DOLAR 18,6346 -0.02%
EURO 19,6628 0.05%
ALTIN 1.077,080,04
BITCOIN 3187871,28%
Afyonkarahisar

AÇIK

06:31

İMSAK'A KALAN SÜRE

İstiklâl Marşımız – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
18 Mart 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muzaffer Taşdelen 18 Mart 2013 Pazartesi 02:00:00
  Anadolu’nun kan ağladığı en kara günlerin yaşandığı bir zamanda insanlara umut aşılayacak insanları umutlandıracak milli bir marş gerekiyordu. İşte böyle bir ortamda Maarif Vekâleti (Milli Eğitim Bakanlığı) milli marş için bir yarışma açtı. Bu yarışmaya 724 şair katılmıştı. Mehmet Akif Ersoy bu yarışmaya katılmıyordu. Çünkü 500 TL ödül konmuştu ortaya. Akif’e göre İstiklal Marşı para karşılığı yazılmazdı. İşte bu gerekçe ile yazmayınca, zamanın Maarif Vekili Hamdullah Suphi, Akif’e bir mektup yazarak, böyle bir şiiri ancak kendisinin yazabileceğini, ödül konusunun ise halledileceğini bildirdi. Bunun üzerine, 10 kıtadan oluşan bir şaheseri, İstiklal Marşı olarak yazar. Edebiyatçılara göre İstiklal Marşı mükemmel üstü güzellikte bir şiirdir, istiklal Marşı milli duygularımıza hitap eden epik bir şiirdir. Türk milletinin özgürlüğünü haykırdığı, maziden atiye uzanan, tarihin derinliklerini dile getiren bir abidedir. Marşımızı askerlerimize kahraman Türk ordusuna ithaf eden şairimiz layıkıyla ve yüksek bir onurla kahramanlarımıza duyduğumuz şükranlarımızı da dile getirmiştir, İstiklal Marşımız taklit değildir. Orijinaldir. Millete karamsarlık değil umut aşılayan yüksek işler yapma azmi veren sonsuza dek varlığını sürdürme gayreti ve azmi aşılayan yegane bir musikidir. Ahmet Haşim’in “Melali anlamayan nesle âşinâ değiliz” mısrasında bedbinlik, umutsuzluk, hüzün yaşatılırken M. Akif Ersoy her mısrasıyla ulusal karakterimize uygun şekilde canlı, hür, berrak duygular aşılayarak Türk’ün hasletlerini dile getirmiştir, Çünkü Türkler hiç bir tarihi devirde ümitsiz olmamışlar, vazgeçmemişlerdir.
Şiirin bu kadar akılda kalıcı, dillerde gezici olmasının sebeplerinden biri de kafiyelerinin zenginliği, ahengi, aruz ölçüsünün sağladığı muhteşem uyumdur.
İstiklal Marşımızın her mısrası sayfalarca açıklansa yeridir. İlk mısra ‘korkma!’ sözüyle başlar. “Korkma!” burada ‘Türk milleti korkak mıdır?’ diyenler olabilir. Hayır asil bir korkudur bu. Kıymetli, değerine paha biçilemeyen öz değerlerimiz için duyulan büyük endişeler korkaklığın ifadesi değildir. Namusuna, mukaddesatına uzanan kirli ellere duyulan tiksintinin, nefretin, ürpertinin güçlü bir ifadesidir.
İşte bu denli güzel ve bize yakışır özellikteki İstiklâl Marşı okunduktan sonra çılgınca bir alkış kopuyor.
Israr üzerine dört kez okunuyor. Tüm milletvekilleri marşımızı ayakta dinliyorlar. Akif’in bir dostu İstiklâl Marşımızı kasdederek;
-“Bu şiiri Safahat’a neden koymadın” der. Akif:
-“O benim değil, milletimindir” diye yanıtlar. Kendi yazdığı şiiri, İstiklâl Marşı’nı kendi yazdığı Safahat adlı eserine almayacak kadar mütevazi bir insandı. “Sahipsiz olan memleketin batması haktır, sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır” sözleri onun ne denli yurtsever bir şair olduğunu anlatmaktadır.
Hemen tüm eğitim öğretim kurumlarında cuma okul çıkışı, pazartesi haftaya başlangıç öncesi bu kutsal marş okunarak yapılır. Okullarımızda İstiklâl Marşı, Gençliğe Hitabe ve Atatürk’ün Büyük Nutku öğrencilere layıkıyla öğretilmelidir.
Yüce Rabbim Türk ulusunu, başka bir marş söylemek ya da dinlemek zorunda bırakmasın.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.