DOLAR 18,5896 0.06%
EURO 18,3326 -1.18%
ALTIN 1.017,31-1,25
BITCOIN 3715560,08%
Afyonkarahisar
15°

PARÇALI BULUTLU

18:48

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Sağlık üzerine

ABONE OL
22 Şubat 2016 14:51
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olmaya Devlet Cihanda bir nefes sıhhat gibi (Kanuni)
ELİ BAŞINDA
Köylerde öğretmenlik yaptığımız yıllarda, öyle şimdiki gibi zırt pırt doktora gidilmezdi. Hatta ayda bir maaş almaya bile zor inerdik ilçeye ya da şehire.
O yıllarda ülkemizdeki en büyük şifa kaynağı 3 taneydi bunlar gripin, derman, aspirindi.
Bu hapların 3’ü de köy bakkallarında satılırdı. Başı ağrıyan bunlardan bir tane yutsa, şıp diye kesilirdi ağrısı.
Bir gün şiddetli baş ağrısı çekiyorum. Dersin bitimini beklemem imkansız. Bir öğrencinin eline 25 kuruş verdim:
“Haydi oğlum, bakkaldan bana bir gripin al gel” dedim.
Çocuk gitti. Beş dakika sonra geri geldi.
“Yokmuş öğretmenim”dedi. Bakkalda gripin olmaması normal değil. Ikinci sınıf öğrencisi olduğu için çocuk gripin ismini denk getirip söyleyemedi, ya da hapın ismini unuttu, diye düşündüm.
“Tamam oğlum, haydi git bir tane eli başında al gel” dedim.
Çocuk beş dakika sonra elinde bir gripin hapı olduğu halde girdi sınıfa.
Eski topraklar bilir de, yeni yetmeler bu yazıya bir anlam veremezler. Eskiden kibrit kutusundan az daha küçük bir kutuda satılırdı gripin hapları, bu kutunun üzerinde, başı ağrıdığı için elini başına koymuş bir kadın resmi vardır. Gripinin eli başında lakabının gerekçesi budur.
SONUÇ:
Leb demeden leblebiyi anlamak lazım.
SAZAN
Bu aralar bir doktora gittik. Doktor ön tanı için ufak ufak yan sorular soruyor. Doktor gayet nazik ve kibar bir insan. Sorulan soruların bazılarına hasta yakını sıfatıyla ben cevap veriyorum. Doktorun önceki rahatsızlıklarla ilgili sorusuna, bir ara bizim daha önce değişik zamanlarda 3 kez böbrek taşı kırdırdığımızı söyledim. Doktor şöyle bir yüzüme bakatı ve söyledi: “Siz İscehisarlı mısınız” dedi.
Ben hemen sazan gibi atladım. “Hayır Afyon merkezdeniz” dedim. Doktor bey: “Ne bileyim, hani 3 tane taş ocağı olunca…” deyince gülmeye başladım ama acı acı, ne yalan söyleyeyim, doktorun espirisi nedenli güzelse, benim sazanlığım o derece iriceydi.
SONUÇ:
Artık asık suratlı doktorlardan nazik kibar ve espiri bile yapabilen doktorlara dikey geçiş yapmamız büyük bir aşamadır.
NERDEN
Bir eczanede oturuyoruz. Bir adam reçete getirdi. Eczacı iki kutu ilaç verdi adama:
“Şu hapları sabah, öğle, akşam içeceksin. Şunu da her gün bir tane makat uygulayacaksın” dedi. Adam gitti. Yarım saat sonra adam hışımla girdi eczaneye. Elindeki fitil kutusunu göstererek:
“Zehir mi bu, yanlışlıkla mı verdiniz, ağzım kavruldu” dedi.
SONUÇ:
Neyin nereye gideceğini bilmek lazım.
KEM SÖZ
Eski yıllarda doktora gidince öyle soru moru soramazdınız. Hastalığınızı şifai olarak söylersiniz. Doktor şıp diye teşhisi koyar ve reçeteyi elimize tutuştururdu. Bir arkadaşım anlattı. Yıllar önce kulağındaki rahatsızlık için doktora gidiyor. Doktor reçeteyi yazıp eline veriyor. Çekine çekine doktora sonucu sorduğunda, doktor:
“Kulağına su kaçırırsan ölürsün” diyor. Çok bozulan arkadaş doktora:
“Kokucu Hacı Ali’ye iyi kına gelmiş” deyip çıkıyor.
SONUÇ: Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.