olacak, olmayacak, var, yok denilirken seçim sürecine girdik. Erken seçim diyorlar katılmıyorum zira süresi itibariyle açıkça “erkenden baskın seçim”! Baskın basanın derler, peki 24 Haziran’da da baskın basanın mı olacak? Bunu hep beraber göreceğiz. Seçim sürecine hukuki ve demokrasi yönünden baktığımız bazı problemler var. Ama her şeye rağmen yine de büyük umutlar görülüyor!
16 Nisan Referandumu ile Anayasa değişti. Dünyada benzeri olmayan bir sisteme geçtik. Bu sistemin işleyişini gösteren yasaların çıkması gerekir, bu yasalara uyum yasası denir. Ancak uyum yasaları henüz çıkmadı. Seçimlerin nasıl yapılacağı bu yasalarla netleşecektir. Ancak ne yazık ki bu yasalar çıkmadan seçim kararı alındı. Bu husus seçim bakımından ciddi bir hukuki sıkıntı içeriyor. Şu an için 100 bin imzanın nasıl toplanacağı, hangi seçim sisteminin uygulanacağı dahi belirsiz. Başbakan’ın açıklamalarına göre uyum yasaları önümüzdeki günlerde çıkacakmış. Bu “zorunlu” acelecilik ise uyum yasalarının yeterli tartışma ve inceleme olmaksızın hızlıca geçeceğini gösteriyor. Bu bakımdan seçim tarihi hukuki yönden sıkıntı doğurmuştur.
Bir diğer husus bu baskın seçimin demokrasi açısından bazı sıkıntıları içermesidir. Seçime yaklaşık 2 aylık bir süreç var. Bu 2 aylık süreç içerisinde büyük partilerde adayların belirlenmesi için gereken aday adaylığı yarışı nasıl yapılacak? Aday adaylığı yarışı demokratik seçimlerin prototipidir. Partinin adayı olmak için parti içerisinde demokratik bir yarış yapılır. Bu yarış sonrası adaylar belirlenir. Katı disiplinli partilerde bu yarışın pek anlamı olmasa da yine de genel hatlarıyla demokratik bir süreç işlemiş olur. Bu 2 aylık süreç içerisinde aday adaylık yarışı nasıl olacak? Özellikle vekilleri olan partiler zaman kaybı olmaması için mevcut adaylarla mı girecek? Bu durum demokratik süreci eksilteceği gibi hak etmediği halde sırf zorunluluktan tekrar aday yapılan vekillerin de olmasına sebep olacaktır. Bu arada eğitimci ve gazetemizin değerli köşe yazarı Muharrem Günay’ın aday adaylığını açıkladığını gördüm, kendisine adaylık yarışında başarılar dilerim.
Diğer yandan seçim süresinin demokratik bir seçim için gerekli olan propaganda için oldukça kısa olması. Özellikle iktidar partisi sahip olduğu güçlü medya ile propagandasını kısa sürede de toplumun tamamına ulaştırabilir. Ancak muhalefet bakımından bu durum oldukça güç görünüyor. Ana muhalefet için durum nispeten iyi olsa da Meclis dışında olan partiler için bu süre oldukça sıkıntılı. Esasen medyanın olabildiğince eşit davranarak her partiye söz hakkı vermesi gerekir ancak böyle olmadığı açıkça biliniyor. Seçimlerin adaletli ve demokratik bir propaganda süreciyle yapılması büyük önem taşıyacaktır. Bu noktada -her şeye rağmen- basına önemli bir görev düşüyor! Bir diğer noktada seçimlerin OHAL’de olması. Artık gerek kalmadığı düşünülen OHAL olmaksızın seçim yapılması özellikle iktidar partisi lehine bir gelişme olurdu. Ancak AKP’nin OHAL’de seçime gidilmesini umursamadığı görülüyor. Tüm bunlar gözetildiğinde “baskın” seçim değil erken seçim olsaydı ve bu da Ağustos yahut Eylül’e getirilseydi daha iyi olabilirdi denilebilir. Ancak sonuç olarak seçim 24 Haziran’da yapılacak.
Olumsuzluklar olsa da bu seçimde çok büyük umutlar da görülüyor! Zira, sorunlar büyük! Maalesef eğitim sisteminde çok ciddi sıkıntılar var, nitelikli-niteliksiz okul sisteminden öğrenciler ve veliler dertli! Üniversite öğrencileri son derece kaygılı işsizlik korkusunun yanında şimdi de bazı üniversitelerin bölünmesi ortaya çıktı! Köklü diploma almak varken kim 1 yıllık üniversitenin mezun olmak ister? Şeker fabrikaları satılırken çiftçiler uyuyamıyor. Dolar 4, Euro 5, benzin 6! Sonra zamlar… Ve daha pek çok sıkıntılar… Bu kadar büyük sorunlar varsa bu sorunlara çözüm olacak büyük umutlar da var demektir!
Temel mesele bu sorunları ve bu sorunlara çözüm olacak umutları görebilmek! Kim ne diyorsa dinleyip düşünmeliyiz! Sen benim partimden değilsin sana kulaklarımı pamukla tıkıyorum dememeliyiz! Politikacılar konuşacak biz enine boyuna tartışacağız ve sonucunda en uygun olana karar vereceğiz! Politikacıların gelecek vaatleri değerlendirmek için haydi şimdiden dünü ve bugünü düşünmeye başlayalım!

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.