KUR’AN-I OKU VE YÜKSEL

KUR’AN-I OKU VE YÜKSEL

Ebu Davud, Nesai, Darimi ve Tirmizi, Ukbe b. Amir’den şöyle dediğini rivayet etmektedirler: Rasûlullah (s.a)’ı şöyle buyururken dinledim: “Kur’ân’ı yüksek sesle okuyan bir kimse açıkça sadaka veren kimse gibidir. Kur’ân’ı kısık sesle okuyan kimse gizlice sadaka veren kimse gibidir.” Tirmizi: Bu, ha¬sen, garib bir hadistir, demiştir. (Ebû Dâvûd, Tetavvu’ 25; Tirmizi, Fedâilu’l-Kur’ân 20; Nesât, Zekât 68.)
Tirmizi’nin Ebu Hureyre’den rivayetine göre Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet gününde Kur’ân-ı Kerim gelir ve: Rabbim, (ona) bir hülle giydir, der. O kişiye şeref tacı giydirilir. Daha sonra yine: Rabbim, ona ihsanını artır, der. Bu sefer ona şeref ve üstünlük hüllesi giydirilir. Sonra: Rabbim ondan razı ol der, Allah ondan razı olur. Ona: Oku ve yücel denilir, her bir âyet karşılığında ona bir hasene artırılır.” Tirmizi, sahih bir hadistir, demiştir. (Tirmizi, Fedâilu’l-Kur’ân 18, Matbu nüshada: “Hasen sahih bir hadistir.”)
Ebu Davud’un Abdullah b. Amr’dan rivayetine göre o şöyle demiştir: Ra-sûlullah (s.a) buyurdu ki: “Kur’ân sahibine şöyle denilir: Oku, yüksel ve dünyada dura dura, tertil ile okuduğun gibi şimdi de tertil ile oku. Senin varacağın son nokta okuyacağın son âyet olacaktır.” ( Ebû Dâvûd, Vitr 20.)
Bunu ayrıca İbn Mace Sünen’inde Ebu Said el-Hudri’den şöylece rivayet etmektedir: Rasûlullah (s.a) buyurdu ki: “Kur’ân sahibine cennete girdiği vakit şöyle denilecektir: Oku, ve yüksel. Bunun üzerine okumaya koyulur. Her bir âyet okudukça bir derece yükselir. Bu, Kur’ân’dan bildiği son âyete kadar böylece sürüp gider.” (İbn Mâceh, Edeb 52.)
İbn Abbas da der ki: Kim Kur’ân’ı okur, onda bulunanlara tabi olursa, Allah onu dalaletten hidayete iletir. Kıyamet gününde onu kötü bir şekilde hesaba çekilmekten korur. Çünkü yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kim, Benim hidayetime uyarsa, o (dünyada) sapmaz, (âhirette de) bedbaht olmaz.” (Taha, 20/123) İbn Abbas der ki: Böylelikle yüce Allah, Kur’ân-ı Kerim’e uyan kimselere dünya hayatında sapmama ve âhirette de bedbaht olmama teminatını vermiştir. Bunu da Mekkî zikretmiştir.
El-Leys der ki: Şöyle denilmektedir: Rahmet Kur’ân’ı dinleyen kimseye ulaştığından daha çabuk hiçbir kimseye ulaşmaz. Çünkü şanı yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Kur’ân okunduğu zaman onu dinleyin ve susun. Olur ki rahmet olunasınız.” (el-A’raf, 7/204)
“Kim Allah’ın kitabı Kur’an’dan bir harf okursa onun için bir sevap vardır. Her sevabın karşılığı da on kat verilecektir.”
“Kim Allah’ın kitabı Kur’andan bir ayet dinlerse, ona kat-kat sevap verilir. Kim de Allah’ın kitabından bir ayet okursa kıyamet gününde kendisine nur olur.”
“Kur’an okuyunuz. Çünkü o, kıyamet günü okuyanlara şefaat edecektir.”
“Kim Kur’an-ı Kerim’i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü onun anne ve babasına öyle bir taç giydirilir ki, onun aydınlığı dünyada evlere vuran güneş ışığından daha parlaktır. Artık siz bununla amel edenin sevabını hesap edin.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi