KOVİD-19  NE ZAMAN BİTER?

KOVİD-19 NE ZAMAN BİTER?

Efendim, malum 2020 yılından bu yana hem ‘küresel’ dünyamızda, hem de iç dünyamızda yeni bir durumla karşı karşıyayız. Bu yeni durumun adı, yeni tip koronavirüs. Bilgisayar program dili ile yazacak olursak, koronavirüsün yeni “sürümü”. Yani daha önce bir koronavirüs dolaşmış dünyayı, etkisi yeterli bulunmamış olacak ki “güncelleme” gelmiş.
Hayır, hayır; “düz dünya”cı değilim, ama bir de görünen köy var:
Bakmayın suçu yarasalara yüklediğimize… Yeni tip koronavirüsün başlangıcının laboratuvarlarla bağlantılı olduğu iddiası, hâlâ yalanlanmadı.
Tabii ki Allah’ın takdiri; ona da itirazım yok. Ancak unutmamalı ki her hastalık, Allah’ın tekil olarak insana, çoğul olarak insanlığa gönderdiği imtihan…İnsan eliyle insan imtihan ediliyor; bu netlikte bakmak gerek.
Hadi, diyelim ki sağlıksız bir pazaryerinde, sağlıksız bir çorbaya bulaşan mikroptan bu virüs etkili hâle geldi. Peki ya sonrası?
Bir olguyu incelerken sadece öncesine, ya da sadece sonrasına bakamayız. Önüne ve sonuna bakarız ki bir çıkarım yapabilelim.
Evet soruya tekrar dönelim: Peki ya sonrası?
Öyle ya, her olgu başlar ama illaki biter. Kovid-19 için bitiş tarihine ilişkin net açıklama duydunuz mu?
Önce, “Yaza virüs kalmaz” denildi.
Sonra “Aşı çıkar, hastalık biter” denildi.
Sonra “Hatırlatma dozu geldiğinde hastalıktan eser kalmaz” denildi.
Sonra “Bitecek ama varyantlar var” denildi.
Eski Yunancadan ne kadar harf buldularsa o kadar isim verdiler yeni “varyant”lara.
Bir ara Dünya Sağlık Örgütü, “Tedbirler sürdürülürse 2022’nin başında yeni tip koronavirüsten kurtulmuş oluruz” açıklaması yaptı.
Miladi olarak 2022’nin başındayız, Omikron ile trajikomik bir hâl almadı mı hastalığın seyri?
Omikron’a, “Öldürmez” dediler.
“Omikron, grip gibi geçecek” dediler.
“Aslında Omikron’a da dikkat etmek gerek” dediler.
Şöyle bir bakın etrafınıza… Kovid-19 ve uzantılarının belirtileri, en yakın çevremize kadar gelmedi mi? Ki toplumun çoğu iki doz aşısı olmuşken böyle durum…
Peki ne zaman biter bu Kovid-19?
Zurnanın halaya durduğu yer burası.
Çok açık yazayım: Mahalledeki Ayşe Teyze, Ahmet Amca gündelik alışverişlerini mahalle bakkalı, mahalle kasabı yerine dijital marketlerden yapmayı alışkanlık hâline getirmedikçe, bu meret bitmez. (Ki bu alışverişlerin yapılabilmesi için kredi kartlarının da iki-üç kat yaygınlaşması gerekiyor.)
“Esnek çalışma” adı altında, mesai saatlerini allak bullak eden; ilk bakışta çalışanların lehine görünen ama “son tahlilde” emekçilerin evini barkını ofis haline getiren düzen yaygınlaşmadıkça bu hastalıktan kurtulamayız.
Büyük okul binaları yerine internet altyapısı ile öğrenim benimsenmedikçe (ki bunun için de yeni ve güçlü internet altyapısı, yeni borçlanma kalemleri gerekiyor) vakalar azalmaz.
Bunları olumlu ya da olumsuz bir yorumla yazmıyorum.
Nesnelerin birbiriyle iletişimi yaygınlaşmadan Kovid-19’dan kurtulamayız.
Kovid-19, dünyayı dijitalleşmeye hazırlamak için kullanılan bir araç gibi geliyor bana.

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi