DOLAR 18,6611 0.1%
EURO 19,3472 0.27%
ALTIN 1.046,490,43
BITCOIN 3032911,26%
Afyonkarahisar
10°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Sandık, demokrasi, irade – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
25 Haziran 2013 03:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Murat Arısoy 25 Haziran 2013 Salı 03:00:00
  Gezi Parkı eylemlerinin ardından siyasi partilerin mitingleri başladı. Önce “Gezi Parkı eylemcilerine karşı” gibi duran mitingler, birdenbire “seçim” mitinglerine dönüştü. Bu mitinglerde özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın en çok kullandığı vurgu, “milli irade.” Erdoğan’ın “Demokrasi amaç olamaz, ilmi anlamda demokrasi araçtır” demecini bir kenara koyarsak; “Türkiye’de gerçek demokrasi var mı” diye sormak gerek.
YÜZDE 10 BARAJI VARKEN…
50’yi aşkın partinin yarıştığı, ama yüzde 10 barajının bulunduğu bir sistemde demokrasiden bahsedebilir miyiz?
Partiler, yüzde 10 barajı dolayısıyla bağımsız olarak seçime girip, sonra Meclis’te buluşuyorsa, bu “hülle” demokrasisi olmuyor mu?
“Oyum boşa gitmesin” fikri nedeniyle, 3 ya da 4 parti arasına sıkışan seçmenin yer aldığı bir sistem, demokratik olabilir mi?
ALTERNATİF GÖRÜLEN
PARTİLER YERİNE…
Saadet Partisi’ne oy verecek kişi, “Bizim parti oy alamaz, bari Hoca’nın öğrencilerine oy verelim” diyerek neden Adalet ve Kalkınma Partisi’ne rey atıyor? Aynı durum, Cumhuriyet Halk Partisi ile İşçi Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ile Millet Partisi arasındaki ilişki için de geçerli.
“Hazine yardımı” adı altında partiler arasındaki eşitsizliği ve maddi uçurumu daha da artıran yardımlar, demokrasinin içinde tanımlanabilir mi?
MİLLİ İRADE YANSITILIYOR MU?
Bugün meydanlarda “Milli iradenin üzerinde bir irade saymıyoruz” denilirken, “milli irade”nin aslında tam da yansıtılmadığı, bu sistemle de yansıtılamayacağı çok açık.
Bir de “milli irade” kelime topluluğu, aslında iktidarların, iktidarlarını sağlamlaştırmalarının bir aracı. “Devrim sandıktan çıkmaz” sloganını savunanların bile her genel ve yerel seçimde görünmesi de, “iktidara ulaşıldığı zaman” neler yapılacağına dair bir ipucu veriyor olabilir.
KARARSIZ SEÇMENLİ İRADE
“Milli irade” tanımlamasının, “seçimlere katılım oranını” da sorgulatması gerekiyor, bir taraftan. Sandığa gitmeyen, ya da sandığa gidip de oy vermeyen 10 milyona yakın seçmen varken, hangi milletin hangi iradesinden bahsediyor olabiliriz ki?
Ayrıca “milli irade” meselesi, sermaye sahipleri, cemaatler, ağalardan bağımsız olarak ele alınabiliyor mu ülkemizde? Bu soruya içtenlikle “evet” diyebilen varsa, hayırlı seçimler diliyorum.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.