DOLAR 18,6509 0.07%
EURO 19,6219 0.15%
ALTIN 1.068,88-0,17
BITCOIN 3139690,41%
Afyonkarahisar

AÇIK

12:59

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

PEYGAMBERİMİZİ BU MAKAMA ULAŞTIRAN SIR

ABONE OL
11 Haziran 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Muharrem Günay 11 Haziran 2013 Salı 03:00:00
  Mirac Peygamber Efendimizin ulaştığı, ulaşabildiği ve ulaşılabilecek en yüce dereceydi. Nasıl ulaşmıştı bu dereceye? Hangi işi, hangi ibadeti, hangi eylemi ile?
Allah, Elçisine kendisi ile elçisiz doğrudan görüşme fırsatını niçin vermişti? O’nu en yüce noktaya, Cebrail’in bile yücelemediği noktaya niçin yüceltmişti?
Yani Allah’ın didârı, cemali, Allah ile kavuşma, O’na inananlar için de mümkün mü? Mümkünse nasıl, hangi yol ve hangi yöntemle?
Bu soruların karşılığını Ahmet Yesevi, Hikmet’inin hemen başında veriyor.
Sözü söyledim, kim isterse Allah’ı görmek
Canını canına bağlasın, damarlarını eklesin
Garip, yetim, fakirlerin gönlünü alsın.
Garip, fakir, yetimlerle Elçi ilgilendi
O gecede Mirac oldu Allah’ı gördü
Döndü geldi yine fakirlerin halini sordu.
Kur’an bize, yetimlere, yolda kalmışlara, akrabaya, yoksula yardımda bulunanların Allah’ın rızasını kazanacağını ve O’nun cennette cemalini göreceğini bir çok ayette müjdeliyor.
Buyrun er-Rûm suresine; işte 38. ayet:
“Haydi akrabaya, yoksula, yol oğluna hakkını ver. Bu ALLAHIN CEMALİ’ni dilemekte olanlar için hayırlıdır ve onlar korktuklarından emin, umduklarına nail olacaklardır.”
Ayet çok açık değil mi? ALLAHIN CEMALİ’ni dileyenler, yani ALLAHA ULAŞMAK ve ONU GÖRMEK isteyenler, yani kendileri için Mirac talebinde bulunanlar, akrabaya, yoksula, yolda kalmışa haklarını verecekler. Yüce Kur’an “hak”larını ver diyor. Yani verilen onların hakkı olandır. Yüce Kur’an güvence veriyor. Diyor ki: “Onlar korktuklarından emin olacaklar; umduklarına erişeceklerdir.”
Yine Yüce Kur’an’a bakalım. el-İnsan ed-Dehr suresi sekizinci ayet ve devamında:
“Sevdiklerinden vererek yoksulu, yetimi, tutsağı doyururlar. Biz ancak Allah’ın cemali için yediriyoruz, sizden karşılık da beklemiyor, alkış da…”
Ne diyordu Ahmet Yesevi atamız Hikmetli Divanında:
“Kim Allah’a ulaşmak istiyorsa… Garip, yoksul, yetimlerin gönlünü alsın…” Sevgili Peygamberimiz de ömrü boyunca hep öyle yaptı, yetimi ve yoksulu kolladı; çünkü kendisi de bir yetimdi ve yetimlerin halinden en çok O anlardı. Hoca Ahmet Yesevi’ye göre bu sayede ol Rasul Mirac’a ve Miraç’ta Allah ile görüşmek lutfuna ulaşmıştı…
Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri Peygamber Efendimizin yetimlere nasıl muamele ettiğini şöyle anlatır:
Resul önüne bir yetim gelmişti
Garip ve müptelâyım demişti
Acıdı Resul onun haline
İstediğini verdi eline
Resul dedi ben de bir yetimim
Yetimlik ve gariplikle yetişdim
Muhammed dedi ki kim ki yetimdir
Biliniz o benim has ümmetimdir
Yetimi görseniz incitmeyiniz
Garibi görseniz küstürmeyiniz…

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.